Bilindiği üzere ülkemiz 15 Temmuz akşamı bir darbe girişimiyle tarihinin en büyük terör saldırısına uğramıştır. FETÖ, haşhaşileriyle  saldırmış, ancak Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan komutasındaki Türk Milleti bu karanlık ve meşum saldırıyı geri püskürtmüştür.  ABD ve onun ülkemizdeki uşakları büyük bir hezimete uğratılmışlardır. Fakat tehlike geçmiş değildir. Bu nedenle milletimiz gece gündüz nöbet tutmakta vatanın her santimini koruma kararlılığını dosta düşmana göstermektedir. 
Cumhurbaşkanımızın, Genelkurmay başkanımızın en yakınlarına sızmış sinsi ve karanlık bir örgütten bahsederken, herkesin ne kadar dikkatli olması gerektiğine dikkat çekmek isterim. Bu örgüt Türkiye’deki her siyasi partiye, tarikata, cemaate, basına ve her türlü sivil toplum örgütüne sızmış kanlı bir örgüttür.  Böyle bir örgütle mücadelede ahlaklı olmak, karanlık suda balık avlamaya kalkmamak, sorumlu olmak  bütün vatandaşlarımıza düşen bir vazife olmalıdır. Ancak Uşakta bazı basın ve yayın organlarının gerçekleri karartma ve karıştırma faaliyetlerinde bulunarak fetö örgütüne hizmet ettikleri gözlenmektedir. Şöyle ki; 
Bundan belki bir yıl önce, Uşak’ta paralel yapıya operasyon yapılmıştı. Bu operasyon sonrası Uşak Milli Eğitim Teşkilatından hizmetli görevinden atılma, Nurullah  Çavuşoğlu adlı şahıs, verdiği  sözde röportajda, benim ve rektörün ismini  açıkça anarak, “bu adamlar niye alınmıyor” diye soruyordu. Sadece ve sadece Rektöre paralelci diyebilmek için bana da parelelci deniyor ve rektör aleyhine algı yaratılmaya çalışılıyordu. Kanaatime göre  bir paralel şüphelisi olması gereken,  sağlıklı reaksiyonlar göstermeyen  N. Çavuşoğlu’nun bu beyanlarından aylar sonra haberim oldu. N. Çavuşoğlu bu beyanlarında Cumhurbaşkanımıza da hakaret ediyor onu itibarsızlaştırmaya çalışıyordu.  Şimdilerde de vatandaşlarımızın, polis ve askerlerimizin şehit edildiği dehşet gecesine tiyatro diyen ekibin içinde yer alıyor! Paralel düşmanlığını kendisine perde yaparak paralele hizmet etmeye devam ediyor!
 Şahsen ben darbe gecesi İstanbul’da tankların karşısındaydım. Ne olduğunu çok yakından müşahede fırsatı buldum.  Tankların dolaştığı üzerinden uçakların uçtuğu, milletin kahramanca  direndiği ve vahşice  katledildiği bu ortama tiyatro diyenlerin alayının hain ve şerefsiz olduğunu  biliyorum.  
 15 Şubat 2016 tarihinde Uşak’tan görevlendirme ile ayrılmadan önce N.  Çavuşoğlu denen zat ve ilgili yayın organı hakkında  hem kendim için hem de Cumhurbaşkanına hakaretten  suç duyurusunda ve ihbarda  bulundum. Uşak adliyesinde B….. isimli sayın savcı, Çavuşoğlu’nun     paralelci suçlamasını yasalara uygun gördü. Ben de; “paralel operasyonu tiyatrodur, tiyatro değilse niçin Ali Galip Baltaoğlu alınmıyor, Sait Çelik alınmıyor beyanının suç olmadığını, basın hürriyetine girdiğini öğrenmiş oldum. Maalesef hukuk bu!   Şimdi aynı savcıya soruyorum. Binlerce hakim ve savcı terör örgütü üyesi olmaktan tutuklanıyor. Ben bir yayın organına görüşlerimi açıklasam, “ bu operasyonlar tiyatrodur, tiyatro olmasa,  savcı B neden tutuklanmıyor” diye sorsaydım, basın özgürlüğü içinde değerlendirir miydi, acaba! Sanmıyorum, daha doğrusu adım gibi biliyorum. Yasaları çok güzel üstümüzde işletirdi.  Aynı savcı Cumhurbaşkanına hakaret ihbarımı da, izin alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı makamına gönderdi.
15 Temmuz darbesinden sonra ne idiğünü bilmediğim, tanımadığım, görmediğim  Muharrem Boz adlı bir şahıs, Sosyal Medyada  Rektör Prof.Dr. Sait Çelik’e bin bir hakaretle saldırıyor ve üniversitedeki FETÖ cüler arasında beni de sayıyor. Rektörü bu adamlar hakkında ne yaptın diye suçluyor.  Sonradan eski il İl Başkanı Basri Bey’in eniştesi olduğunu öğrendiğim bu zatın kendisi fetöcü değilse, birilerinin kullandığı bir maşa olduğu açıktır.  Zira kökten fetöcü olan bir kısım şerefsizlerin fetöye karşı tavır alan insanları fetöcü diye suçlayarak kendilerini gizleme ve karartma faaliyeti içinde olduklarını görüyor ve biliyorum.
Menzilci olduğunu tahmin ettiğim bir kısım basın tarafından, Rektör Sait Çelik’in, fetö karşıtı bir akademisyene 3 ay önce soruşturma açtığı haber yapılarak müthiş bir tezvirat ve iftira kampanyası yapılmaya başlandı. Fetö karşıtı kabul edilen kişi Arş Gör Adil Erken’di. Bana kripto paralelci diyen  Sezayi Daşdemir adlı kişinin tweetini paylaşarak aynı suçu işlemişti. Sezayi Daşdemir,  bir twetinde de “ Beyaz Kefenli Ak Yavşaklar, çıkın meydanlara da t…… kaç gram görelim” diyen, MHP li geçinen, hiçbir MHP linin de MHP li kabul etmediği, bana göre yüz kızartıcı suçlardan soruşturma geçiren bir kişiydi. Onun dosyaları ortalığa yayıldığında Sezayi Daşdemir, fetö karşıtı olduğu için soruşturma geçiriyor diyen basın, utanması varsa  utanacaktır. 
Bu zatın tweetini paylaşan Adil Erken hakkında üniversite de  ben dilekçe verdim ve adli ve idari soruşturmanın yapılmasını istedim. Bugün öğreniyorum ki, bu kişi fetö aleyhinde imişte, onun için soruşturma açılmış! Sahi mi? Bugün Ak Parti’nin içinde olan bu zat, paralelcilerle işbirliği içinde üniversitedeki mevcut yönetime karşı liste çıkarıp,  sendika başkanı olmuştu. Üniversitede paralelcilerin önde geleni  konumundaki Mehmet Emin Yüksekkaya   ile işbirliği içindeydi.  O gün Adil Erken’in  listesinde  olan kişilerden  Abdil Kıyak’a, Tolga Ünsal’a Mustafa Taytak’a, Zafer Sarısaman’a sorulduğunda gerçekler açığa çıkacaktır. O gün fetöcülerden  Mehmet Aktaş, Alaadin Aktaş sendika seçimi sandıklarınızı bekliyorlardı. Beraber hareket ettiler.   Sendikaya başkan olan Adil Erken dışındaki yönetimdeki arkadaşların Paralelci olduklarını sanmıyorum. Benim bildiğim başka başka cemaatlerdendirler.Sürü psikolojisinde oldukları için sorgulama yetileri yoktur.  O gün bu arkadaşların mevcut sendika yönetimine karşı  liste çıkartırken,  fetöcülerin yemi olduklarını anlayacak, ne bilgileri, ne birikimleri, ne de değerlendirme güçleri vardı!  Sonuç olarak üniversitede yediği herzeler bini geçen Adil Erken adlı kişiyi paralele mücadele abidesi yapan basın mensupları, ya paralelci, ya bulanık suda balık avlayarak menfaat elde etmeye çalışan menzil tetikçisi, ya da ahmaktır. 
Uşak Portta,  “3 ay önce fetöye karşı olduğu için  hakkında soruşturma açılan öğretim üyesi”  denilerek yapılan haberin üstünde  Arş. Gör.  Adil Erken şöyle bir açıklama yapmış: “basın yolu ile kamuoyuna duyurulduğundan açıklama zorunluluğu oluşmuştur. Uşak Üniversitesi Yönetiminin FETÖCÜ  akademisyenleri açığa almak veya disiplin soruşturması açması gereken akademisyenler var iken, FETÖ aleyhinde  bulunmamdan dolayı 3 aydır hakkında disiplin soruşturması açılıp devam ettirilen kişilerden biriside şahsımdır”
Bu haberin altına çok sevdiğim ve dostum sandığım, Uşak ak parti il teşkilatında görevli Cafer Çankaya adlı arkadaşım da yorum yazmış. “Hocam sana bu zulmü yapanlardan hesap sorulsun”, demiş. Hızını alamamış, “gizli fetöcülerin oyununa gelmemek lazım” demiş. (İkinci yorumuna gönülden katılıyorum. Kendisinin Fetöcülerin oyununa gelmediğinden bu denli emin olması, traji komik.)
Bunun üzerine ben Cafer Çankaya   kardeşimi aradım. Hal  hatır faslından sonra durumu anlattım. Adil Erken’in  benim şikâyetim üzerine soruşturma geçirdiğini anlattım. Bu yorumlarının doğru olmadığını söyledim. Rektörün fetöcü olmadığını kanıtlarıyla anlattım. Yarın istihbarat raporları ortaya çıktığında en az fetöcü olan üniversitelerin başında Uşak üniversitesinin geleceğini anlattım. Rektörün bu üniversitede hiçbir gurubun  öbeklenmesine izin vermediğini ifade ettim.
Sonra ona bazı sorular sordum. 
Soru:Senin herhangi bir tarikatle, cemaatle bağın var mı? 
Cevap: Ucundan kenarından,  ama  yok sayılır. (Menzilci olduğunu net olarak söyleyemedi) 
Soru: Beni 20 yıldır tanıyorsun,  Paralelci miyim.?
Cevap: Hayır değilsin hocam. 
Soru: Rektör paralelci mi? 
Cevap: Değil Hocam, ama bizim rektörle başka  sorunlarımız var?
Soru: Sorununuz nedir?
Cevap: Bizim çocukların öğrenci kulübü kurmasında sorun çıkarıyor, komünistler daha kolay iş  yapıyor. (Çocuklarının kim olduğunu sormuyorum!)
Soru. Siz rektöre bir talepte bulundunuz da yapmadı mı?
Cevap: Söyleyince yapıyor. (Söylemeden mi yapması lazım? Öyleyse ne? Kurt suyumu bulandırıyorsun diyor)
Soru: Rektörü paralelci olmadığını söylerken, rektörü fetö üyesi  ilan eden bir haberin altına, o haberi doğrulayan yorumlarda bulunman doğru mu?
Cevap: Adil Erken bizim partiden.
Soru: Adil Erkeni ne kadar tanıyorsun, partiye ne zaman girdi biliyor musun?
Cevap Bilmiyorum. 
Soru : Adil Erken Fetöcülerle üniversite yönetimini ele geçirdikten sonra Fetöcü Prof. Alaadin Aktaş’la birlikte  parti yönetimine girdi, bilgin var mı?  Alaadin Aktaş’ı tanıyor musun?  
(Alaadin Aktaş ve Adil sendika yönetimini değiştirirken de beraberdiler.  Bu operasyonu o günkü sendika İl yönetiminde  olan paralelci olduğunu sandığım  Ramazan Akar’la beraber yaptılar)  
Cevap: Bilgim yok, Alaadin Aktaş’ı tanımıyorum. 
Soru : Öyleyse bu işlere ne amaçla müdahil oluyorsun.  
Cevap: Sadece vatan millet devlet başka bir amaç yok.
Soru: Uşak Ak Partide, Benden başka, Eski İl Başkanı Basri Bey’de dahil, (eniştesi Muharrem Boz’un şahsımı fetöcü ilan etmesinden dolayı adı geçiyor), sen de dahil, fetöcülere bulaşmamış, onlarla bir şekilde ilişki kurmamış, iş tutmamış kimse var mı?  
Cevap: Doğru söylüyorsun, yok. Herkes bir şekilde birlikte oldu veya göründü. 
Cafer Çankaya ile aramızdaki konuşma üç aşağı beş yukarı budur ve konuşmanın ses kaydı bende mevcuttur.
Bunları yazmak zorunda kalmaktan dolayı çok üzgünüm. Cafer Çankaya’ya da ismini kullanarak gerçekleri yazacağımı söyledim. Kendisi de sen bilirsin hocam dedi.  Telefon konuşmasında sabittir.
Bu açıklama vasıtasıyla ilan ediyorum ki; Bundan böyle Cafer Çankaya diye bir arkadaşım yoktur. Kendisini telefonumdan da gönlümden de siliyorum. 
Niçin. Çünkü  Hırsı  aklının önünde giden bir takım politikacıların ve dini gurupların ya aracı,  ya kendisidir.  Çünkü bana  rektör fetöcü değil dediği halde, rektörü fetöcü ilan eden  haberin altına yorum yazmakta, yani iftira atmakta bir sakınca görmemiştir. Çünkü haktan doğrudan  yana  değil mezhebinden meşrebinden, tarikatından yana olduğunu göstermiştir. Çünkü Cafer Çankaya kardeşim her Cuma, kandil ve bayram günü  whatsapp’tan  kutlama mesajı  göndermeyi Müslümanlık zannetmektedir. Gurubunun taassubuyla iftira atmayı meşru görmektedir.  Dinde iftira atmanın ne olduğu hakkında bir fikri yoktur. Kuran’a göre şahitliğine itibar edilmez.  Bu durumda,  Cafer Çankaya Adil Erken gibi ya gizli fetöcüdür, ya da siyaset sosyolojisi tabiriyle kullanışlı aptaldır.  
Bugün işittim ki;  Uşak Belediyesinden paralelci olduğu iddiasıyla 30 u aşkın kişi atılmıştır. Biri benim arkadaşımdır, ülkücü kökenli diye bilirim.  Fetöcü olduğu nasıl belirlenmiştir? Belediye’nin Hak üzerinde olduklarına inanmıyorum. Soruyorum; bunları herhangi bir istihbarat raporuna göre mi attılar, yoksa, kendi tahminlerine göre mi? Rektöre ve bana olan yaklaşımlarından biliyorum ki, onların tahmin ve zanları vardır.  Gönüllerinin istediğini gerçek gösterme, algı yaratma eğilimindedirler.   Devletimiz, belediyedeki temizliği muhakkak istihbarat raporlarına dayanarak yapmalıdır. Cafer  Çankaya kardeşim bir Ak Parti müntesibi olarak, bunun hesabını sorabilir mi? Sanmıyorum. Meşrebinden başkasını tanımayanların, kendileri için Müslümanım, Müminim,  tanımını yeterli görmeyerek,  önüne mezheplerini meşreplerini getirenlerin adaleti, aynen fetöcülerin adaleti gibi olur. Yarın devlet onların  eline  geçse aynını yaparlar. Hiç şüpheniz olmasın.   Bu ölçülerle adil olmaları  mümkün değildir.  Allah diyor ki;  Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olunuz. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olunuz; bu takvânın ta kendisidir. Allah'a isyandan sakınınız. Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.(Maide 8) Bunlar  diyor  ki; adalet önemli değil, benim tarikatım, benim partim. Allah diyor ki; Dinlerini parça parça edip guruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.(Enam 159). Bunlar   dini bin parçaya ayırmakta beis görmüyor, dini parçalamayı meşrulaştırıyor ve  Allah’ı yalanlıyor!  
Cafer Çankaya kardeşim düşünmeli;  bunca yıllık dostluğumuza rağmen, partisinden olduğunu düşündüğü, daha da önemlisi meşrebinden olduğunu düşündüğü-Adil Erken kendisine niçin daha yakın!?  
Allah diyor ki;  Dikkat et, hâlis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.(zümer 3) Bunlar diyor ki; Allah indinde bize yardım edecekler var! Sayısız ayette Allah yok diyor,  bunlar var diyor! 
  Beni tanıyanlar hayatımı boyunca hiçbir firavunun önünde eğilmediğimi, Allah’tan başka kimseye eyvallahım olmadığını bilir. Bana şahdamarımdan yakın Allah yeter diye yaşadım. Hiçbir tarikatın cemaatın güdümüne girmedim. Aklımı kimseye kiraya vermedim. Kendimi hiç saklamadım, ssklama ihtiyacı da duymadım. Cafer Çankaya ve benzerleri hakkında bugün bile hüsnü zanda bulunmak istiyorum ama aklım ve yaşananlar artık buna izin vermiyor. Gerçekleri tespit için kendilerine ve devletimin üst düzey idarecilerine daha sıhhatli yollar bulmalarını öneriyorum. Ona buna zanla saldırmaları sadece ve sadece paralele hizmet etmektir. Vatan millet diyenler, vatana millete hizmet etmek istiyorlarsa akıllarını   kullanmayı öğrenmeli, aklı küçümseyerek kafayı kiraya vermemeli,  emir eri olmamalıdırlar. Menzilciler veya herhangi başka bir dini gurup fetöcüleri asla örnek almamalıdır. Soysuzluk, sinsilik, yalancılık, acımasızlık, mürailik, iftiracılık,  gıybet etmek, emanete hıyanet etmek, zulüm ve haksızlık etmek,  su-i zan, da bulunmak Müslümana yakışmaz. Bu vasıflara sahip Müslümanlık iddialarının zandan ibaret olduğunu düşünmekteyim. Ayrıca bu tür insanların hesap gününe inanmadıklarına kaniyim.
 Fetö bir ihanet çetesidir. Bu çeteyi ortaya çıkarmak ve deşifre etmek her Müslümanın ve vatanseverin görevidir. Bu konuda samimi olanlar, Devletimizin ilgili birimlerine, Cumhurbaşkanlığımızın ihbar hattına delil ve bilgileriyle birlikte başvurmaları gerekir. Muharrem Boz denen zatta zerre kadar adamlık, yiğitlik varsa,şahsım hakkındaki bilgi ve delillerini doğrudan Cumhurbaşkanımıza iletmelidir! Eniştesinin fetö ile ilşkilerinin peşine düşmeli bu konulardaki şüpheyi gidermelidir.  Basında bu konuları tartışan ve bulanık suda balık avlamaya çalışanlar, fetöye hizmet etmektedirler ve muhtemel fetöcülerdir. Uşak İlinde Ak Parti teşkilatında çalışan ve fetöcülük açısından temiz sicile sahip samimi partililere sesleniyorum. Ben bu teşkilatta çocukları fetöye hizmet eden, sıkı fetöcü olan yöneticilerinizi tanıyorum. Bunlardan biriyle 1 Haziran 2015 seçimleri öncesi bir sohbet ortamında bulundum. Bilmiş bilmiş ahkam kesiyor, “niye vatandaşın ayağına gidecekmişiz, vatandaş bizim ayağımıza gelsin” diyordu. Adamı anladığım için konuşma ihtiyacı hissetmedim ama içimden eyvah dedim. Ak parti için hayıflandım.   Bu adamlar nasıl Ak Partide yaşayabiliyor diye sorgulamıştım ama Cumhurbaşkanımızın,  Genelkurmay Başkanımızın dibine kadar girenlerin Uşak İl Teşkilatında niye bu kadar etkin olduklarını sorgulamam çok mantıklı değilmiş. Bütün parti içi ihanetlere   1 Haziranda milletten acı  bir cevap gelmişti, hatırlatırım. 
Sayılarla kendilerini güçlü zanneden tarikat ve cemaat yapılarının darbeden çıkarması gereken dersler vardır. Adil oldukları, kimseye iftira atmadıkları, zulüm yapmadıkları, adalet terazisini şaşırtmadıkları takdirde insanların inançları da beni ilgilendirmiyor. İnsanların kâfir olma haklarının olduğuna inanırım. Hakkı veya batılı seçmek tercih meselesidir. Dini yapılar rektörü kendilerinin memuru sanmamalıdır. Rektör, ulemanın başını temsil etmektedir. Rektör sizin guruplarınızın memuru değildir. Bilgi birikimi yetersiz, aklını kiraya vermiş bir takım yapıların emrinde hiç değildir. Rektörün tüm milleti, tüm toplumu temsil ettiğini, sadece sizin çocuklardan değil, tüm milletin çocuklarından sorumlu olduğunu unutmayın! Ben şahsen kendini dini gurupların birine bağlı hisseden, bunu deklare ederek ona göre eylem ve işlem yapan bir rektöre ne saygı duyarım ne de itaat ederim. Milletten yana rektörü tercih ederim, sizin, tarikatinizden, cematinizden, mezhebinizden meşrebinizden olan bir rektör, rektörlük görevini layıkıyla yapamaz. Böyle bir tavrı özleyerek rektöre saldıranlar, fetöcülerin konumunda olup, fetöcülerin yaptığını aksi istikamette yapma özlemi içindedirler. 
Sosyal Medyada  beni fetöcü ilan ederek rektörden bu yolda işlem talep eden daha önceki Ak Parti il başkanı Basri Bey’in eniştesi Muharrem Boz hakkında yasal yollara başvuruyorum.  Basri Bey’e ve şimdiki il başkanımız Servet Bey’e  bir teklifim var. Herkesin ne olduğunu ortaya çıkaracak Turnusol kâğıdı gibi bir deney yapalım. Bir çalışma ekibi kurun. Biliyorsunuz sosyal medya çağındayız. Uşak’taki bütün partililerin ve bürokratların tweetlerini, facebooklarını inceleyin. Darbe gecesi, sosyal medyada kim saat kaçta tepki ortaya koymuş. Kim tarafını belli etmiş ve bu yolda arkasında belge bırakmış. Kim korkak, kim dava adamı, kim samimi, kim ikiyüzlü hemen ortaya çıkacaktır. Devletimiz de bu çalışmayı Türkiye çapında yapmalıdır. Başta Basri Bey olmak üzere bu deneyden kaç partili yüz akıyla çıkar merak ediyorum. Ota, bota, havaya suya tweet atan, mesaj yazan fetöyle mücadele davasının yılmaz savaşçıları, darbe sırasında ne zaman yazabilmişler, görelim! Yoksa sabaha karşı meydanda şu vardı bu yoktu diyerek zanda ve gıybette bulunarak, varoş kadınları tavrıyla  bu işler tespit edilemez. Dedikoduyu bırakıp gerçeklere bakalım.
Ak Parti Yöneticisi Cafer Çankaya ve benzerlerine son bir soru. Adil Erken, yani  sizi mesajlarıyla provoke eden  zat, şayet devletin kayıtlarında fetöcü çıkarsa, bir paralelci sizi kullanmış ise ve siz gerçekte fetöcü değilseniz,  benden ve rektörden özür dileyecek helalleşecek misiniz? Yoksa hakkına girdiğiniz insanlarla helalleşme konusunu da bir düşünecek, büyüklerinizle istişare edecek ona göre bir yol mu  tayin edeceksiniz! Belediyeden ve menzilcilerden aldığı gaz ve destekle  bu konuları haber yaparak iftirada bulunan Ramazan Atasorkun kardeşim ve benzeri basın kuruluşları, özür dileyecek misiniz? Yoksa inandığınızı söylediğiniz din gününde “ Ve cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki biz, sâdatlarımıza (dînde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik. Ve böylece Senin yolundan (Sıratı Mustakîmi’nden) saptırdılar.” Ayetine mi muhatap olacaksınız!?  Meryem Suresi 95. Ayette zikredildiği üzere “Onların hepsi, kıyâmet günü O'na tek başına gelecektir.” Sadadlar, büyükler şefaatçiler yanınızda  olmayacak.  Kim zerre ağırlığınca iyilik yapmışsa onu görecek. Kim de zerre ağırlığınca kötülük yapmışsa onu görecek (Zilzal Suresi 7-8) “….kimse kimsenin suçunu taşıyamayacak (İsra 15), “Hiçbir günahkâr başkasının günahını çekmeyecek” (Necm 38) 
Korkmuyor musunuz hesap gününden!? 
Bu ayetler bize şifa olmuyorsa, yapacak bir şey yok. Sakın kader demeyin. Bu kader değil, Şanı Yüce Rabbimin açık ikazlarına rağmen bizim seçimimiz!  Kim neyi seçmişse Rabbim ona layığını versin, içten gelen  duam budur.  
Son olarak Adil Erken’in Fuat Avni’nin yorumlarına konu olması size garip gelmiyor mu? Adil Erken kim ki!?  Paralel yapının her operasyonunu, her numarasını yemek zorunda mısınız, ey Menzil, ey Ramazan Atasorkun ey Uşak Port!  Biraz kafanızı kullanmayı dener misiniz!
Sonuç olarak, bütün Uşak halkına ve Uşak kamuoyuna bu tür haberlere itibar etmemelerini, sabırla gerçeklerin ortaya çıkmasını beklemelerini tavsiye ediyorum. Zira gerçeklerin bir kötü huyu vardır; o da er veya geç bir gün mutlaka ortaya çıkmalarıdır.
Saygılarımla
 
  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
cafer çankaya 5 ay önce

Tetikcilerle muhatap olmuyorum.Omurgasız şahsiyetsiz devletin kesesinden saltanat sürenlerin salatanatı da elbet bir gün sona erer.

Misafir Avatar
Bilge İnsan 5 ay önce

15 temmuz darbe teşebbüsünde darbeyi gerçekleştiren hainler kadar bu katilleri atayanlarda suçludur. bu darbecileri kim atadı? bu darbecileri atayanlarda bu katliamın sorumlusudur. ak parti içinde atamadan sorumlu tüm birimlerdeki kişilerde yargılanmalı. biz milletvekillerini meclise gönderdik. bu katilleri en üst makamlara atasınlar diye mi gönderdik. mecliste ne iş yapıyorlar? maaş almaya mı gidiyorlar sadece. bu katliamdan milletvekilleri de sorumludur. darbeciler gibi bunlarda hesap vermelidir.

Misafir Avatar
Ismet Özadam 5 ay önce

Adimda gercek sanimda gercek, dileyen diledigi yerden kontrol eder.
Yazdigim her satirin arkasindayim.

Siyasi görüsümü beni taniyan herkes bilir.
Ali Galip Baltaoglu na gelince, Bende bildim bileli AKP lidir. Üzerine cok sey iddia edilebilir, söylenebilir, cünkü mücadeleci bir kisiligi vardir.

Ali Galip Baltaoglu üzerine ne söylenemez onu diyeyim.

Asla asla Gülen Grubunun orasinda burasinda, surasinda hic bulunmamistir. Cünkü fitratina ve anlayisina terstir. Benim takip ettigim dönemlerde üniversite icinde degil Gülen grubu ile is tutmak, her daim mücadele etmis bir kisidir.

Dostlar bulanik suda balik avlanmasina izin vermeyelim. Farkli düsüncede dahi olsa hak namina konusalim.

Misafir Avatar
ahmet 5 ay önce

ali galip baltaoğlunu 20 senedir yakınen tanırım. ona ve onun yanında yeraldığı rektör beye cemaatci demek hakikaten çamurdan başka birşey değildir. şu birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde bu tüf iftiralara ne gerek var

Misafir Avatar
İ.o 5 ay önce

ali galip hoca akp lidir , islamcidir ama asla ve asla fetocu olacak son kisilerden birisidir. Birde hakki dogruyu soylemesinden dolayi ve belediyedeki chp li ve mhp kokenli ulkucunmemurlarin atilmasina dosdogru konustugi icin tebrikler. İnsAllah ayni hata universtide olmaz. Malum orada kripto cemaatci cok daha fazla..

Misafir Avatar
hasan karaca 5 ay önce

cafer çankaya kardeşimiz, yazıda belirtilen konuşmada, kimseye iftirada bulunmuyor. sadece akpartide hizmet etmekte olan adil erken i korumaya çalışmış. cafer çankaya, akparti yöneticesi olarak, partiye hizmet etmiş birini korumaya çalışıyor. adil erken gizli fetöcü ise, bunu cafer çankayanın bilmesi mümkün değildir. varsa bilgi belge gereği yapılır. hepimiz hainlerin cazalandırılması için uğraşıyoruz. birbirimize girip, birbirimizle uğraşmamız, fetöcülerin işine yarar. birbirimize çeşitli ithamlar yaparak birbirimizle uğraşmaktan vazgeçelim.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.