Gerçekte ne olduğu hakkında hiçbir fikrim olmayan bir adamMHP il başkanı sıfatıyla  önceface hesabından bana bir tehdit gönderdi. Sonra da düzenlediği  basın toplantısında  şahsıma ve rektöre iftiralar hakaretler ve tehditler savurdu. Bana hışmının gerekçesinin  Rektör Sait Çelik’i  ve fetöyü koruyan yazılar yazmakmış   Tehditlerinde  hakaretlerinde  iftiralarında freni patlamış gibiydi.  Asgari nezaketten mahrum   bu şahsın hakkımdaki iddiaları şunlar: 
1) Rahmetli başbuğuna CİA ajanı diyerek hakaret etmişim.
2) Sünnete inanmıyormuşum.
3) Peygamber efendisine hakaret ediyormuşum. 
4) Sünnetsizmişim.
5) Ruh hastasıymışım ve tedavi olmalıymışım. 
6) Ruh hastası olduğumu o söylemiyormuş,  Afyon Kocatepe Üniversitesi söylüyormuş
7) Kripto paralelmişim.
8) Ülkücü düşmanıymışım.
9) Antalya Serik belediyesinde ülkücülere eziyet ediyormuşum, yüzü aşkın ülkücüyü işten atmışım.
10) Komplo teorileriyle şizofrenik köşe yazıları yazıyormuşum.
11) Paralı besleme ve kemik yalayıcısı bir köşe yazarıymışım. 
12) Serik Belediyesinde ki halimi ve sosyal medyada ki hakkımdaki  yolsuzluk iddialarını  gayet iyi biliyormuş
Bu arkadaşı  yargıya havale ettim elbette. Basın toplantısında şereften haysiyetten bahseden bu zat iddialarını ispat edecek. Edemezse ki, edemeyecek çünkü baştan aşağı yalan söylüyor ve iftira ediyor, kendi şerefi tartışma konusu olacak!
Bu kadar cürete sahip birinin,  doğru verilerle ortaya çıkmasını beklersiniz. Adamı izlediğimde şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. Gürültüsü bol, boş bir teneke!  Neye güvendi, kime güvendi? Gerçekten enteresan! 
Hele hele büyük adam pozlarında konuya hakimedâları müthişti.  Cüretkâryaklaşımları , gerçekte söylediklerinde haklıymış gibi tavırları beni öldürdü,  pardon güldürdü.  Kaba saba  üslubu, tehditkar tavırları evlere şenlikti. 
 Adı muhterem olan fakat davranışları hiçte muhterem olmayan bu arkadaşa, yargı da karşısına çıkacak hususlarla ilgili   bazı bilgiler vereyim de hazırlıklı olsun!  Öncelikle sosyal medyada Rahmetli başbuğuna CİA ajanı demedim.  Çünkü değil! 1960 darbesini CİA’nın tahrik ve teşvik ettiği belgelerle sabit  bir vakıadır. Ancak Alparslan Türkeş  CİA ajanı  değildir, olsaydı Milli Birlik Komitesi’nden ondör tarkadaşıyla beraber çıkartılıp  Yeni Delhi’ye sürgün edilmezdi. Bir tarihçi olarak bu notu düşeyim de vesile yapıp öğrenin!
Peygambere hakaret ettiğimi söylüyorsunuz. Sizin  peygamberiniz benim de peygamberimse şayet, aynı kişiden bahsediyorsak,  hakaret etmedim. Allah’ın Resulüne hakaret edenlerle onu küçük düşürenlerle mücadeleyi size bırakmam. Allah Resulüne muhabbetim de saygımda tamdır elhamdülillah.  Yalnız sizin  gibi küfretmem. Resule dil uzatanlarla,  yazıyla  ve akademik düzlemde  mücadele ederim.   Zira lafla olmuyor bu işler bay başkan,söz uçar yazı kalır biliyorsunuz! 
Sayın Başkan,benim başbuğunuza ve peygambere hakarete ettiğim iddialarının delili olarak sosyal medyayı gösteriyorsunuz.  Tweet diyorsunuz. Adıma bir tweet adresim yok bilesiniz.  2009 dan beri bir face adresim var. 2014 Eylülünde adıma bir sayfa  daha açtım. Halihazırda  iki face adresim var. Bu iki adreste de istediğiniz kadar geriye gidebilirsiniz.  Hiçbir paylaşımısildiğimi hatırlamıyorum. Zamana ve zemine göre yazan, çizen, silen, ekleyen çevrenizdeki bazıtiplere benzemem.  Hele heleifade buyurduğunuz üzere üniversiteden  gelentepkilerden korkarak  yazdığımı silecek adam değilim. Üniversite içinde de dışında da siz de dahil  beni korkutabilecek adam yok anlayacağınız!  Ama sizin yanınızda yaz bozcu çok! Mesela çok yakınında bulunan basın bildirinizi de kaleme aldığını zannettiğim  biri,bir ara “Beyaz kefenli ak yavşaklar çıkın meydanlara da t……… kaç gram görelim” diye bir tweet atmıştı. O zaman ortalarda siz yoktunuz. Ak Partilileri MHPlilerin üzerine,  MHP lileri Ak Partililerin üzerine çekmeye, toplumsal barışı bozmaya  ve provokasyon yapmaya  çalışıyordu. Bu şahıs Rektör Sait Çelik’e fetöcü iftiralarını rapor edip Sayın Cumhurbaşkanımıza  gönderdiği sıralarda işe uyanıp sosyal medya hesabında  geriye dönük temizlik yaptı ve bu tweetini de sildi. Sonra da  inkar etti.  Yargışayet araştırılmasına karar verirse gerçek ortaya çıkacak. Çevrenizdeki bu tür tiplerle  karıştırmayın beni. 
Ruh hastası olduğumu tedavi olmam gerektiğini söylüyorsunuz. Ruh hastası olsam tavsiyenize uyacağımdan şüpheniz olmasın. Ama yine de adama   öyle aleni  ruh hastası denmez ki başkan!  Zira insanlar isteyerek ruh hastası olmaz ki!  Ama tavrınız ve üslubunuz bu incelikleri anlayacak insani meziyetlere sahip olmadığınızı gösteriyor.  Bu üslubunuza, hakaret ve iftiralarınıza rağmen ben size ruh hastası demekten korkarım. Efe duruşunuzdan hilal bıyıklarınızdandeğil tabii!  Arkasını ne kadar doldurursam doldurayım,  hukuk bunu kabul etmez de  ondan korkarım. Hukuk bu iddiayı  iki sebepten kabul etmez.  Örneğin sizin basın toplantısı sırasındaki jest ve mimiklerinizi söz ve fiillerinizi delil göstersem ve bu adam ruh hastasıdır, desem.  Hiç yoktan beni tanımadığı halde bana şöyle hakaret etti, böyle tehdit etti, bu normal değil desem.  Hukuk bana, öncelikle sana ne onun hastalığından,  sen hekim misin? Der!  Sonrasında,  mağdur olduysan hukuka başvur gerisine karışma, der.  Diyelim ki doktor raporun var, tedavi görüyorsun!  Onu delil göstersem.  Bu sefer der ki,  kardeşim o adamın ruh sağlığının bozukluğunu nasıl ifşa edersin?  Onun  bir kişiliği yok mu? Eşi, çoluğu çocuğu yok mu? Üzerine vazife mi? 
Sonuçta başkan,hukuk  hesap sorar! Dolaysıyla ben hukuktan korkarım, hesabını veremeyeceğim hiçbir işin içine girmem.  Sizin gibi değilim yani, siz cesur adamsınız! Hak hukuk gibi bir dert olmayınca, size herşey kolay. Ama yine en iyi sizin bilmeniz gerekir ki, devlet hukuksuz olmaz! Sizin gibi tavırlar sergileyerek pervasızca hukuku çiğneyenler, muz cumhuriyetlerinde cezadan kurtulup muteber sayılabilirler. 
 Gerçi siz  bana tıbbi bir teşhis için değil, aşağılamak ve itibarsızlaştırmak içinruh sağlığı bozuk diyorsunuz biliyorum. Bunu 2000 yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin  Genel Sekreteri Mehmet Tabak, rektörünün  talimatıyla  yapmıştı. Sanıyorum 2005 yılında yüklüce bir tazminatı  tek başına ödemişti. Parayı öderken talimatı veren  yoktuyanında! Bakalım size ne kadar ödemek kısmet olur!  Size bu bilgileri verenler, teşvik edenler  yanınızda olacak mı? Takibini iyi yapın. Bence o zaman  hepsi ortadan kaybolacak! 
Sayın başkan basın toplantısı sırasında bana sünnetsiz diye şarlayacak kadar kendinizi kaybettiğinizi gördüm. Üzüldüm elbet. Hiç tanımadığı bir insana böyle bir  hakareti yapacak kadar kendinizi kaybetmenizi yadırgadım. Bana karşı bunca kini içinizde biriktirmenizi anlayamadım.  Ya gerçekten muhakeme ve idrak kabiliyetinizde bir eksiklik var, ya da şovmensiniz!  İlahiyat konularına girecek kadar yetkinseniz ve bu nedenle sünnete karşıtlık anlamında  sünnetsiz diyorsanız, yine yanılıyorsunuz. Bence siz din diyanet işlerine pek girmeyin. Harcınız olan konularla ilgilenin. 
Bazı,   çevreler uydurma hadisleri kabul etmiyorum ve   dinimi Kur’andan öğreniyorum diye  bana sünnetsiz diyebilir. Bilin ki başkan, onların dini kabul ettikleri kurumları, kar zarar hesabı yaptıkları  bol  miktarda ticari şirketleri var!   Sizde onların dolmuşuna biniyorsunuz? Neden?  Sizin kaybedecek zincirlerinizden başka neyiniz var!? Girmeyin bu işlere.
 Mehmet Akif Ersoy’u tanır mısın başkan. Ülkücüsün ya tanıman lazım!  Bak ne demiş Akif:  Nebiye atf ile binlerce herze (HADİS) uydurdun/ Yıktın da dini mübini(Apaçık din yerine) yeni bir din kurdun.
Bak gördün mübaşkan ? Akif’te hadisleri inkar ediyormuş! Sünnetsizmiş yani! Kime söylüyor biliyor musun? Said-i Nursi’ye!  Peygamber adına uydurulan söz ve hurafelere tavır koyuyor. Bugün bazılarının yere göğe sığdıramadığı Said-i Nursi’nin anlattığı dini tekzip ediyor, yalanlıyor.   Akif bir başka yerde de şöyle diyor.  Kolay mı ümmeti idlâl edip sefîl etmek?/ Kolay mı dînihurâfât içinde inletmek?/ Niçin Kitâb-ı İlâhî’yipâyimâl ettin?/ Niçin şerîatimurdâr elinle kirlettin?/Çıkıp tepinmeye yok muydu başka bir sâha?/Nedir bu salladığın çifte, Kâbetullâh’a?/ Herif! Şu millet-i mâsûmeden ne isterdin,/ Ki doğru yol diye tuttun, dalâli gösterdin!” 
Yani başkan, Akif,  Said-i Nursi’ye ümmeti bozdun sefil ettin, şeriatıpis  elinle kirlettin! İlahi  Kitabı ortadan kaldırdın, iptal ettin.  Üzerinde tepinecek başka bir saha yokmuydu, diye soruyor. Kabetullaha çifte sallıyorsun diyor. Bu masum milletten ne istedin  dedoğru yol diye, yanlışı, sapıklığı  gösterdin, diyor.
Ben de aynen Akif gibi düşünüyor ve öyle söylüyorum bay başkan.  Tabii  bunları bilmeniz öğrenmeniz için Safahat’ı okumanız lazım. Bizim zamanımızda  ülkücülerin başucu kitabıydı. Şimdi okunmuyor herhalde!  Okunmayınca da ortalığı hormonlu anlayışlar sarıyor! 
Öncelikle Türk Milliyetçilerinin fikri altyapısını size anlatacak kitapları okumayabaşlayınız. Şayet büyük mütefekkir rahmetli Erol Güngör’ü  okumuş olsaydınız, onun,  “Fikir hürriyetine imkan vermeyen bir milliyetçilik düşünülemez.”dediğini bilir, farklı fikirler karşısında daha olgun bir tavır sergilerdiniz.   Şayet Erol Güngör’den size zerre kadar bir aydınlık ulaşmış olsaydı, o’nun   “Şimdiye kadarhep önce iman sonra şüphe yolunu tuttuk. Şimdi de şüphe ile başlayarak imanı arayalım” demekten ne murat ettiğini  anlar, farklı dini anlayışlar ve yorumlar karşısında, ağzınızdan alevler dilinizden zehirler saçmaz, haddiniz ve bilginiz olmayan konulara girmezdiniz. 
Ağzınızı doldura doldura ülkücü düşmanı olduğumu söylüyorsunuz. Hiç Allahtan korkmuyor, kuldan utanmıyor musunuz? Yalan söylüyorsunuz. Öncelikle çalıştığım yerde ülkücü veya değil,  bir kişi bile işten çıkartılmamıştır. Yüzü geçkin ülkücüyü işten çıkardığımı nasıl söylersiniz? Ayrıca çalıştığım yerde  belediye başkanı ben değilim. Belediyeden herhangi biriçıkartılacaksa başkan çıkarır,  benim böyle bir yetkim yok anlayacağın. Bunu muhakeme etmekten aciz misiniz?  Böyle bir yalanı avaz avaz bağırarak basın önünde ifade etmenizi, aklınıza mı yorayım, akılsızlığınıza mı bilemedim!Aklınıza yorarsam provokatör olduğunuza hükmetmek zorunda kalırım ve buna  üzülürüm.   Akılsızlığınıza da  yormak istemiyorum. Uşak MHP İl Başkanı konumunda olan bir insanın akılsız olduğunu söylemek partinize gönül verenlere saygısızlık olur. 
Bakın sayın başkan. İnsanlar arasında ayrım yapmamayı, onlar için iyilikten başka bir şey düşünmemeyi, iyilik yap denize at balık bilmezse halik bilir felsefesini  çok genç yaşlarda önce ailemden, sonra Kur’an’dan  öğrendim. Biz bu anlayıştan doğan eylemlere  kısaca salih amel diyoruz. Bu nedenle genç yaşlardan itibaren neöğrencilerim arasında, ne de diğer insanlar arasında  ayrım yaptığıma hiç kimse şahit olmamıştır. En azından bilerek böyle bir günah işlemedim. Çünkü  beninsanlara ülkücü, İslamcı, solcu, ilerici gerici Ak Partili MHP’li CHP’li   diye bakmam. İnsan diye bakarım. Önce insan olmadan ne olursan ol, kalp, sahte ve yalan olursun! Müslüman olmak için bile önce insan olacaksın! 
Yerli yersiz  dava diyen, din diyen,  dava dava diye avaz avaz bağıran çağıran  tiplerden hep şüphelenmişimdir.  Onlar bana hep dava satıcısı, dava pazarlayıcısı, din tüccarı milliyet tüccarı  gibi gelmiştir. Şahsen  ben siyasi kuruluşları kutsamayan bir anlayışa sahibim.  Siyasi  partilerin kendisini her zaman bir araç olarak gördüm.   Bu anlayışta bir partiliyim ve kurulduğu zamandan beri Ak Parti üyesiyim. Biliyor musunuzbilmiyorum ama, Uşak’ta Ak Partili belediye başkanı olağanüstü hal yasasını  gerekçe göstererek CHP lileri ve MHP’lileri  fetöcü diye yaftalayıp işten attığında  ben tavır koydum. Basında da sosyal medyada da  gündeme getirdim. Bunun büyük bir haksızlık olduğunu yazdım ve hatırlattım. Bu konuda kamuoyu oluşmasına yardımcı oldum. 
Bak başkan, 23 Temmuz 2016 tarihinde yani 15 Temmuzdan sekiz gün sonra. Usak.tv deki köşemde “BANA VE REKTÖRE FETÖCÜ DİYEN HAİNLERE, GAFİLLERE, OPORTİNİST AHLAKSIZLARA CEVABIMDIR” başlıklı bir makale yazmışım. Ülkücü düşmanı dediğin ben, ülkücülerin hakkını savunmuşum. Ak Parti üyesi olarak  buna karşı çıkamayan Ak Parti yönetimini  eleştirmişim.  Hem de ülkücülere düşman gösterdiğiniz ve üzerine salmaya çalıştığınız KazımŞen’in  haber sitesinde.
 Bu makale 9277 kez okunmuş. İlgili kısmı iyi oku,  bak ne demişim: 
“Bugün işittim ki;  Uşak Belediyesinden paralelci olduğu iddiasıyla 30 u aşkın kişi atılmıştır. Biri benim arkadaşımdır, ülkücü kökenli diye bilirim.  Fetöcü olduğu nasıl belirlenmiştir? Belediye’nin Hak üzerinde olduğuna inanmıyorum. Soruyorum; bunları herhangi bir istihbarat raporuna göre mi attılar, yoksa, kendi tahminlerine göre mi? Rektöre ve bana olan yaklaşımlarından biliyorum ki, onların tahmin ve zanları vardır.  Gönüllerinin istediğini gerçek gösterme, algı yaratma eğilimindedirler.   Devletimiz, belediyedeki temizliği muhakkak istihbarat raporlarına dayanarak yapmalıdır. Cafer  Çankaya kardeşim bir Ak Parti müntesibi olarak, bunun hesabını sorabilir mi? Sanmıyorum. Meşrebinden başkasını tanımayanların, kendileri için Müslümanım, Müminim,  tanımını yeterli görmeyerek,  önüne mezheplerini meşreplerini getirenlerin adaleti, aynen fetöcülerin adaleti gibi olur. Yarın devlet onların  eline  geçse aynını yaparlar. Hiç şüpheniz olmasın.   Bu ölçülerle adil olmaları  mümkün değildir.  Allah diyor ki;  Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olunuz. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olunuz; bu takvânın ta kendisidir. Allah'a isyandan sakınınız. Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.(Maide 8) Bunlar  diyor  ki; adalet önemli değil, benim tarikatım, benim partim. Allah diyor ki; Dinlerini parça parça edip guruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.(Enam 159). Bunlar   dini bin parçaya ayırmakta beis görmüyor, dini parçalamayı meşrulaştırıyor ve  Allah’ı yalanlıyor!”  

  21 ağustos 2016 da yayınladığım 6437 kez okunan “SARIKLI FREDLER, SARIKLI LAWRENSLER BENDEN NE İSTİYOR? HODRİ MEYADAN” adlı makale de  
“Belediyede bu kabilden fetöcü diye atılan, hakkına girdiğiniz masumları görmüyor, tweetlerde yalanları iftiraları çoğaltıyorsunuz. Bunu fetö ile mücadele adına yapıyorsunuz!” diye yazmışım.
Sana  tam da o günlerde ihtiyaç vardı  be başkan! O günlerde nerelerdeydin? Patlatsaydın ya bir basın toplantısı. Savunsaydın ya ülkücülerin haklarını! Böyle sahte gündemlerle yalanlarla iftiralarla kahraman olmaya kalkmaya ve sonunda madara olmaya ne gerek vardı!   Kahraman olamasan bile,  bir gerçek üzerinden, bir  hakkı savunmuş olurdun. Ben de dahilherkes aferin helal olsun. Haksızlık karşısında güçlü bir ses çıkardı,derdikÜlkücü ahlakı ve siyaseti onaylardık! 
Paralı besleme ve kemik yalayıcısı bir köşe yazarı olduğumu söylüyorsun. Bunu söylediğine göre yazılarımdan dolayı kimden para aldığımıda  söyleyeceksin. Kim tarafından beslendiğimi, kimin kemiğini yaladığımı ispat edeceksin.  Edemezseniz düşeceğiniz konumu basın toplantısında ifade ettiniz! Malum şeref meselesi! 
Şayet bana rektörle ilgili doğru bildiklerimi  yazdığım için paralı besleme ve kemik yalayıcısı diyorsanız,yanlış yapıyorsunuz.  Benim  rektörle menfaat ilişkim hiçbir zaman olmadı.Hiçbir dostumla arkadaşımla amirimle böyle bir ilişkiye girmedim. Köpek olmadığım için kemiklere de hiç ilgi duymadım. Nasıl yalanır, yenilir ve yutulur  hiçbir fikrim yok. Yanlış mı düşünüyorum bilmiyorum ama, böyle bir fikir ancak kemiğe zaafı olan  köpeklerin aklına gelir!  Kemiğe karşı motivasyonu  olmayanların  yemek,yalamak,kemirmek nereden aklına gelsin?!Köpek dedim de aklıma geldi. Bak başkan,Vatan Yahut Silistre’nin yazarı Namık Kemal şöyle demiş: Muini zâlimin dünyada erbâb-ı denaettir/ Köpektir zevk alan, sayyâd-ı bi-insâfa hizmetten Yani diyor ki; Dünyada zâlimin yardımcısı, alçaklardır. İnsafsız avcıya hizmet etmekten zevk alan, köpektir.
Anlayacağın şu ki bay başkan insafsız avcıya hizmet etmem, böyle bir şeyden  zevkte almam. Ben önce bir insanım. Fıtratımda doğruluk var. Sonra Müslümanım. İyilikle doğrulukla, adaletle, doğruya tanıklık etmekle ilgili Yüce Allah’ın bir çok emrine muhatabım.   Bir düşünür müsünüz lütfen? Köşe yazılarım rektörden mefaatlendiğim için değil de, doğruya tanıklık etme inancımdan  olabilir mi? Aynen FETÖ yaftası vurularak belediyeden çıkartılan MHP li ve CHP liler için de şahitlik ettiğim gibi!  Anlayacağın; başkan. “Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım./ Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!” 
Siz başkan, gerçekten ülkücü olsaydınızülkücülükle ilgili temel eserleri okumuş ve  bunları hayatınıza geçirerek  İslam ahlak ve faziletini kuşanmış olurdunuz.   Bana göre sizin ülkücülüğünüz şaibeli! Hemen alınmayın   lütfen. Bak Meral Akşener de ülkücüydü, fetöyle irtibatı söz konusu oldu. Şaibe böyle bir şey! Sizde  ülkücülük ahlakını da makamınızın vakarını da  maalesef göremedim.   Okumadığınız kendinizi yetiştirmediğiniz her halinizden belli.  Bakın bugüne kadarbir Türk Milliyetçisi olarak(sizin iddianız)  rahle-i tedrisiden geçmiş olmanız gereken Nureddin Topçu, “Halk olmak mesele değildir, halkın içinden ahlak olarak çıkmak meseledir” diyor. Ahlak nedir bu konuda bir fikriniz var mı bay başkan? Ahlak basın toplantısı düzenleyip hayatınızda bir kez bile karşılaşmadığınız, tanımadığınız bir insana hakaret etmek mi? Face’den tehdit etmek mi? İftira ederek  uluorta yalanları ifade etmek mi? Aklınız sıra bir taraftan ülkücülerin düşmanlığını, diğer taraftan dindarların düşmanlığını şahsıma yöneltmek için onları yalanlarla provoke etmek mi?  Yazık gerçekten çok yazık! 
Bak başkan,Nureddin Topçu, “Şayet iradem doğru ise, kararlı bir şekilde iyiliğe yönelmişse şüphesiz hakikat zekâma doğacaktır.” diyor. İradeniz doğru değil başkan, iyiliğe de yönelmemişsiniz.  Dolaysısıyla hakikatin sizin zekânıza doğmasımaalesef beklenemez! Böyle giderse bu tür hataları hepyapacaksınız. 
Bakın sayın başkan, öncelikle  okumaya anlamaya idrak etmeye ihtiyacınız var.  Unutmayın bu yazdığım adamlar Türk Milliyetçiliğinin fikri mimarları. Topçu diyor ki, “Bilgisizliğin üç çeşidi vardır: gerekeni bilmemek, kötüyü bilmek, gereksiz şeyi bilmek” farkında mısınız, gerekeni bilmiyorsunuz. Kötüyü çok iyi biliyorsunuz. Hatta kötüyle dost ve müttefiksiniz!  Gereksiz şeyleri bilip bilmediğiniz hakkında bir fikrim yok ama, muhtemeldir ki gereksiz şeylerle meşgulsünüz.
Yine Nureddin Topçu; “Ruhi hayattan yoksun, Kuran’ı anlamadan tekrarlayan, dini egzersizleri yaptıkları ve bütün ibadet şekillerini bol bol tekrarladıkları halde ahlak değerlerinden uzak yaşayan, ibadetleri mesleki zaruret olduğu için yapan İslam’ın ruhunu anlayamadıkları için onun şekline bağlanan tipler vardır. Bunların hepsinin ortak özelliği, politikacı, sömürücü, samimiyetsiz, aşk ve sevgi yoksunu, menfaatçi ve kalplerinin kin ve nefret dolu olmalarıdır” diyor.  Ne demek istediğini anlayabildiniz mibaşkan. Kısaca diyor ki, namaz kılıp oruç tutmakla olmaz bu işler. Sünnet kontrolüylehiç  olmaz! Bol bol namaz kılıp oruç tutuğu halde, kaba saba olan, hakaret eden, iftira eden, tehdit eden, can yakan, güç vehmine kapılan, kabadayı gibi davranan,  ahlaki ölçüleri tanımayan  insanlarınİslam’ın ruhunu anlayamadıklarını anlatıyor. Dahası bunların ortak özelliğinin, politikacılık, sömürücülük,  samimiyetsizlik, aşk ve sevgi yoksunluğu ve  menfaatçilikolduğunu söylüyor. Bunların kalpleri kin ve nefretle doludur diyor.  Bana karşı olan kin ve husumetinizi  ekranlarda  seyrettiğimde rahmetli Topçu’nun ne kadar önemli bir tespitte ve ikazda bulunduğunu bir kez daha anladım.  
Ülkücü arkadaşlarım kusura bakmasın ama söyleyeceğim. Çünkü birisinin bunları bay başkana söylemesi, kral çıplak demesi  lazım. Bak bay başkan,   siz  ülkücü olduğunuzu söylüyorsunuz. Ülkücülük ciddi bir fikri altyapı  ve yüksek bir  ahlak gerektirir. Bana kripto paralel diyorsanızispatlayacaksınız. İspatlayamazsanız size  ülkücü değil yalancı ve iftiracı derler. Bana yönelttiğiniz  bütün suçlamaları   ispatlayacaksınız. Söylediklerinizi  bir mantık ve muhakeme üzerine oturtacaksınız. Bak bay başkan, benim hayatım boyunca hiç fetöcü ortağım olmadı. Eşim veya çocuklarım onların okullarında okumadı,onların müesseselerinde çalışmadı. Hakkımdaki bu kadar yalanı gerçekten inanarak mı söylüyorsunuz?  Yoksa siz de bir fetöcümüsünüz? Çok dikkatimi çekiyor birçok fetö şüphelisi şiddetli bir şekilde hasım gördüklerini fetöcü olmakla itham ediyor? Şimdi söyleyin, benim kripto fetöcü olduğumu neye dayanarak söylüyorsunuz? Yanlış anlamayınız,  size asla fetöcü demiyorum. Çünkü sizi basın toplantısında gördüm.  Siz fetöcü olamazsınız. Fetöcülerinkurnazlığı ve kıvraklığı  sizde yok. Fetöcü olsaydınız kendinizi sağlama almadan boşa adım atmazdınız.  Gerçek şu ki bu kadar çabuk dolmuşa binmeniz fetöcülerede, diğer başka güçlere de kolayca alet olabileceğinizigösteriyor.   Zihin fukara olunca, akıl ukala olurmuş diyor,  Namık Kemal.  Bunu basın toplantınızda tüm çıplaklığıyla gördük Yanlış anlamayın, bütün samimiyetimle söylüyorum. Başkanlık koltuğu size çok bol.  Donanımınız orada oturmaya ve ülkücüleri temsile yeterli değil. Zira insan, ne söylediğini bilmeli, fakat her bildiğinisöylememelidir,der Namık Kemal!Ne söylediğiniz bilmiyorsunuz, daha da vahimi, bildiğinizi sanıp söyledikleriniz doğru da değil bilgi de değil!   Susmanızla konuşmanız arasında fark yok yani! Bu nedenle çokça okuma yapmalı  MHP il başkanı olana  dek, ülkücülüğe ne kattığınızı sorgulamalısınız. Ülkücü olmadığı halde, ülkücülerin haklarını sizden daha çok koruyan bir vatandaş olarak buna hakkım olduğuna inanıyorum!
Söylediklerinizde her zaman bir mantık muhakeme ve insicam olmalı. Serik Belediyesinde ki halimi ve sosyal medyada ki hakkımdaki yolsuzluk iddialarını ise gayet iyi bildiğinizi söylüyorsunuz. Bu kadar çok şey bilip söylediniz. Sosyal medyada ne söylendiğini de söyleseydiniz.  Sosyal medyada birhırsızın söyledikleri delilse, onu da ortaya koysaydınız.  Bunlarla beni  korkutacağınızı, ürküteceğinizi zannetmeniz büyük gaflet.Gerçek şu: sosyal medyada gizli ve dolaysıyla kahpe   bir hesap, belediyedeki bir uygulamam nedeniyle  bana  hırsız dedi.  Bazı gerçek kişilikler bunu, aynı sizin söylediklerinizi gerçek sanarak altına yorum yapanlar gibi  paylaştı. Şimdi o gerçek kişiliklerin altısı damahkemelerde  yargılanıyor bay başkan.  Niçin hırsız dediklerinide  söyleyeyim. Devletin  bir kalemdeki yıllık 500 bin liralık harcamasını yılda  40 bin liraya indirdiğim için! Hortumlarını kestiğim için!  Bu ülkede tescilli hırsızların,  namuslu muhataplarını hırsız diye yaftalaması adettendir!   Bilgin olsun. Çok meraklı ve araştırmacısın ya!  Bu arada böyle şeylerden medet ummanız ve acizliğiniz sözün bittiği yer olsa gerek! 
Gelelim tehditlerinize bay başkan. Hadi görelim yiğitliğinizi.   Madem bu kadar heveslisiniz, hodri meydan.  Gösterin kendinizi. Ama bir şartım var? Ne yapacaksanız kendiniz yapacaksınız. Kalıbınızın hakkını vereceksiniz. Çocukları, ebeveynlerin binbir emekle yetiştirdiği  Anadolu çocuklarını kullanmayacaksınız. Onları üstüme salıp,  onların hayatı ve  istikbali ile oynamayacaksınızKendinizi ortaya koyacaksınız. Ölümden öteye köy mü kurdunuz? Öldürecekseniz, kendiniz öldüreceksiniz. Kol bacak kıracaksanız, ağız burun dağıtacaksınız kendiniz yapacaksınız.  Şiddete dair ne kadar fanteziniz varsa kendiniz hayata geçireceksiniz.Şahsiyet olacaksan  hiç kimsenin ve kurumun arkasına sığınmadan bu  işi yapabileceksen buyur!  Bırakın bu ucuz işleri başkan!  Yeter artık ülkücülere ettiğiniz!  
Ben bu tür yoları ve metotları size tavsiye etmem. Hukuktan ve haktan şaşmayın. Bu işlere tevessül ve tenezzül etmeyin bay başkan. Siz kendinize yakıştırsanız bile, ben ülkücülere ve MHP lilereinanın yakıştıramıyorum.  Faydalı işler üretin. 
Mesela   bay başkan ben sizin yerinizde  olsam, çevremdeki çocukları, ocaklardaki gençleri  okumaya öğrenmeye teşvik ederdim. Onların en az bir dil öğrenmesi için ne gibi projeler yapabileceğimi araştırırdım. Uşaktaki MHP seçmenlerini  organize eder, her yıl beş on öğrenciyi yurt dışına master doktora eğitimine göndermenin yollarını arardım.  O çocukları fikren ve zihnen yetiştirmeye çalışırdım. Ülkücülüğe bu yakışırdı! Yalan iftira kabadayılık değil!  Ama siz ve sizin  gibiler yüzünden bir çok insan ülkücülere yaklaşmıyor, onlardan korkuyor, farkında mısınız? Face den bir tehdit sallıyorsun hemen  altında, kol bacak kıranlar, ağız burun ve kafa patlatanlar, soda şişesi fantezisi yapanlar gırla, bu mudur seviye!  Ülkücü hareketin tarihindeki tecrübe birikimine, acılara ve fedakarlıklara, saygın ve katkın bu mudur başkan?  %17-20 oy aldığımız Uşak’ta her yıl beş on tane  milliyetçi,ahlaklı vatansevergenci  neden finanse edip yetiştiremiyoruz diye düşüneceksin başkan. Bunları dert edineceksin. Uykuların kaçacak, bunları düşünmekten, fikir çilesi çekecek dava adamı olacaksın.  Kabadayılıkla dava adamlığını karıştırma. Onun bunun üzerine insanları provoke etmekten ne vatana ne millete hizmet olmaz! Bulunduğun makama toplum barışına hizmet yaraşır, toplum barışına suikast değil! Hakkın Yolunda Milletin Yanında olan adamların çalışma metotları içinde tehdit iftira ve hakaret olmaz!  
Huzur dolu içimde ben sonsuzluğu düşünüyorum,
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum.
diyen yüce gönüllü Allah erlerinin, fikri milli ve İslamiderinliğinin  size örnek olmasını dilerim.  Ne demişti, ölümü öldürmüş yiğit. Hatırlar mısınız?  “Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Küf dedi mi gitti. Bunun da nereden geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hakim olamadığımız, hükmedemediğimiz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz”
Şu fani dünyada eğilip bükülmeyeceğiz başkan, fırıldak olmaya gerçekten de gerek yok! Nihayetinde Allah’tan geldik Allah’a gidiyoruz! Ha bir gün evvel ha bir gün sonra! 
Bu sana son söz olsun başkan.   Senin önünde eğilip bükülecek adam yok, karşında.  Bana bulaşma, kabadayılık yapacaksan  git,  senden korkacak tırsacak  müsait tiplere yap. Bana sökmez. Bilesin! 
Ülkücü, İslamcı, solcu, sağcı, ilerici gerici, CHP’li AKP’li veya MHP’li  sıfatı ne olursa olsun, kim tarafından nasıl tanımlanırsa tanımlansın, tüm erdemli insanlaraselam olsun! 



Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
TALEBE 3 hafta önce

kaleminize,bilgi dağarcığınıza,yüreğinize sağlık.. bence sadece mhp li başkana niteliğinde değil toplumun genelinin üzerine alınması gereken bir yüksek lisans tezi ve bitmesin diyerek okunacak bir makale olmuş.rahmetli erol güngör hoca,nurettİn topçu ve muhsİn yazicioğlu nuda bİr kez daha mİnnet ve hayir İle yad edelİm. tekrar Allah razi olsun...

Misafir Avatar
Ülkücü. 3 hafta önce

bu adam ülkücü değilse ben de bu işi bilmiyorum. antalyadaki bir arkadaşımı aradım araştırdım. serik belediyesinde bir kişi bile işten atılmamış. benim başkanım böyle büyük bir yalanı basın toplantısında söylüyorsa yazıklar olsun. söylediklerinin hiç birine inanmıyorum. adam zaten kapak yapmış. derhal istifa et başkan. o koltuğu derhal boşalt. ülkücüleri rezil etmeye hakkın yok. koskoca uşaktan ali galip baltaoğlu dan başka adam mı bulamadın. rektörden de baltaoğludan da özür dile. bizim kaliteli admlarımızı akp ye kaptırıyoruz sonrad siyasetten başarıbekliyoruz. rektörü böyle bir adamla çalıştığı için tebrik ediyorum. ülküdaşlar bu olaya el koymalı, kendimize çeki düzen verelim. istifa et başkan.

Misafir Avatar
Ali Galip Baltaoğlu 3 hafta önce

t turabi kardeşim. kimseyi kötülemedim. sadece kimin görüşünü paylaştığımı ifade ettim. saidi nursinin dini anlayışını ve tefsirini islama uygun bulmuyorum. böyle eleştirelere açık olacağız. dünyada mükemmel ve hatasız insan yok. mehmet akif o günkü kültürel iklimde tenkitlerinde ve tepkisinde haklıydı. basında ciddi bir sansüre karşı mücadele ediyordu. abdülhamitte devlet sorumluluğunu alan bir kişi olarak haklıydı. ne saidi nursi ne mehmet akif ne abdülhamit kutsal kişiler değil. hatasıyla sevabıyla insan. mehmet akifin dini anlayışı bana daha uygun geliyor hepsi bu . o benim putum değil. nureddin topçuyu severim ama bu her anlayışına ve görüşüne katılıyorum anlamına gelmiyor. bir takım telakkileri size uymuyor diye insanlara hakaret etmek ortalığa çıkıp sünnetsiz diye bağırmak doğru olmasa gerek. bizler eleştiriye açık olacak görüşlerimizi hakarete etmeden özgürce söyleyeceğiz. yalana iftiraya tehdite gerek yok. bütün sözleri dinleyip en doğrusuna uymakla mükellefiz.

Misafir Avatar
Tayyipçi 3 hafta önce

ali galip hoca yiğit adam uşak sizin gibisini görmedi. biz de de başta ak partililer olarak ne kıymetini, bilebildik ne de sizden faydalanabildik. sizde çekip gittiniz buralardan. ne güzel insansın sen toplumlar layığıyla idare edilirmiş. yolun açık olsun hocam

Misafir Avatar
ak partiliden tayyipçiye 3 hafta önce @Tayyipçi

tayyipçi kardeş uşak kimin kıymetini bildiki ? ayağına gelen değerleri ottan samandan sebeplerle tekmeledi tabir yerinde ise. her seferinde de hayıflandı ama aklı başına gelmedi. bu mudur iuşak ın layık olduğu vekiller,belediye başkanı,meclis üyesi,gençlik başkanı,il genel meclis üyeleri. sen türkiye de destan yaz ama uşak a üç kavşak beş gazino reyonu gibi lamba dik bumudur vizyon....

-Beğenmedim(0)
Misafir Avatar
Turab,i 3 hafta önce

sayın baltaoğlu; said nursi yi mehmet akif ile kötülemek pek mantıklı değil ona bakarsanız milli şairimiz aynı mehmet akif cennet mekan abdülhamit han için de "düşürdün milletin en kahraman evladını ye'se, /ne mel'unsun ki rahmetler okuttun ruh-i i̇blis'e/ ya da şu mısraları "gölgesinden bile korkup bağıran bir ödlek./otuz üç yıl bizi korkuttu "şeriat"/ demiştir. fakat biz saidi nursıyide;mahmet akifi de ulu hakan abdülhamit hanı da hatasıyla sevabıyla severiz.

Misafir Avatar
Ülkücü64 3 hafta önce

başkanın şahsında tüm insanlara ders niteliğinde güzel bir yazı olmuş. ülkücülüğü temsil eden değerler kabadayılık, iftira ve tehdit değil. insanları fetö yöntemleriyle karalamaya çalışmak ülkücü ahlakına sığmaz. umarım başkan bundan sonra makamına yakışan tavrı gösterir ve bu yazılanlar üzerine düşünür.

Misafir Avatar
Uşaklı 3 hafta önce

Belediye kullanıyo bu çocuğu MHP sadece işin kılıfı Dolduruşa geliyo

Misafir Avatar
mehmet yorgun 3 hafta önce

mhp il başkanının böylesine bir yazının muhatabı olmasına çok üzüldüm. bu makale, ülkücü camianın siyasi temsildeki kokuşmuşluğunun resmini ortaya koyuyor. il başkanı konumundaki bir şahsın böylesine seviyesiz durumlara düşmesini anlıyabilmiş deyilim. Allah akıl fikir versin diyelim . başkaca ne denir..

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.