07.07.2015, 00:00

“körler sağırlar; birbirini ağırlar”

 

İnsan nefsinin gereği olarak, iyi şeylerin yanında kötü şeyleri de yapabilmektedir. Bu kötülüklere karşı, onu engelleyen inançları ve eğitimle öğrendiği güzel şeylerdir.İnsan, yaratılmış olan canlıların içinde en değerli olanıdır.. İnsanoğlu doğduğunda dünyaya çıplak olarak gelmekte, giydirilip; el bebek gül bebek büyütülmektedir. Allah insana nefis verdiği gibi, akıl da vermiştir. İkisini birlikte hem kendisi için, hem toplum için iyi şeylerde kullan diye. Elbette bütün dinler, insanların ve toplumların mutluluğu için birtakım kurallar getirmektedir. İnsan iyi şeylerden çok, kötü şeylere (Günaha) meyletmektedir.

 Bugün gelinen noktada ne yazık ki insanlardaki hırs, bencillik duygusu nedeniyle başkalarının haklarına tecavüzler, kavgalar, savaşlar ve adaletsizlikler olabilmektedir.Elbette İslam dini inananlara bir takım görevler vermiştir. Yüce Allah“Çıplak olarak dünyaya geldiniz kiminiz zengin, kiminiz fakir oldunuz. Ben sizlere durumunuza uygun ibadet ve vazifeleri veriyorum. Bunları yapınız buyuruyor.”

İslama göre zengin zekât ve sadaka, fitre verecek. Fakiri fukarayı gözetip kollayacak. İnsanlara sevgiyle, kardeşlikle yaklaşacak. Düşmüşü kaldıracak, aç olanı doyuracak, hak edene hakkını verecek.Ramazan ayında tutulan oruç ibadeti, zengine açlığın ne demek olduğunu, fakirlere ise aç kalmaya karşı sabrı öğretmektedir. Keza Ramazan ayı Zekat, Fitre ve Sadakanın bolca dağıtıldığı, bereketin ve selâmetin, ibadet hazzının bolca yaşandığı bir aydır.

İzin verirsenizRamazan”ın en önemli güzelliklerinden birisi olan  iftar sofralarından bahsedelim: Her yıl  Mübarek Ramazan ayı geldiğinde Müslümanları tatlı bir telaş sarar. Bu mübarek ay oruç, sadaka, zekat ve yardımların en çok yapıldığı bir aydır. Bu ay içerisinde mü´minler daha çok sevap kazanayım diye yardımdan yardıma koşarlar. Hele hele akşam üzeri iftar vakti gelince müthiş ziyafetler hazırlanır ve gelen misafirlere sunulur. Ama bu misafirler genelde, “ körler sağırlar; birbirini ağırlar” türünden olur.İşte asıl sizlerle  paylaşmak istediğim husus da  budur.Ramazan Ayın´ da, iftar davetleri artar. Dostlar, iftara davet edilir. Onların davetine gidilir. Birlikte iftar edilir. Bu gelenek, hem insanların birbirlerine yaklaşmalarını sağlar, hem de yardımlaşma ve cömertlik duygularını canlandırır. Ayrıca Ramazanda, iftar vermenin sevabı da büyüktür.

Ayrıca Ramazan ayı iftarlarıyla yaşattığımız nadir güzelliklerden biridir. Ramazanda, iftar sofralarında, yoksulların olması, ayrı bir huzur ve ayrı bir renk ve güzellik katar. Bu sofralar ancak o zaman Halil İbrahim Sofrası olur. Acaba sizce yanılıyor muyum? Ramazanda verilen, güya iftar yemeklerinde başta politikacılar, daire müdürleri, valiler, belediye başkanları, yerel yöneticiler, sayılı zengin iş adamları, bürokratlar, meslek odaları başkanları, sivil toplum örgütlerinin yöneticileri, şatafatlı iftar sofralarının başköşesinde, yerlerini alırlar. Oysa Yüce Dinimiz ve geleneklerimize göre, iftar sofralarının başköşesinde, yoksullara yer vermek gerekmez mi?

Bakınız! Vilayet, belediyeler, meslek odaları, sivil toplum örgütleri, verdikleri iftar çadır ve yemeklerinde; sıcak bir tas çorbaya muhtaç, yoksul vatandaşlarımız genelde yok denecek kadar azdır. Ayrıca devletin imkânları ve amaç dışı para ile verilen iftarların, sevap olmadığı da gerçek din adamları tarafından üzerine basa basa ifade ediliyor. Halkımızın vergilerinden oluşan devlet kesesinden verilen iftarların, ‘´Sevap hanesineyazılıp yazılmayacağı tartışmalı bir konu olsa gerek. Gerçekten ´bu konu her ramazan ayında bir gelenek olmuştur. Ramazan ayında Devlet Adamları, Valiler, Belediye Başkanları, Meslek Odaları Yöneticileri ve Sivil toplum Örgütleri iftar yemekleri veriyor. Ancak devlet kesesinden veya üyelerden toplanan aidatlarla verilen iftar, kişinin sevap hanesine yazılmaz. Kişi, kendi parası ile iftar verirse, sevap olan budur. Yoksa devletin temsil ağırlama giderinden yada üye aidatlarıyla iftar verirsen, hem de şatafatlı iftarlar verirsen, bu sevaba girer mi?

Sakın yanlış anlaşılmasın. Din adamı da değilim amaElhamdülillah mütavazibir müslümanım. Ancak İftar benim bildiğim, oruç tutan maddi durumu zayıf olan kişilere, maddi durumu iyi olan kişilerin vermiş olduğu ziyafet olmalıdır.Bana göre İftar sofraları ve Ramazan ayında, yediğimiz lokmanın, "Helal" olup olmadığının, muhasebesinin yapıldığı ay da olmalıdır. Gerçekten Müslüman bireyler olarak çocuklarımıza, yedirdiğimiz lokmanın, helalliği üzerine düşünmemiz gerekmez  mi?

Keza iftar sofralarında, yedikleri lokmanın helal olup olmadığında, tereddüt eden insanlarımız, yedikleri yemek karşılığı kadar, bir fakire katkıda bulunabilirler. Bu tutumları ile o sofrada, bir yoksulun bulunmasını da sağlamış oldukları gibi, tereddütlerini de ortadan kaldırmış olurlar. İslam dinine ve geleneklerimize göre, iftar genellikle, yoksul insanlarımıza verilir. O nedenle de İftar ve sahur sofralarında, mutlaka fakirlere yer verilmelidir. Hatta Belediyelerin, vermiş olduğu iftar yemekleri, yoksul vatandaşlara yönelik olmalıdır.

Bakınız! ResulullahSallallâhu Aleyhi Vesellem:"Ramazan ayında, kim helal kazancından, bir oruçluyu iftar ettirirse, Ramazan´ın, bütün gecelerinde, melekler ona dua eder ve Kadir Gecesinde, Cebrail Aleyhisselâm onunla musafaha eder yani tokalaşır. Cebrail Aleyhisselâm kiminle musafaha (tokalaşırsa) ederse, onun kalbi incelir ve gözlerinin yaşı çoğalır." Buyurmuştur. Diğer yandan, Peygamberimiz "Ramazan ayında, kim helal kazancından bir oruçluyu iftar ettirirse, Ramazan`ın bütün gecelerinde, melekler ona dua eder ve Kadir Gecesinde Cebrail Aleyhisselâmonunla musafaha eder (tokalaşır). Cebrail Aleyhisselâm kiminle musafaha ederse, onun kalbi incelir ve gözlerinin yaşı çoğalır.” Demişti.Dinimiz, iftar sofralarını, özellikle muhtaç olanların, fakir fukaranın çevresinde oturduğu ve zenginlerin de ellerindeki imkânlarını paylaştığı alanlar olarak değerlendirir. Ancak bugün bazı iftarların, farklı imkânlar, hatta devlet imkanlarıyla,şatafatlı iftar şölenlerine dönüştürüldüğüne de tanık oluyoruz. Elbette gösterişten uzak, dinimizin gerektirdiği şekilde, helal lokma ile iftar veren kişi yadakişiler de var. Bu insanlarımız için, önemli olan, maddi değil, manevi zenginliktir.

Gerçekten kendi parasıyla helal kazancından verilen iftarlar taktireşayandır.Bu tür verilen İftar yemekleri, diğer varlıklı insanlarımıza, örnek olur mu bilinmez ama ülkemizin her kentinde olduğu gibi Uşak İlimizde de, İftar yemekleri, genellikle de vilayet, belediyeler ve sivil toplum örgütleri ve meslek odaları tarafından veriliyor. Hâlbuki iftar yemeklerini, kurum/kuruluşlar değil de varlıklı insanlarımız vermelidir. Acaba yanılıyor muyum?  Dinimiz ve geleneklerimizin, gereği de bu değil midir?Ayrıca iftar vermek için, varlıklı olmak şart değildir. Peygamber efendimiz, (Bir kimse, bu ayda bir oruçluya iftar verirse, günahları affolur. O oruçlunun sevabı kadar ona sevap verilir) buyurunca, Eshab-ı kiramdan bazıları, bir oruçluyu iftar ettirecek kadar zengin olmadıklarını söylediler. Onlara cevaben peygamberimiz, (Bir hurmayla iftar verene de, yalnız suyla oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de bu sevap verilir) buyurdu. Ne mutlu helal lokma ile iftar verenlere ve iftar yapanlara!

Yanılmıyorsam bugün dünyamızda 6.7 milyar insan yaşamaktadır. Bu insanların rengi, dili, dini ne olursa olsun, hepsini yaratan ALLAH´tır. Eğer Allah´a inanıyorsak ve onun emirlerine uymak istiyorsak, Ramazanımızı hem kendi insanımız, hem de dünya insanlığının barışı ve huzuru için ibadet ederek, maddi katkılarda bulunarak geçirmememiz gerekmez mi?Bir taraftaninsanlar açlıktan ölürken, yoksullukla savaş verirken diğer yandan zevk ve şatafat içinde yaşayan, bencillikten kurtulamayanlara insan gözüyle bakılabilir mi? Çoğunlukla tanık olduğumuzgörüntü ve âleme  gösteriş tarzında iftar ziyafetleri tertip etmek dinimizce caiz midir?

 

Gelin bu yıldan başlamak üzere Uşak”da bir ilk yapalım mali milat olsun. İftar verecek olan kurumlar, kuruluşlar, zenginler iftara (ziyafete) evine yiyecek alamayan, yiyemeyen kişileri yazılı, görsel basın aracılığı ile davet edelim. İftar yemeklerini onlara vermeye çalışalım. Yöneticilerimiz bu konuda teşvik edici ve örnek olsunlar.  Hali vakti yerinde olan Uşaklılar! Hep beraber iftar verelim, oruç açtıralım. Ama kimlere?  Elbette fakir fukara ve gurabaya. Umardrımiftear sofraları, iftar ziyafetleri konusundaki bu mesaj bu mübarek günlerde amacına ulaşır.

Son söz olarak Mübarek Ramazan ayında kötü alışkanlıklarımızı terk edip, hem kendimize hem de ailemize, toplumumuza yararlı olmanın yollarını da bulmalıyız. Dün neredeydim bugün neredeyim, yarın ne olacağım sorularını kendimize sorarak barıştan, kardeşlikten, huzur ve güvenden, yardımlaşmadan uzaklaşmamamız gerektiğini düşünüyorum. Bir taraftan insanlık ölürken, biz güzel dinimizin ve bizi yaratan ALLAH´IMIZIN koyduğu ibadet hikmetlerini iyi anlayıp, insanlığın devamı için yaşayalım. Herkesin Ramazanının, Mübarek, ibadetlerinin kabul olması dileklerimle! Herkese hayırlı Ramazanlar! Hoşça kalın dostça kalın! 07.07.2015

Yorumlar (0)
22
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Karahallı Belediye Başkanı Ali Tpçunun Çalışmalarından mennumusunuz?
Karahallı Belediye Başkanı Ali Tpçunun Çalışmalarından mennumusunuz?
Namaz Vakti 24 Mayıs 2022
İmsak 03:53
Güneş 05:37
Öğle 13:04
İkindi 16:57
Akşam 20:22
Yatsı 21:58
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31