Sağlık:
ÇOCUKLARDA KEKEMELİK DÜZELTİLEBİLİR
Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Özge Demircan TULACI Uşak Devlet Hastanesinde göreve başladı. 0-18 yaş aralığına hitap eden yetişkinlerde görülen ruhsal problemlerin çocuklarda da görüldüğünü belirtirken özellikle çocukların gelişim sorunları ile ilgili değerlendirmelerde yaptıklarını ifade etti.
Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Özge Demircan TULACI “Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi olarak 0 ile 18 yaş altı bireylere bakıyoruz. İlk olarak yetişkinlerde görülen ruhsal problemler çocuklarda da görülebiliyor. Bunlar Zeka geriliği, depresyonlar, yeme bozuklukları, duygu durum bozuklukları, ruhsal problemler çocuklarda da görülüyor. Çocuklara özgü durumlar biraz daha yüksek. İkincisi ise çocukların gelişim sorunları. Geç gelişen çocuklar geç konuşan çocuklar konuşma bozukluğu yaşayan çocuklar, gelişim yaşayan çocuklar. Üçüncü başlık ise, güncel danışma anlamında da aileler bize gelebiliyor. Güncel sıradan konuları danışıyorlar ama bazen güncel sıradan basit konular bile ciddi rahatsızlıklara dönüşebiliyor.
Dr. Özge Demircan TULACI ‘’22 Ekim bütün dünyada ''Dünya Kekemelik Günü'' olarak belirlenmiştir. Bu günün amacı kekemeliğe dikkat çekmek ve kekemelik konusunda doğru bilgiler vermektir. Çocukların gelişim sorunları. Geç gelişen çocuklar geç konuşan çocuklar konuşma bozukluğu yaşayan çocuklarda kekemelik; konuşmanın doğal akıcılığının bozulmasıdır. Bu bozuklukta ses ve hece yinelemeleri, sesleri uzatma, ünlemlemeler, sözcüklerin parçalanması, duyulabilir ya da sessiz bloklar (konuşma sırasında ara vermeler), dolaylı yoldan konuşma (söylenmesi zorunlu sözcüklerden kaçınmak için başka sözcükler kullanma), sözcükleri fiziksel bir gerginlikle söyleme ve tek heceli sözcük  yinelemeleri gibi aksaklıklar görülmektedir. Bu durum  okul başarısı, mesleki başarı ve toplumsal iletişimi olumsuz etkileyebilmektedir.

Kekemeliğe benzer durumlar  genellikle  dil ve konuşma gelişiminin en hızlı olduğu 2 ile 5 yaşları arasında görülmektedir. Bozukluk  her 100 çocuktan yaklaşık 1’inde görülür  ve erkek çocuklarında daha sıktır.  Ancak bu çocukların çok az bir kısmında kekemelik kalıcıdır.  Erkek olmak, ailede kekemelik öyküsünün olması, 6 aydan uzun sürmesi, 3. Yaştan sonra ortaya çıkması, çocuğun kekemeliğinin farkında olması kalıcılık için risk faktörleridir.
Önemle belirtmek gerekir ki;  anne babalar eğer çocuğun normal akıcılık bozukluğuna dikkat etmezler ve çekmezlerse, normal gelişim içinde sorun büyük ihtimalle kendiliğinden çözülür. Ancak konuşma gelişiminde son derece hassas ve endişeli anne babalar gereksiz bir kaygı geliştirip baskı ve eleştirilerle çocuğa bunu hissettirerek, durumun bir sorun olarak yerleşmesine zemin hazırlarlar.
Eğer bozukluk kalıcılık göstermişse, 6 aydan kısa süreli olmakla birlikte çocuğun  takılmasına duygusal tepkisi fazla ise,  takılmaya fiziksel belirtiler eşlik ediyorsa , takılacağı endişesi veya çekingenliği oluyorsa tedavi başlamak gereklidir.
Sonuç olarak öncelikle ebeveynler çocukların nasıl söylediklerine değil ne söylediklerine önem vermeli, bu süreçte sakin ve sabırlı olmalıdırlar. Bununla birlikte kendileri tane tane ve yavaş konuşarak çocuğa örnek olmalıdırlar. Çocuklarına konuşma konusunda baskı yapmamalı, kelime ya da cümlelerini düzeltmemeli, çocuğun kendini rahatça ifade etmesine olanak tanımalı, konuşurken sabırla dinlemeli, çocuğun dikkati konuşması üzerine çekilmemeli, alay etme, utandırma, zorlama gibi tutumlardan kaçınmalıdırlar. Bozukluk uzun sürdüğü  veya kalıcılık için risk grubunda olan çocukların ise  doktora başvurmaları önerilmektedir.
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Dr. Özge Demircan TULACI; Uşak Devlet Hastanesi Ek Hizmet Binası dört yol yerleşkesinde Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı polikliniğinde 0-18 yaş arasındaki çocukların ruh sağlığı sorunlarının çözümü ve tedavisi için beklediklerini belirterek herkese sağlıklı ve huzurlu yaşam temennisinde bulundu.




Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

GEBELİK ŞEKERİ TADINIZI KAÇIRMASIN
Gebelik döneminde bazı kadınlarda ortaya çıkan diyabet, gerekli önlemler alınmazsa kalıcı olabilir.

Haberi Oku