“Meme Kanseri Görülme Sıklığı Azaldı”

“Meme Kanseri Görülme Sıklığı Azaldı”

“Meme Kanseri Görülme Sıklığı Azaldı”
banner628
Dünyada kadınlar arasında en çok görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinde farkındalık için belirlenen 15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü’nde Yrd. Doç. Dr. Erkal Ziylan erken tanının önemine dikkat çekti. Erkal, farkındalık çalışmalarının da etkisiyle Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de son 10 yılda meme kanseri görülme sıklığının yüzde 5 civarında azaldığını söyledi.
15 Ekim Dünya Meme Sağlığı Günü’nde meme kanserinde erken tanı için yapılan farkındalık çalışmalarına dikkat çeken İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erkal Ziylan, “Meme kanseri açısından biz farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz, erken teşhis, erken tanı, erken tedavi çok önemli. Kadınlarda ilk sırada meme kanseri oluşumu var, uzun yıllar içindeki ölüm oranları ile bakıldığında ise ikinci sırada yer alıyor. Uzun yıllardır üzerinde durulduğu gibi erken teşhis, tanı ve tedavinin çok önemi var, bunun için de farkındalık oluşturmak çok önemli” dedi.
MEME KANSERİ GÖRÜLME ORANI YÜZDE 24
Sağlık Bakanlığı’nın meme kanseri verilerini aktaran Yrd. Doç. Dr. Erkal Ziylan, son yılda meme kanseri görülme sıklığının azaldığını söyledi: “Yaklaşık 10 yıllık periyotlar içinde devletin verdiği bilgilere göre meme kanseri görülme sıklığı önceden yüzde 30-31 civarındaydı, şu an yüzde 24-25 civarında gözüküyor. Her yıl bu ölçümler yapılıyor ama burada değerlendirmek için periyotları baz alıyoruz, bu 10 yıllık periyotta ise görülme sıklığında azalma var."
MEME KANSERİ KADINLARA PSİKOLOJİK DESTEK
Farkındalık çalışmalarının devlet ve sivil toplum kuruluşları tarafından yapıldığını belirten Ziylan, “Sağlık Bakanlığı son yıllarda farkındalık oluşturmada atılım yaptı, el afişleri, kamu spotları, çeşitli yayınlarla insanları bilgilendiriyor. Sadece devlet değil, sivil toplum kuruluşlarının, meme kanser derneklerinin farkındalık için yürüttüğü çalışmalar var, bu kapsamda seminerler, toplantılar, üniversitelerde kongre düzenleme etkinlikleri yapılıyor. Sivil toplum kuruluşları buna gönülden bağlı olduğu için gönüllü psikologlar ve psikoterapi uzmanları ya da kamuda, özel kuruluşlardaki özel birimlerde meme hastalıklarıyla ilgilenen merkezlerde psikolojik takip, destek ayrıca psikoterapik işlemler yapılıyor. Mümkün olabildiği kadar ameliyat öncesi ve sonrası böyle bir destek gerekiyor” diye konuştu.
BİREYLER NASIL ÖNLEM ALABİLİR?
Bireylerin erken tanı için alabilecekleri önlemleri sıralayan Ziylan, “3 aşama var, birinci aşamada herkes kendisinin doktoru olacak diyebiliriz. Kadınlar, ayda 1 mutlaka banyo esnasında, sonrasında her iki meme için 5-10 dakika ayırmalı ve kendini muayene etmeli. 18-20 yaşından başlayarak ömür boyu bu kontroller yapılmalı. İkinci aşama daha çok tetkikle ilgili, ultrasanografik, mamografik, özellikle dijital mamografik incelemeler gerekiyor. Bu tetkikler için de 18 yaşında başlanarak birinci dereceden yakınlarından biri meme kanseri teşhisi konmuş ya da tedavi görmüş kadınların ise 30-35 yaşında, 40 yaş sonrasında ise herhangi bir sorunu olmayanların iki yılda bir diğerlerinin yılda bir kez tetkik yaptırması gerekir. Üçüncü aşamada da MR gerekir, hekimin bilgisi dahilinde gerek duyulduğunda da kalın iğne biyopsi(tru-cut) dediğimiz daha basit biyopsi teknikleriyle örnekleme yapıp tanısını koyarak en azından iyi huylu ya da kötü huylu dediğimiz bilgiye sahip olmak gerekir. Sonrasında da gerekirse cerrahi tedavi ve ya takip önerilir” ifadelerine yer verdi.
YORUM EKLE
banner633
SIRADAKİ HABER