Adil ERKEN  denen FETÖCÜ.  Öncelikle söyleyeyim. Bu makale  sana bir bayram hediyesidir.   Seni sana anlatacağım. Kendileri olmayarak her kılığa giren bir hareketin mensubu olduğunu biliyorum. Sana öncelikle  Ziya Paşa’nın beytini hatırlatayım. 
En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun.  
Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın?
Bugünkü Türkçe ile diyor ki; 
En ummadığın senin içyüzünü keşfeder,
Sen herkesi kör, halkı sersem mi sanıyorsun?
 Evet Adil Efendi, herkesi kör halkı sersem zannetmeyeceksin. Bugün senin karne günün!   Senin içyüzünü çakma şeyhler anlamaz. Onlar seni varsın kendilerinden bilsinler. Ama ben biliyorum ki,  sen o şeyhleri sulu götürür susuz getirirsin!  İçinde bulunduğun hareketin karakteri olan takiyye ile milleti istismar ettiğiniz gibi, içine sızdığınız cemaatleri tarikatları ve onların şeyhlerini de sersem ettiniz!    
Doğrusu biz seni önceleri garip bir YETİM olarak biliyorduk. Fakat son yaşananlar, senin masonik jargonda  önemli yeri olan DUL KADININ ÇOCUĞU   olma ihtimalini de ortaya çıkardı.
  Seni ilk tanıdığımda kimseye zararın yok gibiydi. Rektör Adnan Şişman’ın üniversiteye aldığı  asistanı olarak biliyordum. Biliyorsun Adnan  Şişman gitmeden iki  yıl önce   üniversiteyi FETÖCÜLERE teslim etmişti.  Ama yine de senin FETÖCÜ olduğuna ihtimal vermemiştim. Çünkü odandan çıkmaz, hiçbir şeye karışmazdın  veya ben öyle bilirdim. 2011 yılındaki rektörlük  seçiminden sonra Ömer YEŞİL’in  üniversitede cami yaptırma  derneği üyesi bazı kişiler ve İl müftüsüyle beraber, Cumhurbaşkanı  Başdanışmanı B.C’ye gidip biz Sait ÇELİK’i istemiyoruz Adnan ŞİŞMAN’ın atanmasını istiyoruz diye ricacı olduklarını da biliyorduk. 2011 öncesinde ve o  günlerde senin Cami yaptırma derneğinde FETÖCÜ Ömer YEŞİL’in yanında bulunman, bizim için çok anlamlı görünmemişti. Senin oraya tesadüfi olarak, daha doğrusu sorun çıkarmayacak dolgu malzemesi olarak seçildiğini düşünmüştük. Senin FETÖNÜN  uyuyan hücresi olduğunu anlamak için, rektörlük seçimlerinden 4 ay öncesini ve 15 Temmuzu görmemiz gerekti. Gerçi son 4 yılda  çok şeyden  şüpheleniyorduk ama zanla hüküm kurmamak adına şüphelerimizin hiç birini ifadeye koymuyorduk. 
Sonra sana birden birşeyler oldu. O sessiz, sakin, kendi halinde Adil gitti yerine aktif bir sendikacı, siyasetçi ve icraat adamı geldi!  Cami yaptırma derneğinden çıkarak önce SENDİKACILIĞA  sonrasında SİYASETE  soyunan senin konumunda bir kişi için son derece yadırgatıcıydı. Üniversite sendika temsilciliğine  talip olarak  rektörün ekibine karşı bir ekip çıkarttın. Bu senin elbette  tek başına yapabileceğin bir icraat değildi.   Beni karşı  ekibe yazanlar, gelip benden çalışma talep ettiklerinde, “sendikacı olmadığımı, aynı sendikanın içinde bu tür didişmelerin doğru olmadığını, çalışacak bir ekip gelsin de hangisi gelirse gelsin” dedim.  Özellikle takip etmediğim için, son 3-5 güne kadar bunun bir CEMAAT (FETÖ) operasyonu olduğunu fark etmemiştim. Ak Partiden ve sendika içinden cemaate hizmet eden unsurları arkanıza alarak bu operasyonu yaptınız! Aslında o  günlerde  teşhisi koymalıydık ama zandan kaçmak adına ifadeye koymadık, koyamadık. Çünkü ne de olsa  herkes  seni Muhammet Bakır Mutlu denen  avukat mürşidin  müridi bir Uşşaki-halveti olarak tanıyordu! Sonraki süreçte baktık ki,   sen Ak Partinin, Menzilin, Altınoluk’un sahip çıktığı tarikatçı  taifesini örgütleme ve kendi amaçların doğrultusunda yürütme kabiliyetinde, cevval mi cevval bir adammışsın!  
 
TESADÜF 1
Tabii olarak seni hücrenden uyandırıp devreye  sokanlar senin adına yola çıktılar. CEMAAT senin için   ayağa kalktı. Sendika seçimi günü sandıkları senin için beklediler. Ben oy kullanmaya geldiğimde  Prof.Dr. Alaaddin AKTAŞ’ı ve Doç.Dr. Mehmet AKTAŞ’ı  sandıkları beklerken gördüm.   O gün öğrendim ki, FETÖ  bu seçime o kadar önem atfetmiş ki, taa Karahallı’dan bile senin lehine oy kullanmaları için vasıta kaldırmış, adamlarını taşımış.    Şimdi soru şu:  o gün FETÖCÜLER senin liderliğindeki  bu ekibi seçmek için NEDEN SEFERBER OLDULAR ? FETÖCÜLERİ tanıyan herkes bilir, kendilerine hizmet etmeyecek ve/veya kendilerinden olmayan   kimse için, hiçbir kurum için seferber olmazlar.   Evet Adil Efendi,  FETÖCÜLERİN   oradaki KRİPTO adamlarından biri kesin  sendin.  Sadece ve sadece seni seçtirmek ve bu suretle diğer dini  grupları da kullanmak için böyle bir strateji izlediler.  O dini gruplar  içinde de sana yardımcı olacak adamları vardı! Seni temsilci yaparak sendikayı kendilerine hizmet eder hale getireceklerdi.  
Bu söylediklerim gerçektir ve o gün sandıklara senin adına sahip çıkan FETÖCÜLERİ  deşifre etmek bu ülkeyi seven ve istiklalini savunan herkesin vazifesidir.  Bugün ben bu vazifeyi de yerine getiriyorum. O gün,   FETÖCÜLERLE bağlantıyı kuran onların desteğini alan sendin.   Bu sürece şahitlik edecek arkadaşlar  FETÖCÜLERİN sendika  ve Ak Parti içindeki bazı bağlantılarını da ortaya koyabilir.  O GÜNÜN YAKIN TANIKLARINA  SORULSUN  BUGÜN FETÖ TUTUKLUSU DOÇ.DR  MEHMET AKTAŞ NEDEN SANDIKLARI BEKLEDİ. ADİL ERKEN’E DESTEK NEDEN BU KADAR ÖNEMLİYDİ!?  
Adil ERKEN’in ekibinde   başka FEÖCÜ var mıydı? Yok biliyorum. Ama bundan da artık o kadar emin değilim. Zira  Hazım SESLİ’nin      bu arkadaşlardan  birinin terfisi için  Adnan ŞİŞMAN nezdinde  referans olduğunu, ancak ŞİŞMAN’ın arkadaşı terfi ettirmeye makam ömrünün vefa etmediğini duydum. Şayet doğruysa bu arkadaşlardan biri veya birkaçı da  kripto FETÖCÜ olabilir! 
TESADÜF 2
 Sendika temsilciğinden sonra Adil ERKEN’in  siyasette de önlenemez yükselişi başladı. Birgün bir baktık FETÖCÜ Alaadin AKTAŞ, Basri YILDIRIM yönetiminde Ak Parti İl  Yönetim Kurulu üyesi olmuş. Aynı anda Adil ERKEN de  üniversitede Menzilci olarak bilinen Tahir GÖNEN’le birlikte merkez ilçe yönetimine girivermiş.  Sendika seçiminde net olarak gördüğümüz Adil ERKEN  FETÖ birlikteliği,  Ak Parti içine SIZARKEN de  devam etmiş. Bu haberi aldığımda senin FETÖCÜ  olduğun hususu benim için zan olmaktan çıktı,  gerçeğe dönüştü. Ama yine de sustuk! Henüz 15 Temmuz olmamıştı, derdimizi kimseye anlatamazdık. Zira  ciddi bir siyasi destek de  arkandaydı! 
Tarihler 27 Kasım 2013’ü gösterirken  Adil ERKEN ve Alaaddin AKTAŞ, Ak Partiye girdi. AKTAŞ  davadan, yani cemaatten  döndüğünü söylüyordu, ERKEN ise zaten cemaatçi değil, sözümona Uşşaki idi!  YERSENİZ!   Bunların Uşak içinden ve Ankara’dan güçlü referansları vardı. 17-25 Aralık daha olmamıştı ama, 7 Şubat 2012’de  MİT KRİZİ  yaşanmıştı.  MİT KRİZİ YAŞANDIKTAN SONRA BİLE YETİM ADİL’İN   bugün cezaevinde bulunan FETÖCÜLERLE YAKIN İŞ ve  EYLEM BİRLİĞİ  DEVAM EDİYORDU!
TESADÜF 3
Bu durum dikkat çekiciydi ve tedbir alınmalıydı. FETÖ’nün algı yönetmeni twitter fenomeni FUAT AVNİ devreye sokuldu. Fuat AVNİ   1 Haziran 2015 seçimlerinden önce sandıkta oy çalacak  Ak Hırsızları açıkladı. Alakasız saçma sapan  isimlerde vardı ama ALAKALI isim ADİL ERKEN’Dİ!    FETÖCÜLER operasyonlarını yiyen diğer tarikatlardan cemaatlerden ve de siyasilerden  dolayı   herkesi kör, âlemi sersem  sanıyorlardı!  
Şimdi bu BAYAT OYUNU YİYELİM Mİ ADİL EFENDİ!  Dalga mı geçiyorsunuz!?  Seçim sistemini bilen herkes Uşak’ta bir sandık başkanının oy çalmasının imkânsız olduğunu bilir. En iyi de FUAT AVNİ bilir!    Bir sandık başkanı, çok kurnazsa ve  sandık başında olanların çoğu eğitimsiz veya salaksa, geçerli sayılacak birkaç oyu geçersiz, geçersiz sayılması gereken birkaç oyu da geçerli sayabilir. Bu iletişim çağında  bu dahi çok zayıf bir ihtimaldir. Bu tedbir  FETÖCÜLER tarafından   AK PARTİ içine sızdırılmış FETÖCÜ Adil ERKEN’in deşifre olacağı endişesiyle, onun yerini sağlamlaştırmak için hayata geçirilmiştir.   Nitekim tedbir gereği, Adil ERKEN  Fuat AVNİ’nin hedefi olduğu, iftiraya uğradığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş ve bunu basın yoluyla ilan ettirmiştir. Ancak istihbarat raporlarına yine de  FETÖ şüphelisi olarak girmesini engelleyememiştir. Demek ki bu memleketin istihbaratında vatan ve millet ehli bazı çalışanlar varmış! Bu durumu gören Adil ERKEN ve bağlı bulunduğu üst akıl  15 Temmuzdan sonra can havliyle aynı konuda bir kez daha suç duyurusunda bulunuyor ve HİZMETİNİ  gören basına “ Fetö mağduru ve Fuat Avni tarafından iftiraya uğrayan akademisyenden son hamle!” başlığı altında haber yaptırıyor! ALGI OPERASYONUNA DEVAM YANİ.  
Ey bu işlere alet olan basın, TAKİPSİZLİK verilen bir kararın arkasından yapılacak iş, süresi içinde en  yakın Ağır Ceza Mahkemesine itirazdır. Bundan sonra karar kesinleşir. Aynı konuda ikinci kez suç duyurusu olmaz. Bunun haber değeri yoktur! Siz de FETÖCÜ  iseniz, amacınız HİZMETE HİZMET ETMEK İÇİN  algı yaratma çalışmasıysa   sözüm yok. Ama FETÖCÜ  değilseniz fena halde yanıltılıyorsunuz, haberiniz olsun. Adil ERKEN,   Fuat AVNİ mesaisine mazhar oluyorsa, korumaya alınmasını sağlamak  ve içinde bulunduğu ortamda yükseltilmek isteniyorsa,  FETÖ için çok önemli bir adamdır bilesiniz!  
Bak ADİL Efendi, bunu ben de yemem istihbaratçılar da yemez.  Dandik  ve gayri ciddi bir konuda, dandik bir suçlamaya muhatap olmak FETÖ MÜCAHİDİ olduğunu değil köküne kadar FETÖCÜ  olduğunu gösteriyor.   Bütün bunlar tesadüf olamaz.  Senin yerine kim olsa Fuat Avni’nin bu ithamını ciddiye almazdı. Sen niye bu konuyu ısıtıp ısıtıp gündeme taşıyorsun?  Sebebi ateşin bacayı sarması olmasın!  

TESADÜF 4
   Ne olduysa seçim atmosferine girildiğinde oldu. Uşak ilinde  senin başını  çektiğin ve FETÖCÜLERİN  tesirindeki Ak Parti yönetiminin neredeyse tamamen katıldığı bir ekiple rektörü FETÖCÜ ilan ettiniz. Buna Ak partinin içindeki Menzilci ve Tarikatçı unsurlar desek belki daha doğru olur.    Müthiş bir dezenformasyon yaptınız.  O günkü valiyi bile buna inandırdınız.  Mümin kardeşliği esasına iman etmiş  rektör, bu kişilerin kendi aleyhine olabileceğine, varoş kadınları misali arkasından dedikodu yapılabileceğine  uzun süre inanmadı. Halbuki  başta Menzil ve belediye olmak üzere, Ak Parti teşkilatı rektörün FETÖCÜ olduğunda müttefikti!!!  İl Başkanı Basri  YILDIRIM  olmak üzere herkes aleyhineydi, her yerde konuşuyor, rektörün yüzüne ise başka şeyler söylüyorlardı.   Sanki 2013 Kasım sonunda Aladdin AKTAŞ’ı Parti yönetimine Basri  YILDIRIM  ve arkasındaki güçler sokmamıştı!  FETÖCÜ valilerle iş ve eylem birliğiyle ili FETÖYE  teslim edenler sanki onlar değildi. O günlerde öğrendik ki, FETÖNÜN  merkezi Uşak ilinde üniversite ve rektörü FETÖCÜYMÜŞ!   Sanki bu idarecilerin kendileri, yıllarca FETÖCÜLERİN  isteklerini emir telakki etmemiş,  Milli Eğitimi ve tüm stratejik kurumları FETÖCÜLERE  sunmamışlardı!  Ama olsundu. Yine de  üniversiteyi FETÖCÜLERE ve DİĞER GURUPLARA yem etmemiş rektör FETÖCÜYDÜ!  Bu algı operasyonu son derece yoğun yapıldı. Sonuçtan çok emindiler. Ankara’da bağlantıları vardı.  Sonucu temin etmek için Adil ERKEN liderliğindeki FETÖCÜ ekip  binbir türlü  dolap çevirdi!  
Çevrilen dolapların içeriğine girmeyeceğim ama, sen Adil ERKEN, seçim sabahı seçimden bir saat önce,  bir rektör adayıyla beraber Mehmet Emin YÜKSEKKAYA’nın odasında  ne görüştüğünüzü söyleyebilir misin? Ben senin şeyhinle bu görüşmeyi yapmanı beklerdim ama YÜKSEKKAYA  ile yaptın. Yani gerçekte feyz aldığın kişiler farklı. Çakma şeyhler farketmese de bu böyle.    
  Herkes bir hesap yaptı fakat Allah(cc)’ın da bir hesabı vardı. Rektör Hoca  tekrar atandı.  Daha sonra büyük bir panik yaşadın,   Hatırlıyor musun? Rektörlük seçiminde de FETÖCÜLERLE birlikte hareket ettin. UŞŞAKİLERLE MENZİLCİLERE ne anlattın onları nasıl YEDİN  bilmiyorum. Ama onları da yiyebildin çünkü onların içinde de çok sayıda müttefik FETÖCÜ vardı! Organizeydiniz yani! 

TESADÜF 5 
Bu sıralarda İlyas EROL denen zavallı bir öğrenciye 24 Mart 2015 tarihinde bir ihbar  mail’ini CİMER’e attırdın, attırdınız.    Bu tür ali cengiz oyunlarınızla  rektörün atanmasını engelleyeceğinizi düşündünüz.   Devleti sahipsiz zannettiniz.  Çevirdiğiniz dolapların yukarıya etki edeceğini sandınız, ama  olmadı!  Bundan sonra  üniversitede BEN YETİMİM diyerek KÜÇÜK EMRAH’ı oynadın. Rektöre yakın olduğunu düşündüğün, rektörden senin adına yardım isteyeceğini düşündüğün birçok kişinin yanına gittin, YETİMİM BENİM SAHİBİM YOK  diye ağladın.  Hatırladın mı? Hatırla bence! 

Ama doğrusu bir FETÖCÜ olarak  misyonunun gereğini yerine getirdin. Vazifeni yaptın, ihaleyi, Menzil-Belediye - Ak Parti hattına bıraktın. Uşşakiler, Altınolukçular gibi nisbeten daha küçük oluşumlarda bu tezgaha, bu kumpasa  destek verdi. Artık bundan sonra sen ve senin bu yapılar içindeki adamlarınla ortak operasyona başladın. 24 Martta Cimer’e şikayette bulunan  İlyas Erol’un  Haziran 2015’de  şubede  ifadesi alındı. 

Bu ifade, iddianamede ortaya çıkıncaya kadar  elbette haberimiz olmadı. Fakat olanların  oldu. Sen zaten kumpasın sahibiydin. Bu çerçevede Belediyenin,  Menzilin, bu unsurların Ak Parti içindeki uzantılarının iddianameyi ben yazdım dediği rivayet olunan  belediye avukatı Hüseyin Ufuk Uğur’un haberi oldu. İddianamede belediye avukatının izi olduğuna inanmak istemiyorum. Şayet doğruysa Adalet kurumu  adına bir faciadır.  

Evet Adil Efendi Antalya’ya gitmeden önce, senin bizzat benimle ilgili Kripto Paralelci dediğini duymuştum. Fakat bu söylemin sesi Şube Müdürü Sezayi DAŞDEMİR’den geldi.  Daşdemir isimli, Azeri öğrencinin harç parasına çöken, iş savcılığa aksedince mecburen ödemek zorunda kalan hadsiz  benim kripto paralelci ve hortumcu olduğumu iddia eden teweet attı.   Sen de paylaştın.  O sıralar Antalya’ya gelmek üzereydim. Önce Daşdemir’i şahsıma ve kuruma yönelttiği iftiralar nedeniyle şikâyet ettim. Sonra de seni şikayet ettim fakat sen suçunu inkar ettin. Çünkü sen mert bir adam değildin. Eyleminin sorumluluğunu alacak yürek sende yoktu.  Sen bir FETÖCÜYDÜN ve kullanışlı adamları kullanırdın! 
  Benim gibi hayatı FETÖ ile mücadele etmiş, bu nedenle bedel ödemiş bir adamı KRİPTO FETÖCÜ ilan etmek, algı yaratmak kimin işine yarayacaktı? FETÖCÜLERE değil mi? 
Haklı olarak seni de  şikâyet ettim? Sen gittin  SANA, yani FETÖYE  HİZMET  eden basına,    “FETÖ  ile mücadele ettiğim için hakkımda soruşturma açılıyor” diye beyanlarda  bulundun.
YALANCININ!  
Daşdemiri kullandın DAŞDEMİRİ YAKTIN.  Geçen günlerde  DAŞDEMİRLE  birlikte  İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU’ya sunulmak üzere alternatif FETÖCÜ listesi hazırladığını duydum. Gerçekse  ne  cesaret! 
BAŞIMIZA  TAŞ YAĞACAK! SENİN GİBİ FUAT AVNİ TARAFINDAN KORUMAYA ALINMIŞ BİR FETÖCÜNÜN LİSTESİ Mİ DEVLETE YOL ve YÖN GÖSTERECEK. Merak etme Adil, Devlet biliyordur, DEVLETİN  senin gibi bir FETÖCÜ,  DAŞDEMİR gibi suçlu kişiliği yargı kararlarıyla  sabit kişiler  tarafından hazırlanmış FETÖCÜ listelerine  ihtiyacı yoktur. Benim şahsi kanaatim devletin en büyük zaafı,  senin gibi bir FETÖCÜYÜ çoktan  KELEPÇEYİ VURUP CEZAEVİNE TIKMAMIŞ OLMASIDIR. Sen aslında KRİPTO  da değilsin, yaptıkların çok açık görülüyor ama devletin içine sızmış FETÖCÜLER  tarafından şimdilik korunuyorsun. Aynı Adil ÖKSÜZ’ün korunduğu gibi!  AMA SENİN İÇİN ÇOK GEÇ ADİL, SENİ FUAT AVNİ DEŞİFRE ETTİ, FUAT AVNİ YAKTI! SENİ ADİL ÖKSÜZ GİBİ ADLİYEDEN SALIVERECEK HAKİM DE BULAMAYACAKSIN!  

TESADÜF 6

Sonra  Adil Efendi İlyas EROL   diye bir zavallı öğrenci buldun veya buldular!  Çocuğun hayatını yakma pahasına ifadeye gönderdin.  İlyas EROL Şubede verdiği ifade de   ben ve rektör hakkında bir sürü iftirada bulundu.  Benim Ali YILDIRIM’la  birlikte TEKNOKENT’in  büyük ortağı olduğumu buradan gelecek parayı  FETÖ’ye  ye aktaracağımı söyledi.. BÜTÜN BUNLARI ADİL ERKENDEN DUYDUM. ONDA BU KONULARDA ÇOK BİLGİ VE BELGE VAR DİYEREK seni kaynak gösterdi.  Yani ÇIBANIN BAŞI ADİL ERKEN  dedi. Ama koruyucuların ÇIBANI PATLATMAK istemediler. Seni Savcılığa çağırıp ifadeni almadılar. Senaryonun içinde bir çok kişi var ama, senarist ve başrol oyuncusu SENDİN Adil Efendi. 

Ben seni savcılığa çekeceğim. Yarın ifadeye gittiğinde, elbette suçunu kabul etmeyeceksin. Ben öyle söylemedim şöyle söyledim İlyas EROL yanlış anlamış diyeceksin. Veya ben söylemedim diyeceksin. Hani toplantın olduğu için şubeye gidememişsin ya, şimdi de  kaçacak suçu gariban bir çocuğun üstüne yıkacaksın. Onun tahsil hayatını yakacak, onu genç yaşta ceza görmesine sebep olacak zerre kadar rahatsızlık hissetmeyeceksin! Tam bir FETÖCÜ KARAKTERİ! 

Beni iddianameye soktun.  FETÖ  adına benden intikam alınmasını sağladın. Aferin sana! Neyin intikamını aldın SİNSİ FETÖCÜ!   FETHULLAH DENEN SOYTARIYI DEŞİFRE  ettiğimiz bu yazının mı intikamını aldınız.  
http://www.usak.tv/sozkesenlerin-ilahlik-mucadelesinde-iktidar-ve-sahsiyet-makale,130.html

Yoksa “Hükümeti yıkabilmek için Türkiye’yi yıkmaya uğraşıyorlar. Bugün dışarıda Türkiye aleyhine çalışan bunlardan daha büyük bir örgüt yok.  CİA’ya MOSSAD’ a gerek yok, bunlar var artık!.....” “……Yeter,  her şey yerli yerine koyulmalıdır artık. Kimse üç maymunu oynamamalıdır.  Güneydeki ülke sevdikleri ülkedir.  Mısırdaki darbeye darbe diyemezler .  Mavi Marmara şehitlerine şehit değil fetvası verirler. Siyonist devleti otorite kabul ederler.     Beyrut Kasabı  Şaron  öldüğünde   taziye mesajı yayınlarlar  Katledilen Filistinli çocukları tanımazlar bilmezler!   İsrail ve Amerikan  Neocon’larının Türkiye’yi ele geçirme projesinin parçası olmakta hiçbir beis görmezler.  Sonrada Allahımız var peygamberimiz var, derler. Allah’ı ve Peygamberi olan KPSS sorularını Fetih suresi eşliğinde dağıtır mı ? Ayıptır günahtır.” tespitini yaptığımız.   bu yazının mı intikamı alındı? http://www.usak.tv/fetih-suresi-okuyarak-cehennemi-kazanmak-makale,137.html


BAK ADİL EFENDİ FETÖCÜ olduğun o kadar açık ki, kumpası kuruyor ama elini ataşe sokmuyorsun. Maşa kullanıyorsun. Tam bir FETÖCÜ tavrı ve taktiği!  Sinsi, hesapçı, egoist ve hedefe giden yolda her şey mübahtır felsefesi. Bir FETÖCÜ de ne varsa hepsi sende fazlasıyla var! 40 yaşındasın yolun yarısını geçmişsin.  20 yaşındaki bir çocuğa bunu nasıl yapıyorsun vicdansız! O daha hayatın başında. Hayatın başındaki bir genci böylesine kirletmek seni rahatsız etmiyor, ÇAKMA ŞEYHLERİNİ rahatsız etmiyor,  değil mi? İşte bu sebeple sen bir FETÖCÜSÜN. Dava arkadaşlarını  da TBMM’ni, Özel Harekat Merkezini bombalamak, halkın üzerine uçaklarla tanklarla helikopterlerle, makinelilerle ateş açmak rahatsız etmemişti. 
 Millet düşmanı ABD uşaklarında, yalancılarda, iftiracılarda, kumpasçılarda   hainlerde vicdan sorgulaması yapmakta bizim saflığımız olsun! 

Ben TESADÜFLERE  inanmam Adil ERKEN. Bu kadar çok TESADÜF olmaz. Senin FETÖ’cü olduğuna dair bu kadar belirti ve delil varken,  hepsine TESADÜF demek ya salakların ya hainlerin işidir.  
 
Korunuyorsun!  Bazı mahfiller seni korumaya almışlar. Ama bil ki,   bir YETİM  olarak değil, korunsan korunsan DUL KADININ ÇOCUĞU olarak korunabilirsin.  En azından benim kanaatim bu yönde.  Sen gerçekte YETİM  olsan  Peygamberlerin, Salihlerin, Velilerin Mü’minlerin  himayesinde olurdun. Halbuki anlaşılıyor ki, FUAT AVNİ’nin koruma ve himayesini tercih etmişsin!    Bugünün Türkiyesi’nde FUAT AVNİ himayesindeki DUL KADININ ÇOCUKLARI ne kadar korunabilirse o kadar korunacaksın! Güç Allahındır!  Masonlara, Siyonistlere. Amerikan Neocon’larına güvenme.  Bak serseri Feto onlara güvendi ne hallere düştü!    Peşindeyim  Adil ERKEN. Bilesin ki, Allah Rızası için, vatan, millet ve din aşkıyla peşindeyim.  Birlik Vakfı Uşak Şubesi Başkanı olan şeyhin de, Ak Parti içindeki Menzilciler veya tasavvufi ekoller de seni koruyamaz. Abdülhamit GÜL gibi siyasetçilerin yanına gidip onları yalanlarınla iftiralarınla iğfal etmeye kalkma. Seni muhataplarınla yüzleştirmek, iftiralarınla aldattığın insanları aydınlatmak bundan sonra benim öncelikli  işim. Adı bakan, adı vekil, adı vali, adı emniyet müdürü kim olursa olsun, senin gibi bir FETÖCÜ için harekete geçen, ŞEFAATÇİ olan  kim olursa olsun yanacak!    FETÖCÜ  ADİLİ KORUMAYA GÜÇLERİ YETMEYECEK!  
Buradan Uşak üniversitesinde FETÖ soruşturmasını yapanlara sesleniyorum. Adil ERKEN’in FETÖCÜLÜĞÜNE  tanığım. İfademe başvurulmasını  talep ediyor  bu makalemin de bir delil  ve suç duyurusu kabul edilmesini istiyorum. Heyete ifademi sunduğumda daha başka bilgilerde vereceğim. 
 Gazeteci Murat YETKİN’in geçen günlerde yayınladığı makaleden bir bölümü, ADİL ERKEN DENEN FETÖCÜYE SAHİP ÇIKANLARA VEYA SAHİP ÇIKMAYA TEŞEBBÜS EDECEKLERE  İTHAF EDİYORUM, DİKKATLE OKUSUNLAR LÜTFEN. 
 “Halen görevde olan bakan üzüntüyle anlatıyordu. Çocukluğundan beri tanıdığı, Milli Görüş hareketinde birlikte yer aldığı bir arkadaşıydı söz konusu olan. Kendisi AK Parti’ye geçmiş ama o geçmemişti, bir ilde üst düzey bir görevdeydi. 15 Temmuz kanlı darbe girişimi ardından bir gün arkadaşının eşi arayıp yardım istemişti: Arkadaşı “Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ)” üyesi olmak suçlamasıyla gözaltına alınmıştı. Bakan hemen ne olduğunu anlamaya çalıştı, güvenlik yetkililerinden bilgi istedi. Bu işte bir yanlışlık olmalıydı. Arkadaşının gerçekten de Gülen cemaatiyle hiç bir teması görünmüyordu. Çocuklarını o okullara göndermemiş, Bank Asya’da hesap açmamıştı, hatta Zaman gazetesine bırakın abone olmayı okuduğu dahi görülmemişti.
Bakan inanamıyordu ama bir de MİT’ten gelen bir dosya sunuldu Bakana. Buna göre arkadaşının cep telefonunda ByLock yazılım programı yüklenmişti. Bu uygulama aracılığıyla yalnızca bir kişiyle haberleşmişti. Bir yıl içinde 109 kere ve sadece aynı kişiyle haberleşmişti ve o kişi istihbarat kayıtlarına göre o ildeki “kıta imamı” idi, yani askeri birlikler ona bağlıydı. “Hemen elimi çektim” dedi Bakan üzüntüyle, “Yapacağım bir şey yok bu durumda.”
Herkes ayağını denk alacak  Adil Efendi.  Bu işlere soyunduysan bedelini ödeyeceksin.   Senin gibi bir iftiracının damarlarındaki şaibeli kanın basıncı buna  dayanır mı bilmem. Ama bildiğim bir şey var, yaptıklarının bedelini muhakkak ödeyeceksin. Ben devletlulere, kendinde güç vehmedenlere  güvenmem. Allah’ın Kitab-ı Keriminde hain diye vasıflandırdıklarını feyzimi Kitap’tan aldığım için de  çok iyi tanırım.  Sadece Allah’a(cc)  güvenirim. Zira   Allah GÜÇLÜ ve HAKİMDİR.   
Bak Adil,  sen FETÖCÜLERLE iş tutarken 25 Ekim 2013’te UĞUR MUMCU SÜRPRİZ HEDİYESİNİ ALDI, ŞİMDİ SIRA HAKAN FİDANDA! adlı makalemde siz FETCÜLER hakkında şu tespitte bulunmuşum. http://www.usak.tv/ugur-mumcu-surpriz-hediyesini-aldi-simdi-sira-hakan-fidanda-makale,123.html
 “Hayatları boyunca güçlülerle ve güçlülerin koynunda büyüyenlerin zayıfın yanında olmanın ne demek olduğunu anlayacaklarını sanmıyorum. Ancak güçlülerin koynunda büyüyenlerin, Lâ ilâhe illallah, ayeti mucibince, asıl güçlünün ve asıl muktedirin kim olduğunu günü gelince anlayacağını biliyorum. Ansızın ve kıskıvrak yakalanacaklardır!” ADALET KESİN yani. Anladın sen onu! İLAHİ ADALET ŞAŞMAZ. 
Dinle, ADİL ERKEN denen zat. FUAT AVNİ gibi gerçek olmayan hesaplarda seni parlatmak için uydurulan gayri ciddi konular için, bir şey çıkmayacağını bile bile ikide bir C. Savcılıklarına koşup devleti oyalama. TAKİPSİZLİK verilen konularda saçma sapan suç duyurularını tekrar tekrar  yapıp, basında kendi lehinde haber çıkarttırıp temizleneceğini sanma. Devletin Adalet Kurumunu antin kuntin işlerine alet etme. Haddini bil.  Bak sana CİLLOP  gibi bir yazı!  Herşey  ortada, tez ortada, gerçek kişi yazar belli. Muhatabın   senin ve  kaypak dava arkadaşların gibi ADALET KESİN türü fake hesapların ardında saklanmıyor. Gerçekleri yazıyor altına imzasını atıyor. Koş şimdi C. Savcılığına, iftira attığım kumpas kurduğum, FETÖ iddianamesine  girmesini sağladığım    adam bana FETÖCÜ  diyor, iftira atıyor de! Devletin istihbarat raporlarında FETÖ  şüphelisi geçiyormuşum, iftiraya uğradım DEVLET’tende şikayetçiyim. de!    
Senin için yolun sonu göründü. Bilesin! 
Bir sonraki yazımda benim yazılarımın hesabını gazetecilerden soran, silah zoruyla makalelerimin kaldırılmasını isteyen, yazıdan, fikirden, düşünceden Kur’an dan korkan kuş beyinlileri yazacağım.  Gazetecilerin kafasına silah dayayan, darp ve gasp suçlarını işleyen eşkıyaları ve bu eşkıyaların arkasındaki gücün fikri ve siyasi düzeyini ifşa edeceğim.
Saygılarımla. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
eski müdür 3 ay önce

ali galip hocama zarar vermek isteyen hainler hadi başka kapıya avucunuzu şapır şupur yalayacaksınız....

Misafir Avatar
Cemal BİNGÖL 3 ay önce

uzun geliyorsa sen de okuma mehmet aslan. neden bu sıkıntınız? hepsini bir çırpıda okudum ve hiç de sıkılmadım. hatta aydınlandım.

Misafir Avatar
Mehmet Aslan 3 ay önce

Hocam kac gunde yaziyorsun bu makaleyi..Okunacak gibi degil makaleleribiz.Hic mi elestireniniz yok.Sıktı artik su Fetö muhabbetleriniz.Bunu yayinlayan adama da sesleniyorum.Lutfen yeter su hocadan makale yayinlamayin.

Misafir Avatar
İnsan, İnsanla Konuşur. 3 ay önce

sn. ali galip baltaoğlu. yazılarınızı yazarken oldukça emek harcadığınız belli oluyor. kaynaklarınız doğru yada yanlış bi tarafa ama hak ve adaletten bahsederken kimseyi zan altında bırakmamanızda gerekmektedir. yazılarınızda ima ettiğiniz sendika ekibindeki üniversite personelleri görevlerinin başındadır. şayet bu karışık ortamda birini ortaya atacaksanız veya fetö diye ima edecekseniz önce aldığınız duyumu teyit bakımından arayıp konuşun kişiyle. hatta ses kaydı yapın sonra yazın. sesli nin referans olduğunu söylediğiniz kişiyi iyi tanırım. bir Allah ın kulu da ona fetö cü diyemez. zaten o zamanda adnan bey e sesli ile hiçbir bağlantısı veya tanışmışlığı olmadığını söylemiş hatta bu konuda sait bey le de bir görüşmesi olmuştu. zira sesli milletvekilliği çalışması yaparken odaları dolaştığında rektör değişecek değişince gelin yardımcı olayım” demiş (nereden biliyorsa..!) kendisi gitmemişti. sait bey e de aynen durumu söylemişti. Allah c.c. her şeyin doğrusunu bilendir. bilginize.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.