SAVCI FERHAT SARIKAYA VE SATRANÇ OYUNU…

“Delinin derdi kaval; değirmencininki su” diye bir atasözümüz var. Değirmen taşı su ile dönüyor. Değirmenci, değirmene gelen su yolunu güzel yapmazsa, çarka gelen su yeterli olmasa çark dönmez, taş dönmez, buğday un olmaz…

Yalnızca görevini yaptı diye beş yıl önceki Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) iddianameyi hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı ferhat Sarıkaya’yı meslekten ihraç etmişti. Doktor reçete yazdı diye tabiplikten ihraç edilebilir mi? Savcılıktan ihracla kalmadı, hukuk fakültesi diplomasını da yok saydı. Avukat da olamazsın dedi.Sorgu sual yok, savunma yok! Ben yaptım oldu. İtiraz edilecek yer de yok!

Sebep; o zamanki Kara Kuvvetleri Komutanı Org.Y.Büyükanıt’ın ismi geçti iddianamede diye…

Savcı olayı tüm hatlarıyla anlatacak, soruşturacak, üstelik Van özel görevli ağır ceza mahkemesi savcı Sarıkaya’nın iddianamesini doğru ve isabetli buldu, ve Org.Büyükanıt’ın “tanırım,iyi çocuklardır” dediklerini 39 yıl ağır hapse mahkum etti. Yeni anayasaya göre Büyükanıt da şu anda yargılanacaklar arasında.

Olayı anımsayacak olursak;

8 Kasım 2005’de Şemdinli’de Umut Kitabevi’ni iki astsubay ve bir pkk itirafçısı bombaladıktan sonra yakayı elevermişlerdi. Bölgede 10’dan fazla bombalı saldırı olmuş, saldırının aynı ekip tarafından tertip edildiği öğrenilmişti. Terörle mücadele adına, Şemdinli’de patlatılan bombalar ülkede tansiyonu susurluk gibi yükseltmişti. Bu bir plandı aslında…

Savcı Ferhat Sarıkaya, Şemdinli’deki bu olayın iki astsubayın işi olamayacağını belirtiyordu iddianamesinde. Emir komuta zinciri içinde alay, tabur komutanlarından başlayan suç silsilesi, dönemin yedinci kolordu komutanı Korg.Büyükanıt’a kadar uzandığı iddianameye yansıyınca kıyamet koptu.Komutanlar ve ordu suç işlemeyeceğine(!) göre, savcı için ilk infazı; Hürriyet gazetesi “İŞTE O SAVCI” manşetiyle yaptı. Savcının ailesi, geçmişi didik didik edildi. Genel Kurmay’ın da muhtıra gibi bildirisi yayınlanınca; öldürücü hamleyi HSYK yaptı…

Van 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanıklara verdiği 39’ar yıllık ceza, Yargıtay 9.Dairesi tarafından hiç bekletilmeden aynı gün bozulmuştu. Van’daki hakimlerin yerleri değiştirilip, yeni kurulan mahkeme heyeti davayı askeri mahkemeye devretmişti. Sonuç malum olduğu üzere bombacı sanıkların tahliyesine, Büyükanıt’a soru sorulmamasına karar verildi.

Bir başka atasözüm daha var; “Keser döner sap döner,gün gelir hesap döner” diye!...

Televizyonda gördüm… Savcı Ferhat Sarıkaya bir arkadaşının hukuk bürosunda dosya düzeltip dilekçe yazıyor. Dağınık bir çehre ve üstü başı dökülen bir kılık kıyafet. Izdırapla geçen beş yıl; maddi ve manevi yıkım…

Bana göre, karanlıkların üzerine cesaretle giden savcı Zekeriya Öz’den daha öndedir,Ferhat Sarıkaya… Di Pietra ve Casson isimli İtalyan savcıları hatırlayacaksınız. İtalya’da hukuk tarihine geçmişlerdi. Yunanistan’da 1967’de darbe olduğunda derin odakların üzerine giden meşhur savcı Christos Sartsetakis meslekten ihraç edilmiş ve hapse atılmıştı. İşkence görmüştü. Yunanistan bu sosyal demokrat savcıyı 1985’de cumhurbaşkanı yapmıştı. Ferhat Sarıkaya’yı göreve iade ile sadece gerekeni yaptılar. Derinliklerin üzerine cesaretle gidenler bence ödüllendirilmeli.

Değirmenciyi değirmencilikten ihrac etmeyin; bırakın değirmenci suyun önündeki engelleri temizlesin,adalet çarkı dönsün. Ferhatlar dağları delsin!...

Güzel ülkemizin güzel insanları özgürce işine baksın.



 

YORUM EKLE