FETÖCÜ REKTÖRÜN 15 TEMMUZ DARBE TEPKİLERİ GÖZALTINDA!

 Buz gibi bir 15 Temmuz gecesi. Saat 22’de İstanbul’da Boğaz Köprüsü’nün tek yönlü kapatılmasıyla darbe girişimi fiilen başlatılmış. 22:30 hatta 23’e kadar millet darbe olduğuna inanamamış. Binali Yıldırım saat 23.’de NTV televizyonuna çıkmış ve “bu bir kalkışma girişimidir” demiş.   Kendini muhalif sanan bir takım salaklar, başlarına ne geleceğini   anlamadıklarından olsa gerek,  sosyal medyada sevinç ve intikam çığlıkları atmışlar. İstanbul’ da Ankara jetler  evlerin  üstünden uçuşlar yapıyor. Kızılca kıyamet kopmuş ve  246 ŞEHİT, binlerce GAZİ verdiğimiz, korku, şaşkınlık ve dehşet gecesi,  başlamış.
Devletin ve demokrasinin sahibi MİLLET ya devlet başa ya kuzgun leşe diyerek sokağa dökülmeye, stratejik noktalara doğru ilerlemeye  başlamış.  O da ne?
 Devleti yönetenlerin, yani bürokratların çoğu buz gibi olmuşlar. Hani Tuskon Başkanı Fetöcü iş adamı kılıklı ajan,   zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a meydan okuyup demişti ya hani:  “kimin inlerine girileceğini yakında göreceğiz".   Boşuna dememiş demek ki korkusuna kapılan bürokratların kahir ekseriyetinin    Temmuz soğuğunda kanları da canları da  çekildi!  
Kolay değil. 12 Eylül görmüş adamlar çoğu. Çoluk çocuk  var, işkence var, rezillik var. Statların, toplama merkezlerinin, darbe mahkemelerinin kapısı görünmüş.  Bu işin içinden nasıl çıkarız endişesi ve korkusuyla bir anda sessizliğe bürünmüşler. Ota bota tweet atan bürokratlar sosyal medyayı ilk andan itibaren muhaliflere bırakmışlar. Ölüm sessizliği hüküm sürmüş.   Büyükçe bir kısmı ancak   saat 2’den sonra görünebilmiş.  4’ten sonra  ve  gün aydınlığında  sosyal medyayı adeta coşturmuşlar. Mesela Uşak’ta üst düzey bir bürokrat tanıyorum. Saat 2’ye kadar susmuş. 2’den  sonra bir tweetle ancak görünmüş. 4’ten sonra ve ertesi gün 24 tweetle sosyal medyayı hallaç pamuğu gibi atmış!   Dikkat çekiyor tabii! 
  Uşak üniversitesi Rektörü Sait Çelik ilk andan itibaren darbeye tavır koymuş, sosyal medyayı bu anlamda etkin bir şekilde kullanmış. Türkiye’de rektörler arasında da diğer  bürokratlar arasında da bir emsali  daha yok.  Darbenin tam anlamıyla anlaşılmasını 23.15 gibi kabul edersek  şöyle  bir manzara var: 
Saat  23.15/ 00:25   arası 4 tweet
 Saat  00:25/02:00 arası 9 Tweet
Saat   02:00/04:00 arası 7 tweet
Saat    04:00 sonrası  24 tweet
Örneğin:
Saat 23:50’de Demokrasimize bir kalkışma girişimi var. Allah ülkemizi milletimizi korusun.
Saat: 00.11:  Zaman Demokrasiye sahip çıkma zamanıdır.
Saat 00:19 Zaman bekleyip görelim deme zamanıdır  değil demokrasinin yanında olma zamanıdır.
Saat:00:26 Ey Uşak halkı ey ülkemin aydın insanları  demokrasimize sahip çıkın bu mankurtlara asla müsaade etmeyin. 
Saat:01.02 Ordumuzun onurlu insanları Mehmedim kritik bir zamanda vatanımıza zeval vermeyin emniyet güçlerimize vatandaşlarımıza silah doğrultmayın.
Bunlardan başka; 
Fethullah’ın mankurtları 18 polisimizi şehit etti. Milletimizin başı sağolsun.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ben milletime çağrı yapıyorum, meydanlara gelin bunlara cevabını verelim. Ben meydana geliyorum.
Zaman milli iradeye sahip çıkma zamanıdır.

Şimdi, bu  zamanda ve anda,   sosyal  medyada açık ve berrak bir şekilde tarafını belli etmiş, ey darbeci alçaklar,  ey Mankurtlar, başarırsanız ben buradayım, gelin beni alın demiş, bir adamı, geçtiğimiz Perşembe sabahı  Kripto Fethullahçı diye   polisler evinden aldı. Kısıtlılığı var ve beşgündür emniyette tutuluyor. Merakla sorgulanmasını bekliyoruz.  
Aslında  bunun böyle olacağı görünüyordu. Rektör hakkında sosyal medyada müthiş bir karalama kampanyası yürütülüyor gerçek dışı iddialar gerçekmiş gibi ifade ediliyor, bu iddialar bir takım gazeteciler yoluyla dillendiriliyor, ancak hiçbir delil ortaya konmuyordu.  Bu iddialara üniversite içinden biri olarak bildiğim kadarıyla buradan cevap verdim.     Tanık olduklarımı bildiklerimi açıkça  yazdım. Kanaatim rektörü 17-25 Aralık 2013 öncesi ile yargılama girişiminde bulunduklarıydı. Yani devletin atadığı Ağır Ceza Resiyle, Başsavcıyla, ve Valiyle niçin oturup kalktın anlamına gelen saçma sapan sorgulamalar yapılıyordu.   Ama iş bu raddeye geldiyse, devletin de bir şeyler bildiğini kabul etmek durumundayız!  Bekleyip göreceğiz bakalım devlet ne biliyor? 
Şayet gerçekten rektör kripto fetöcü çıkarsa,  bu konuda rektörün düşmanlarının ifadeleri dışında somut deliller ortaya konursa problem yok. Ama aksi takdirde herkesin rektöre bir borcu olacaktır. Onu sabah evinden alan polis kardeşlerim,  kendileri sorumlu olmasa da onunla her karşılaştıklarında mahcubiyet duyacaklardır!  Ülke ateş çemberinden geçerken başını  ortaya koyan, “mehmedim kritik bir zamanda vatanımıza zeval vermeyin emniyet güçlerimize vatandaşlarımıza silah doğrultmayın” “Fethullah’ın mankurtları 18 polisimizi şehit etti. Milletimizin başı sağolsun” diyebilen cesareti ve yiğitliği, o gece kaç bürokratın  gösterebildiğini düşündükçe buruk bir üzüntü duyacaklardır. Fetöcüler başarsaydı retör Çelik  muhtemelen ya içerde ya mezarda olacaktı. Ona bugün iftira atanların büyük çoğunluğu ise Fetöcülerin düzeninde fetöye hizmet etmekte beis görmeyeceklerdi! 
Benim açımdan rektör elbette Fetöcü değildir. Beş yıl kendisiyle çalıştım böyle bir kanaate sahip olmadım.  Kriptoysa ben de bilemem.  Ancak  benim için en  büyük samimiyet testi, darbe başladığında,   ne olacağı bilinmeyen bu ilk  saatlerde, Fetöye ve darbecilere gösterilen tepkidir.    FETÖCÜ darbeye ilk saatinden itibaren karşı duran kişi rektör Sait Çelik’tir. Bu saatlerde tepki gösterebilmek her babayiğidin harcı değildir. Gerçek bir samimiyet testidir. Bana Bedir’den evvel Müslüman olanlarla,  Bedir Savaşı’ndan  sonra  Müslüman olanları hatırlatan bir  durumdur!  Hz.  Peygamber kritik ve stratejik  görevlere Bedir Savaşı’ndan önce Müslüman olanları getirirdi.  Neden acaba? Bedirden sonra Müslüman olanlar, rektöre dünyevi nedenlerle iftira atıyorlar ve mevki makam operasyonu yapıyorlarsa yazıklar olsun!
Şahsen çok küçük bir ihtimal, rektör  kripto fetöcü çıkarsa, yani, bayLock ve benzeri bir bilgi, belge, bağlantı varsa, kamuoyundan özür dileyeceğim ama 55 yıllık ömrün bana kazandırdığı tecrübe şudur. Böylesine büyük  samimiyet testinden alnının akıyla çıkan adamlarda yanlış olmaz.  Bekleyelim görelim. 
Son olarak şunu söyleyeyim. Sosyal medyada tepki gösteremeyenleri kınıyor  ve  eleştiriyor değilim. Korkuya  ve endişeye saygı duyarım. Kolay değildir. Herkesin kendine dair şartları vardır.  Dava ve mücadele adamı olmak  herkesin harcı değildir. Böyle durumlarda, kaybedecek çok şeyi olacağını düşünen bürokratların bu tepkileri göstermesini normal bulurum.  Vatan müdafaası  genellikle ev kira ama bu vatan bizim diyen, sade vatandaşlara, yani bizatihi  millete düşer.  Bir kısım insanlarda gerçekten  fırsat bulamamıştır. Telaştan aklına gelmemiştir, vakti olmamıştır, vs. Hepsine eyvallah. Hiç itirazım olmaz.  Tek derdim şu. Bunu yapabilen başını ortaya koyan adamları görmezden ve bilmezden  gelmeyelim. Kıymetini takdir edelim. Bedir Savaşı öncesi çekilen sıkıntıları, alınan riskleri unutmayalım!  Her şey gönlünüzce olsun.  Vesselam.
YORUM EKLE
YORUMLAR
ALDIĞI AHLAR
ALDIĞI AHLAR - 3 yıl Önce

fetöcü veya değil aldığı ahlar onu bu hale getirdi. kripto fetöcü çıkarsa, yani, baylock ve benzeri bir bilgi, belge, bağlantı varsa devlet gerekeni yapar. yok ise sait hoca ahını aldıkları ile helalleşsin.

banner477