01.07.2015, 00:00

Çözümsüzlük çözüm değildir!

 İzin verirseniz bu gerçeği dilimin döndüğünce ifade etmeye çalışayım.

Malum bugünlerde çeşitli koalisyon senaryoları gündemi meşgul etmiş durumda. Bana göre koalisyon sorun değildir ve mevcut parlamentonun tek şansıdır. Bugünlerde gözler hükümetin kurulup kurulmayacağı noktasına çevrilmiş durumda. Geniş tabanlı uzlaşıya dayalı bir hükümetin kurulması halinde ekonominin şahlanacağını ifade edenler var. Kim ne derse desin! Ekonomi alanında içeride yapılan tartışmaların odağı siyaset merkezli olduğunu düşünenlerdenim. Bugünlerde sanki ülkemizde sanayiden hızla uzaklaşıldığını da düşünenler var.

Ancak şu gerçeği de gözardı etmemek gerekir. Aslına bakarsanız kısa vadede bu tip gelişmelerin toplumsal etkileri olması doğaldır,  ancak uzun vade de  bu  tezi savunmak  imkansızdır. Bugün yaşanan ekonomik sıkıntıların temelinde yapısal problemlerin olduğu herkesçe malum.  Ancak yapısal problemlerin çözümünün reçetesinde maalesef acı,  biraz da keskin   ilaçlar olduğu da gerçek. Hele bir hafızalarımızı    yoklayalım:  2001 krizini takiben böylesi bir reçete uygulandığını üç aşağı beş yukarı hepimiz biliyoruz. Acı reçetenin uygulandığı ilk dönemde, politikacılarını çok büyük kredi kaybına uğradığı da bir realitedir.  Zamanla rahatlama ve kazanım olsa da ilacı yazan hükümetler kaybetmeye her   zaman  mahkumdurlar.

Bugünlerde borçlanarak yerinde sayan bir ekonomiye sahip olduğumuzun herkesçe idrak edilmesi gerekmez mi? Üretmeyen,  adeta sanayiden kaçan ve kolay para kazanmayı teşvik eden bir ekonomik atmosfer hakim olduğu ülkemizde  birtakım gerçekçi ekonomik önlemler alınmadığı takdirde komşularımızın düştüğü duruma muhatap olmak işten bile değildir.

Bakınız! Bu yılki vergi rekortmenleri açıklandı, beyan edilen verginin büyük bir bölümünün emlak ve aracılık hizmetlerinden elde edildiği görülmektedir. Ne yazık ki günümüz Türkiye”sinde sermaye sahiplerinin bile artık sanayiden çıkarak insan çalıştırmadan, kolay para kazanma peşine düştüğü anlaşılmaktadır. Yine Türkiye”ye gelen yabancı yatırımların neredeyse yüzde 30”nun da emlak sektörüne yönlendiği kısa bir süre önce ilgili kurumlar tarafından rapor edildi. Yabancılar çoğunlukla ülkemize üretim için değil ev, işyeri almak için gelmektedir. Her geçen gün toplam yabancı yatırımın içindeki gayrimenkulün payı her geçen yıl artmaktadır. Keza gerek yerli gerekse yabancı yatırımcının tercihinin de benzer olduğu açıkça anlaşılmaktadır. 

Yatırımcılarımız, taşın altına elini koymadan, suya sabuna dokunmadan para kazanma sevdasındadır. Bu sevda ekonomi açısından iyi bir sevda olmasa gerek.  O halde ülkemizde ekonomik iklim, yatırımcı tercihini bu yöne sevk etmektedir. Ortaya konan bu tablo için acilen bir şeyler yapılmadığı takdirde ileride içilecek ilaç daha da acı olacaktır. Gerçekleri söylemek erdemdir. Önemli olanın ise gerçekleri gözardı etmemek, önlem almaktır.  Gerekli önlemleri almak ise karar vericilerindir.

Gelelim asıl konuya. Yani gündemde  olan hükümet senaryolarına… Gerçekten samimiyetle ifade etmek gerekirse koalisyon sorun değildir ve bugünkü mevcut parlamentonun tek şansıdır. Bugünlerde gözler hükümetin kurulup kurulmayacağı noktasına çevrilmiş durumda.  Eğri oturalım, doğru konuşalım. Koalisyon için son çareye kadar mücadele veren siyasi parti her kim olursa, halkın gönlünde taht kuracak parti de onlar olacaktır. Yani çözümsüzlük, çözüm değildir. Aksine koalisyon var olan veya yeniden şahlanacak sıkıntıların ilacıdır. Koalisyonu öcü olarak göstererek bundan medet umanlar doğru düşünmüyorlar. 7 Haziranda halk seçime gitti ve bu seçim sistemi her zaman ne meyve verdi ise yine aynı meyveyi, bu defa koalisyonda verdi.
Halk, siyasi partilere gelin anlaşın ve ülkeyi yönetin dedi.
Tekrar erken seçim demedi, tekrar erken seçim ülkeye ekonomik olarak zarar verebilir.

Yapılacak bir erken seçimin aynı şekilde netice verme şansı bana göre çok yüksektir. Yanı başımızdaki komşularımızın iç savaş ve ekonomik sorunları ayyuka çıkmış iken, bu durumda hükümetsiz kalmak ülkemiz çıkarları açısından çok büyük sorundur. Yani sadece ülkemiz değil, komşu ülkeler bile bizden istikrar bekliyor.
Bence koalisyon, uzlaşma kültürüdür. Demokrasinin temel ilkelerinden en önemlisidir.

Hatırlayın! Geçmiş dönemlerde zıt grupların ve siyasi görüşlerin beklenmedik bir şekilde koalisyon yapmaları bu zıt grupların kaynaşmasını ve ülke çıkarlarının ortak zeminde buluşmasını sağladı. Sağ-sol kavramı yumuşadı, hatta ve hatta bu zıt gruplar bir araya gelerek bir siyasi parti bile kurdular. Onun içindir ki koalisyon, ülkede kutuplaşmaları ortadan kaldırır, barışmayı ve yakınlaşmayı sağlar.

Günümüz Türkiye”sinde ayrıntılı ön protokolü önceden hazırlanmış ve programlanmış bir koalisyon hükümeti, bence asla başarısız olmaz. Ekonomik, sosyal, siyasal ve global açıdan dünyaya örnek olabilecek bir koalisyon hükümeti herkese güç verecektir.  Acaba yanlış mı düşünüyorum?

Sizleri bilmiyorum ama ben birazcık umutluyum. Neden derseniz? Atalarımız “Umut Fakirin Ekmeğidir. Doğra Doğra Ye” diye boşuna  dememişler. Hoşca kalın dostça-kalın!

Yorumlar (0)
8
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 12 Eylül 2026
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 33 77
2.  Fenerbahçe 33 73
3.  Trabzonspor 33 69
4.  Beşiktaş 33 59
5.  Göztepe 33 55
6.  Başakşehir FK 33 54
7.  Samsunspor 33 48
8.  Çaykur Rizespor 33 40
9.  Konyaspor 33 40
10.  Alanyaspor 33 37
11.  Kocaelispor 33 37
12.  Gaziantep FK 33 37
13.  Eyüpspor 33 32
14.  Kasımpaşa 33 32
15.  Gençlerbirliği 33 31
16.  Antalyaspor 33 29
17.  Fatih Karagümrük 33 27
18.  Kayserispor 33 27
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 38 81
2.  Amed SK 38 74
3.  Esenler Erokspor 38 74
4.  Çorum FK 38 71
5.  Bodrum FK 38 64
6.  Pendikspor 38 63
7.  Keçiörengücü 38 60
8.  Bandırmaspor 38 60
9.  Manisa FK 38 55
10.  Sivasspor 38 53
11.  İstanbulspor 38 52
12.  Sarıyer 38 52
13.  Iğdır FK 38 50
14.  Van Spor FK 38 49
15.  Boluspor 38 48
16.  Ümraniyespor 38 46
17.  Serik Belediyespor 38 39
18.  Sakaryaspor 38 34
19.  Hatayspor 38 14
20.  Adana Demirspor 38 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 36 79
2.  Manchester City 36 77
3.  Manchester United 36 65
4.  Liverpool 36 59
5.  Aston Villa 36 59
6.  Bournemouth 36 55
7.  Brighton & Hove Albion 36 53
8.  Brentford 36 51
9.  Chelsea 36 49
10.  Everton 36 49
11.  Fulham 36 48
12.  Sunderland 36 48
13.  Newcastle United 36 46
14.  Leeds United 36 44
15.  Crystal Palace 36 44
16.  Nottingham Forest 36 43
17.  Tottenham 36 38
18.  West Ham United 36 36
19.  Burnley 36 21
20.  Wolverhampton 36 18
Takımlar O P
1.  Barcelona 36 91
2.  Real Madrid 35 77
3.  Villarreal 36 69
4.  Atletico Madrid 36 66
5.  Real Betis 36 57
6.  Celta Vigo 36 50
7.  Getafe 36 48
8.  Real Sociedad 35 44
9.  Athletic Bilbao 36 44
10.  Sevilla 36 43
11.  Rayo Vallecano 35 43
12.  Osasuna 36 42
13.  Valencia 35 42
14.  Espanyol 36 42
15.  Deportivo Alaves 36 40
16.  Elche 36 39
17.  Mallorca 36 39
18.  Levante 36 39
19.  Girona 35 39
20.  Real Oviedo 35 29