Hiçbir zaman ‘Asya’nın Hasta Adamı’ olmadık

Hiçbir zaman ‘Asya’nın Hasta Adamı’ olmadık

Hiçbir zaman ‘Asya’nın Hasta Adamı’ olmadık

Bundan 5 yıl öncesine kadar açıklanan AB İlerleme Raporlarında insan hakları ihlalleri ve aydınların tutuklanmalarına ilişkin değerlendirmeler yer alırken, bugün Türkiye’nin birçok alandaki başarısından söz edildiğini belirten Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen BAĞIŞ, “Türkiye en kötü günlerinde bile Avrupalı idi. Bize hiçbir zaman Asya’nın Hasta Adamı denmemiştir. Bugün her zamankinden fazla Avrupalıyız” dedi.

 

 

Türkiye’nin ilk genç işadamları konfederasyonu olan Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu (TÜGİK), 14 Ekim’de açıklanan AB İlerleme Raporu’nu Eskişehir’de masaya yatırdı. Eskişehir Genç İşadamları Derneği’nin (ESGİAD) ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Türkiye-AB İlişkilerinin Geleceği ve Beklentiler” konulu panelde Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen BAĞIŞ. AB ilerleme raporunu değerlendirdi. Panelde konuşan Bakan Egemen BAĞIŞ, Türkiye’nin bugüne kadar 33 müzakere başlığının 11’ini açtığını ve bu konuda kararlılıkla ilerlediklerini açıkladı. AB yolunda önemli adımların atıldığını da vurgulayan Bakan BAĞIŞ, bundan 5 yıl öncesine kadar açıklanan AB İlerleme Raporlarında genellikle insan hakları ihlalleri ve aydınların hapse atılmalarına ilişkin değerlendirmelerin yer aldığını kaydederek, “Geçtiğimiz günlerde açıklanan raporda ise, bu tür değerlendirmeler bulunmamakta. Türkiye’nin daha özgür, daha demokratik bir ülke olduğuna değiniliyor” dedi. Türkiye’nin en kötü gününde bile Avrupalı olduğuna dikkat çeken Bakan BAĞIŞ, “Osmanlı döneminde bile bize Avrupa’nın Hasta Adamı derlerdi. Bize hiçbir zaman Asya’nın Hasta Adamı denilmedi. Bugün her zamankinden daha fazla Avrupalıyız” diye konuştu.

 

Medya’ya vergi cezasında muhatap Türk yargısıdır

 

AB konusundaki en kriter noktanın azim ve istek olduğuna dikkat çeken Bakan BAĞIŞ, “AB yolumuzdaki en önemli öğe kararlılık ve birlikteliktir. AB, bizlerin birleşeceği bir platformdur. Bu ülkede darbe korkusu yaşayanların, şeriat korkusu yaşayanların bile ortak noktası AB’dir. AB’de hiçbir şeyin aşırısı yoktur. Her konuda orta yol bulunmuştur. Uzlaşma kültürü, zaten bizim kültürümüzde de vardır” dedi. Türkiye’nin Aralık ayında çevre alanında müzakerelere başlayacağını açıklayan Bakan BAĞIŞ, “Bu konuda 1500 sayfalık bir rapor hazırladık. Çevre konusu oldukça önemli bir fasıl. Türk insanı daha temiz bir hava, daha temiz bu suya kavuşacak” dedi. AB’de önemli olanın birey olduğunu söyleyen Bakan BAĞIŞ, Türkiye’nin aslında bir anlama özüne döndüğünü ifade etti. AB İlerleme Raporu’ndaki basın özgürlüğü konusu ve bir medya kuruluşuna verilen vergi cezasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bakan BAĞIŞ, “ 2002’den bu yana basın özgürlünü kısıtlayan hiçbir kanun TBMM’den geçmemiştir. Tam tersine kanunlar geçmiştir. Ama Türkiye’de hiçbir sektörün de vergi muafiyeti yoktur. Bu işin muhatabı Maliye Bakanlığı’dır. Uzlaşma imkanı vardır. Eğer Maliye Bakanlığı ile muhatap olunmak istenirse olunabilir. İstenmez ise, Türk yargısı vardır. Ve Türk yargısının bağımsızlığını herkes kabul etmektedir. Daha önce de medya işi ile uğraşanlar aynı durum ile karşı karşıya kalmışlardır. Konu hukuk çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bunun muhatabı Avrupa’daki kuruluşlar değildir. Türk yargısıdır. Ben inanıyorum ki yargı sürecinde medya kuruluşu konuyu bir an önce noktalayacak ve Türkiye’nin önünün açarak, gerçek sorunların çözümüne hep birlikte odaklanacağız” şeklinde konuştu.

 

Basın özgürlüğü oldukça önemli

 

Toplantıya panelist olarak katılan Avrupa Parlamentosu Milletvekili SPD Milletvekili Dilek KOLAT, ise Türkiye’nin tanıtım konusunda eksikliği bulunduğuna dikkat çekti. Almanya’nın 2005 yılından bu yana Almanya’nın Türkiye’nin AB sürecine destek verdiğini, ancak Eylül ayında yapılan seçimle birlikte, bu desteğin yerini olumsuzluğa bıraktığını açıkladı. AB İlerleme Raporu’nun Türkiye’nin bir aynası olduğuna dikkat çeken Dilek KOLOT, “Raporda Türkiye’nin elde ettiği olumlu ve olumsuz sonuçlar yer almıştır. Ancak eksiklikler, bir engel olarak görülmemelidir” dedi. Raporda 3 ana başlığın dikkatlerini çektiğini ifade eden Dilek KOLOT, “Bunlar bir medya kuruluşuna yönelik açılan dava, sosyal devlet olma unsuru ve kadın erkek eşitliği. Bu noktalardaki eleştirilen gerçekten de Avrupa’da endişe ile takip edilmektedir. Özellikle basın özgürlüğü konusu Avrupa’nın gündemindedir” diye konuştu.

 

İmtiyazlı ortaklık AB’yi söz sahibi yapmaz

 

Panelde konuşan Yeşiller Partisi Milletvekili Sn. Özcan MUTLU, ise Türkiye’nin müzakerelerin başladığı 2004’ten bu yana frene basıldığına dikkat çekerek, “Avrupa Türkiye’yi böyle görüyor.  Özellikle Almanya’da son seçimlerden sonra bu ülkenin desteği aleyhe dönmüştür” dedi. AB ülkelerinin Türkiye’nin imtiyazlı bir üye olmasını istediklerini de vurgulayan Özcan MUTLU, “Türkiye zaten uzun yıllardan beri imtiyazlı bir ortak konumunda. Gümrük Birliği, AB Konseyi üyesi olması, birçok Avrupa kurumlarındaki yerimiz bunun bir kanıtlarıdır. Eğer Avrupa dünyada sözü geçen bir konuma gelmek istiyor ise, Türkiye gibi güçlü bir ortağa ihtiyacı vardır. AB, Türkiye’yi kapıda tutmakla hiçbir alanda söz sahibi olamaz” dedi.

 

Kapı aşındıran değil, davet edilen ülke olmalıyız

 

Toplantının açılışında konuşan TÜGİK Genel Başkanı Hazim SESLİ,  Türkiye de dahil birçok ülkenin bir yılı aşkın bir süredir ekonomik krizin etkisi altında olduğunu ve her ülkenin krizin etkilerini azaltmak için çeşitli önlemler aldığına dikkat çekti. Kriz süreci boyunda AB konusunda hükümetin çeşitli adımlar attığını söyleyen Hazim SESLİ, ancak atılan adımların küresel krizin gölgesinde kaldığını ifade etti. Hazim SESLİ, “Türkiye için oldukça önemli gördüğümüz AB üyeliğimiz, geç de olsa, gerçekleşecektir. Ancak biz, Türkiye olarak Anayasamız, demokrasimiz, ekonomimiz, kültürümüz ve eğitimimiz ile kendimizi öyle bir konuma getirmeliyiz ki; Avrupa Birliği’nin kapısını aşındıran değil, davet edilen bir ülke olmalıyız. Avrupa Birliği sürecini bu felsefe ile yönetebilirsek, bu alandaki başarının daha kısa sürede gerçekleşeceği kanısındayız” diye konuştu. Anayasanın ve özellikle de Seçim ve Siyasi Partiler yasalarının değişmesi, Türk demokrasisinin daha üst seviyelere gelmesinin AB sürecinin daha sağlıklı aşılmasına katkı sağlayacağına da dikkat çeken Hazim SESLİ, “Türkiyesiz bir Avrupa Birliği, yönünü bulmakta zorlanan rehbere benzeyecektir” dedi. Açılışta konuşan TÜGİK Başkan Vekili ve ESGİAD Başkanı Erdal ŞAHBAZ ise,  genç işadamları olarak sabırsız olmadıklarını belirterek, “Bu nedenle bizler taraflar arsındaki ilişkide, yapıcı bir rol oynamayı ve sabırla üyelik yönünde ilerlemeyi hedefliyoruz” dedi Erdal ŞAHBAZ, ayrıca Gümrük Birliği’nden vazgeçilmesi yönündeki yaklaşımların AB sürecine olumsuz etki yapacağını da sözlerine ekledi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER