TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar:

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar:

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar:
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Şu an itibariyle kurbanlık vasfı taşıyan 1 milyon 230 bin büyükbaş, 3 milyon 830 bin küçükbaş hayvanımız bulunmaktadır. Yani yıllık ortalama kesilen büyükbaş hayvanın 1,5 katı büyükbaş, 1,7 katı da küçükbaş kurbanlık hayvan mevcudu vardır. Bu durum vatandaşlarımızın kurbanlık hayvan bulmada sıkıntı yaşamayacaklarını göstermektedir" dedi.
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, düzenlediği basın toplantısında, bu yılki kurbanlık fiyatlarını, kurbanlık hayvan varlığını, üreticilerin beklentilerini ve hayvancılık sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının başında Mardin ve Hakkari’de 5 polisin şehit olması, 3 polisin yaralanmasına sebep olan hain saldırıları lanetleyerek başlayan Bayraktar, “Şehitlerimize Allah’tan rahmet, başta yakınları olmak üzere Emniyet Teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı, yaralı polislerimize acil şifalar diliyorum. Mescid-i Aksa’da Müslümanlara yönelik saldırılarını sürdüren İsrail’i de şiddetle kınıyorum. İsrail askerlerinin camiyi basması, namaz kılan Filistinlilere göz yaşartıcı gaz ve ses bombaları atması, minbere postallarıyla çıkması Müslümanların kutsallarının çiğnenmesi demektir. Kutsal değerlerimize yapılan bu tecavüz asla kabul edilemez, görmezden gelinemez” diye konuştu.
"VATANDAŞLARIMIZ, SATIN ALACAKLARI KURBANIN PASAPORTUNU, NAKİL BELGESİNİ GÖRSÜNLER"
İslam dünyası olarak bu yıl Kurban Bayramı’nın 24Eylül’de kutlanmaya başlanacağını kaydeden Bayraktar, şöyle konuştu:
“ Türkiye ve diğer Müslüman ülkelerde, Kurban Bayramı bu coşkuyla kutlanırken, bu dönem, kurban kesimi dolayısıyla da et tüketiminin olağanüstü arttığı bir dönemdir. Çok kısa zamana yığılan canlı hayvan talebi de çeşitli sıkıntıları beraberinde getirmektedir. 3-4 gün içinde milyonlarca hayvan, kurban olarak kesilmekte, bu talebi karşılarken üreticilerimiz zorlanmakta, ulaşım, barınma, kurban alanı sağlama gibi sorunlar da baş göstermektedir. Ülkemizde 4 günlük Kurban Bayramı süresince Türkiye’de dörtte üçüne yakını küçükbaş olmak üzere 3 milyondan fazla hayvan kesimi yapılmaktadır. Kurbanlık satışları illere ve bölgelere göre farklılık arz etmektedir. Kimi yerlerde canlı kilogram ve et fiyatı üzerinden, kimi yerlerde ise canlı hayvan üzerinden pazarlık yöntemiyle satış yapılmaktadır. Buradan vatandaşlarımızı da uyarmak istiyorum. Bazı kurbanlıkların kaçak olarak komşu ülkelerden getirildiği, geçen yıl kesilen kurbanlıkların küpelerini biriktiren bazı kişilerin, bu küpeleri kaçak hayvanlara taktığı yönünde iddialar basınımızda yer aldı. Vatandaşlarımız, kurbanlarını güvenilir, tanıdıkları satıcılardan ve veteriner hekim kontrolündeki hayvan pazarlarından alsınlar. Ayrıca vatandaşlarımız, satın alacakları kurbanın pasaportunu, nakil belgesini görsünler. Pasaporttaki numarayla kulak küpesindeki numara tutuyor mu ona baksınlar. Pasaportta kulak küpe numarası, hayvanın nerede yetiştirildiği, hangi ilde, hangi ilçede, hangi vatandaşa kayıtlı olduğu, yapılan aşıları yazar. Gıda, Tarım ve Hayvancılık il, ilçe müdürlükleri menşe şahadetnamesine bakmadan, pasaportu olmadan nakil belgesi veremez. Yetkilerimiz de denetimlerini sürdürmeli, vatandaşlarımızın güvenli, kurban vasfı taşıyan kurban almalarını sağlamalıdır.”
“BÜYÜKBAŞTA 2 BİN 700 LİRA İLE 14 BİN LİRA ARASINDA, KÜÇÜKBAŞTA İSE 400 LİRA İLE BİN 400 LİRA”
Ziraat Odalarından aldıkları bilgilere göre, bu yıl Kurban döneminde hayvan fiyatlarını açıklayan Bayraktar, “İllere göre ve canlı ağırlığa göre değişmekle birlikte hayvan başına büyükbaşta 2 bin 700 lira ile 14 bin lira arasında, küçükbaşta ise 400 lira ile bin 400 lira arasında değişeceği, canlı ağırlık fiyatının da büyükbaş hayvanlarda kilogram başına 12 ile 22 lira arasında, küçükbaşta kilogram başına 9 lira ile 19 lira arasında olacağı tahmin edilmektedir. Bu rakamların Bayram yaklaştıkça, talebe göre değişebileceğini belirtmek gerekir. Ülke ortalamasına bakıldığında büyükbaş hayvanların canlı kilogram fiyatının 15,5 lira, küçükbaş canlı kilogram fiyatlarının ise 13 lira olduğu görülmektedir. Fiyatlar geçen yıla göre büyükbaşta yüzde 24,5, küçükbaşta ise yüzde 5,1 oranında artmıştır. Büyükbaş hayvanların canlı kilogram fiyatı, İstanbul’un Anadolu yakasında 16-18 lira, İstanbul Avrupa yakasında 15-17 lira, Ankara’da 15-16 lira, İzmir’de 15 liradan satılıyor. Canlı kilogram fiyatı küçükbaş hayvanlarda İstanbul’un Anadolu yakasında 16-19 lira, İstanbul Avrupa yakasında 15-16 lira, Ankara’da 15 lira, İzmir’de 14 lira 50 kuruş-16 lira düzeyinde bulunuyor. Özellikle büyükbaş hayvan fiyatlarının artmasında, üreticilerimizin besiye koydukları hayvanların fiyatlarının yükselmesi etkili olmuştur” ifadelerini kullandı.
“ŞU AN İTİBARİYLE KURBANLIK VASFI TAŞIYAN 1 MİLYON 230 BİN BÜYÜKBAŞ, 3 MİLYON 830 BİN KÜÇÜKBAŞ HAYVANIMIZ BULUNMAKTADIR”
“Ülkemizde Kurban Bayramı’nda 850 bin başı büyükbaş, 2 milyon 300 bin başı ise küçükbaş olmak üzere 3 milyon 150 bin hayvan kesimi yapılmaktadır” diyen Bayraktar, “Şu an itibariyle kurbanlık vasfı taşıyan 1 milyon 230 bin büyükbaş, 3 milyon 830 bin küçükbaş hayvanımız bulunmaktadır. Yani yıllık ortalama kesilen büyükbaş hayvanın 1,5 katı büyükbaş, 1,7 katı da küçükbaş kurbanlık hayvan mevcudu vardır. Bu durum vatandaşlarımızın kurbanlık hayvan bulmada sıkıntı yaşamayacaklarını göstermektedir. Ziraat Odalarımızla yaptığımız görüşmeler de bu verileri destekler niteliktedir. Yani, üreticilerimizin elinde yeterli sayıda kurbanlık hayvan vardır. Kimse, “acaba hayvan bulabilir miyim?” diye bir endişe yaşamasın. Bu yıl da geçmiş yıllardaki gibi kurbanlık ithal edilmemesi, üreticilerimizin ellerindeki hayvanları satması, mağdur olmalarının önlenmesi açısından önemli bir durumdur. Bu aynı zamanda hayvancılığımız açısından da önemli bir gelişmedir. Böylesine önemli bir dönemde onca ithalat söylemlerine rağmen kurbanlık ihtiyacının ülke içinden karşılanacak şekilde bir üretimin yapılabilmiş olması, gelecek açısından da umut vermektedir” şeklinde konuştu.
Bayraktar, konuşmasına şöyle devam etti:
“Görüldüğü üzere geçen yılki talebin üzerinde kurbanlık hayvanımız vardır. Eğer satışlar beklendiği gibi olmazsa üreticilerimizin bayram döneminde satılamayan hayvanlarının, maliyetlerin altında yok pahasına ellerinden çıkmaması büyük önem taşıyacaktır.Bu durumda Et ve Süt Kurumu’nun üreticilerimizin satılamayan hayvanlarını bayram sonrasında uygun bir fiyata alması önem kazanacaktır. Bunun için yetkililerden beklentimiz, kurbanlıkları satamayan ve elinde kalan üreticilere yönelik belirleyecekleri alım fiyatlarını, üreticilerimizin yaptıkları masrafları da dikkate alarak kurbana özel belirlemeleridir. Bu durumda üreticilerimizin bir yıllık emekleri boşa çıkmayacak, mağdur olmaları engellenecektir. Kurban Bayramı, bu kadar çok hayvanın besiye alınması ve uzun süreyle bakılmaları dolayısıyla ekonomik olarak da ciddi bir hareketliliğe neden olmaktadır. Beslenme amaçlı hayvan alımları için ödenen paradan, yem, veteriner hizmetleri, hayvanların satılması, satış yerlerinde yer kiraları ve kişisel masraflar, bu hayvanların nakilleri, kesimler için kasaplara ödenen para, derilerin satılmasına kadar birçok ticari faaliyet, bu dönemde söz konusu olmakta ve bütün bunlar ekonomik anlamda önemli bir yekûn tutmaktadır.”
“ÜRETİCİLERİMİZİN 2 MİLYAR LİRANIN ÜZERİNDE YEM MASRAFI YAPTIĞI TAHMİN ETMEK YANLIŞ OLMAYACAKTIR”
Bayraktar, 2015 yılı Kurban Bayramı döneminde tahmini olarak geçen yıla yakın yani 850 bin baş büyükbaş, 2,3 milyon baş da küçükbaş hayvan kesileceğinden yola çıkıldığında; kurbanlık hayvan yem masraflarıyla ilgili, “Kurbanlık için besiye alınan büyükbaş hayvanların 6 ay beslendiği düşünüldüğünde, 6 aylık yem masrafının hayvan başına ortalama bin 550 lirayı bulacağı hesaplanmaktadır. Bu hesapla, kesilecek olan 850 bin baş kurbanlık hayvan için toplam 1 milyar 317 milyon 500 bin lira yem masrafı yapıldığı tahmin edilmektedir. Kurbanlık için besiye alınan küçükbaş hayvanların en az 6 ay beslendikleri düşünüldüğünde, 6 aylık yem masrafının hayvan başına yaklaşık 300 lira olacağı tahmininde bulunulmaktadır. Tahmine göre, 2 milyon 300 bin baş küçükbaş hayvan için yapılan yem masrafı 690 milyon lirayı bulmuştur. Toplamda 3 milyon 150 bin baş kurbanlık canlı hayvan için üreticilerimizin 2 milyar liranın üzerinde yem masrafı yaptığı tahmin etmek yanlış olmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Kurbanlık satış bedelinin ortalama 400 kilogram canlı ağırlığa sahip büyükbaş hayvanın, ortalama olarak 12 lira canlı kilogram fiyatından satılacağı düşünüldüğünde, Kurban Bayramı süresince kesilecek yaklaşık 850 bin baş hayvana halkın ödeyeceği paranın 5 milyar 270 milyon lirayı bulacağını belirten Bayraktar, “Bir küçükbaş hayvanın ortalama 650 liradan satılacağı düşünülecek olursa, kesilecek yaklaşık 2,3 milyon küçükbaş hayvana halkımızın ödeyeceği para da 1 milyar 495 milyon liraya ulaşacaktır. Buna göre, halkımızın 6,8 milyar liraya yakınbir parayı kurbanlık almak için harcayacağı tahmin yapılabilir” dedi.
“TOPLAM OLARAK KURBANLIKLARDAN STANDARTLARA GÖRE ELDE EDİLECEK DERİLERİN EKONOMİK DEĞERİ YAKLAŞIK 81 MİLYON LİRA OLACAKTIR”
“Toplam olarak kurbanlıklardan standartlara göre elde edilecek derilerin ekonomik değeri yaklaşık 81 milyon lira olacaktır” ifadesini kullanan Bayraktar, “Fakat kurbanlıklar çoğu yerde ehil olmayan kişiler tarafından kesildiği için deride ciddi olarak ekonomik kayıp oluşmaktadır. Bu kaybın yüzde 20’ler civarında olduğu tahmin edilmekte, kaybedilen değer 16 milyon lirayı geçmektedir.16 milyon liralık deri kaybı düşülecek olursa Kurban Bayramı’nda ekonomiye kazandırılan derinin değeri 65 milyon lira civarında kalacaktır. Bununla birlikte hayvanların bağırsak gibi iç organlarının büyük bir kısmı da değerlendirilmeyip atıldığı için, buradan da ciddi ekonomik kayıplar oluşmaktadır” diye konuştu.
Kurbanlıkları satmak isteyen üreticilerin, metropol illerde her ilçede farklı olmak üzere kurbanlık satış yerlerine çadır kirası ödediğini söyleyen Bayraktar , “Fiyatlar ilçelere göre farklı olduğu için net bir rakam verilememekle birlikte, kalınan sürede harcanacak paraları da dahil edecek olursak önemli bir miktarda para buralarda harcanmaktadır. Satış yerleriyle ilgili buradan belediyelere seslenmek istiyorum. Ülkenin birçok yerinde belediyeler, satış yerlerini özel sektöre kiralıyorlar, onlar da çok fahiş fiyatlarla üreticilerimize kiralama yapıyorlar. Örneğin 2 bin liraya aldıkları bir yeri, üreticilerimize 5 bin-10 bin liraya kiraladıklarını biliyoruz. Bu durum ciddi mağduriyetlere neden oluyor. Üreticilerimiz zaten ne kazanıyorlar ki bir de buralara bu kadar para verebilsinler? Belediyelerden ricamız, lütfen buraları siz kiralayın ve uygun fiyattan üreticilerimize verin” dedi.
Kurban bayramlarının son yıllarda kasaplar için önemli bir gelir kapısı olduğunu bildiren Bayraktar, “Kasaplar, kesme, yüzme, parçalama gibi işler için küçükbaşta 50 lira, büyükbaşta ise 250 lira civarında para almaktadır. Büyükbaş hayvanların en az yarısının kasaplar tarafından ücret mukabilinde kesildiğini düşünecek olursak, 425 bin büyükbaş hayvan için ödenecek meblağ 106 milyon lirayı geçecektir. Aynı şekilde küçükbaşların yarısının kasaplar tarafından kesildiği düşünüldüğünde, 1 milyon 150 bin küçükbaş hayvan için ödenecek meblağ da 58 milyon liraya yaklaşmaktadır. Buna göre, vatandaşlarımız, kurban kesimleri için kasaplara toplamda 164 milyon liraya yakın bir para ödemektedir” ifadelerini kullandı.
“YARIN, SAAT 16.30’DA TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR TARAFINDAN GELİP ANKARA’DA SIHHİYE’DE TOPLANMA KARARI ALDIK”
Türkiye’nin ve İslam dünyasının sıkıntılı bir süreçten geçtiğini belirten Bayraktar, şunları kaydetti:
“Milletimiz bir terör belasıyla karşı karşıya. Yaklaşık iki aydır çok sayıda askerimiz, polisimiz, korucumuz şehit düştü.Pazartesi günü, 14 sivil toplum kuruluşu, sendika ve meslek örgütlerinin başkanları olarak “Teröre Hayır Kardeşliğe Evet” hedefiyle Ankara’da bir araya geldik. Yarın, saat 16.30’da Türkiye’nin dört bir tarafından gelip Ankara’da Sıhhiye’de toplanma kararı aldık. Büyük bir organizasyon düzenliyoruz. Bütün halkımızı da davet ediyoruz. Sıhhiye Meydanı’nda buluşup Birinci Meclis’te yürüyüşümüzü sonlandıracağız. Tüm halkımıza “Sen de Katıl”, “Komşunu Al Gel”, “Bayrağını Al Gel” diyoruz. Tarihin her döneminde zor durumda kalan, başı sıkışan, dini, dili, ırkı ne olursa olsun herkese gönül kapılarını sonuna kadar açmış bir milletiz. Bu topraklarda yaşayanlar, birlikte yaşadığı, kardeş bildiği, acısına, kederine ortak olduğu, dini, dili ne olursa olsun kimseyi ötelememiş, hor görmemiştir. Bugünlerde batılı ülkeler 10 bin-20 bin insanın hesabını yaparken, ülkemiz, 2 milyona yakın Suriyeli mülteciyi hiçbir destek görmeden topraklarında barındırıyor. Doğuda terör belasından kaçan insanlarımız da batı bölgelerine geliyor, aş ve iş buluyor. Başka ülkelere gitmiyorlar. İyi bilinmelidir ki bizim insanlarımız komşuları kadar şanslı değil. Zira bizim insanımızın kendi vatanından, kendi toprağından başka misafir olabileceği, gidebileceği başka bir kapı yok. Şehit kanlarıyla sulanmış bu toprakların, doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle kıymetini iyi bilmeliyiz. Kardeşçe yaşamaya devam etmeliyiz. Bu maksatla toplanıyoruz. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, 5,5 milyonla Türkiye’de en fazla üyeye sahip meslek kuruluşuyuz. Terör konusunda hassas olan üyelerimiz, böyle bir yürüyüşe büyük destek veriyorlar. Türkiye geneline yayılmış 800’e yakın Odamızla temas kurduk. Sadece camiamızdan on binlerce katılım bekliyoruz. Zaten bizden talep ediyorlardı, bu talebi de yerine getirmiş olacağız. Terörün bitmesi, kardeşliğin pekişmesi için yapacağımız bu organizasyon, provokasyonlara, kardeşliği bozma eğiliminde olan her türlü tutum ve davranışa da bir cevap olacaktır. Başta Ortadoğu ve Afrika olmak üzere çok sayıda ülkede milyonlarca Müslüman, her gün çatışmanın, iç savaşın, katliamın, kanın, gözyaşının hüküm sürdüğü, barışa hasret kalan bir ortamda yaşıyor. Müslümanlar olarak huzura ve barışa hasret kaldık. Bir an evvel barış ortamında yaşamak istiyoruz. Barış, huzur temennilerimle, Kurban Bayramınızı şimdiden kutluyorum. Milletimize ve tüm İslam Âlemine huzurlu bir Kurban Bayramı niyaz ediyorum.”
“HAYVAN FİYATLARINA BAKTIĞIMIZDA HAYVAN FİYATLARININ ENFLASYONUN ÜZERİNDE ARTTIĞINI GÖRÜYORUZ”
Toplantıda gazetecilerin sorularını da cevaplayan Bayraktar, hayvan fiyatlarındaki artışın enflasyonun üzerinde olmasının sorulması üzerine, “Maliyetlerimizin yüzde 60’ı hayvan fiyatıyla ilgili, yüzde 30’u yem fiyatlarıyla ilgili ve yüzde 10’u da işçilik ve diğer masraflarla ilgili. Hayvan fiyatlarına baktığımızda hayvan fiyatlarının enflasyonun üzerinde arttığını görüyoruz. Yem fiyatlarının da enflasyonun üzerinde arttığını görüyoruz. Kesinlikle üreticilerimizin özellikle hayvan ve yem maliyetleri yüksek olduğu için bu hayvan fiyatlarının artmasına neden oluyor. Maliyetlerimiz enflasyonun üzerinde seyrediyor” yanıtını verdi.
Bayram öncesindeki et fiyatlarındaki artışlarının Kurban Bayramı için hayvan saklanması nedeniyle mi olduğunun sorulması üzerine Bayraktar, şunları kaydetti:
“Üretim maliyetleri aşağı düşürüldüğünde hayvan fiyatları kesinlikle aşağı düşecektir. Bunu hem büyükbaşta hem küçükbaşta görebiliriz. Biz yaptığımızda tespitlerde şuan Türkiye’de yeterli hayvan var. Bugünlerde Kurban fiyatlarının artacağı kanaatinde değilim. Özellikle bizim endişemizde var. Orada da Et Balık Kurumu’na tavsiyede buluyoruz. Biz hükümetimizden onu talep ettik. Fiyatların aşağı düşmesini istiyorsanız özellikle hayvan fiyatlarımızı, yem maliyetlerimizi aşağı çekin ki üreticimizde fiyatlarını aşağı çeksin diyoruz. Bu konuda da inşallah gelişme olacak diye bekliyoruz. Bayramdan sonra düşebilir.”
Kurda büyük yükselme olduğunu ve bunun hem ithal hayvan maliyetlerini hem de girdi maliyetlerini arttıracağını ifade eden Bayraktar, “Bütün bunlar hepsi dövize endeksli fiyatlanıyor. Burada hem hayvan fiyatlarında destek sağlanması, hem de girdi maliyetlerinin düşürülmesindeki orada vergi indirimi de seçeneklerinden bir tanesi. Muhakkak maliyetlerin aşağı düşürülmesini talep ediyoruz. Bu yem desteği olabilir girdi maliyetlerinin aşağı düşürülmesi şeklinde olabilir. Maliyet düşürücü her türlü enstrümanın kullanılması lazım” dedi.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER