Cephanelik Patlamasına Yeniden Keşif Kararı

Cephanelik Patlamasına Yeniden Keşif Kararı

Cephanelik Patlamasına Yeniden Keşif Kararı
banner628
Afyonkarahisar’da 5 Eylül 2012 tarihinde 25 askerin hayatını kaybettiği mühimmat deposu patlamasının devam eden duruşmasında mahkeme heyeti, yeniden keşif kararı verdi.
Eskişehir Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanlığı’nda devam eden duruşmada, davaya yeni atanan mahkeme heyeti tarafından müzekkereler ve müzekkerelere yapılan cevaplar okundu. Bazı şehit aileleri avukatlarından Altan Ulutaş, “Şehit aileleri olarak oluşturulan yeni mahkeme heyetinden umutlu olmak istiyoruz. Sanıkların delilleri yok ettikleri sabittir. Patlamanın neden meydana geldiği gerçeği saklanıyor. Kapsamlı ve nitelikli yeniden keşif yapılmasını talep ediyoruz. Ayrıca sanıkların tutuklu yargılanmasını talep ediyoruz” dedi.
YARALAR KABUK BAĞLAMIYOR
Mahkemede söz alan şehit Tolga Taştan’ın babası Ali Taştan, “38 ay geçmesine rağmen adaletin ve hukukun yavaş işlediğini görüyorum. Yaralar asla kabuk bağlamıyor. Sayın mahkeme heyetinden evlatlarımızın yerinde rahat uyumaları için bir an önce bu davanın sonuçlanmasını istiyorum” diye konuştu.
Öte yandan şehit aileleri, sanıkların tutuksuz olarak yargılanmasına tepki göstererek, tutuklu olarak yargılanmalarını talep etti.
YENİDEN KEŞİF KARARI
Beyanları dinleyen mahkeme heyeti, şehit yakınlarının sanıkların tutuklanması yönündeki talebi reddederek, yeniden keşif yapılması talebini kabul etti. Keşifte tanık Hasan Boncuk ve Fethi Tuna’nın da bulunmasına karar veren mahkeme heyeti, keşif tarihinin gelecek celse belirlenmesine hükmetti. Duruşma 27 Ocak 2016 tarihine ertelendi.
TÜBİTAK İNCELEME KARARINI REDDETTİ
Duruşmaya gönderilen belgeler arasında daha önce kaybolduğu öne sürülen 218 fotoğrafın kurtarılması için TÜBİTAK’a gönderilen müzekkereye ise TÜBİTAK’ın, “yürüttüğü projelerin yoğunluğu” gerekçesiyle talebi reddetmesi, aileler tarafından tepki ile karşılandı. Ailelerin avukatları tarafından yapılan incelemede, 218 fotoğrafın eksik olduğunu belirtmesi üzerine geçen 11 Haziran’da TÜBİTAK’a yazı yazılarak, fotoğraflarda herhangi bir silme işleminin olup olmadığı, varsa geri getirilme olanağının bulunup bulunulmadığı sorulmuştu. TÜBİTAK’tan 3 Temmuz’da verilen yanıtta, “kuruma bağlı birimlerin adli inceleme yapmasına yönelik kanuni bir yükümlülüğünün olmadığı” kaydedildi. Ayrıca “Kurumumuz tarafından yürütülmekte olan projelerin yoğunluğunun müsaade ettiği nispette adli analiz talepleri karşılanmaya çalışıldığından olumlu cevap verilememektedir” denildi. Bunun üzerine, aynı talep Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı’na yöneltildi. Avukat Altan Ulutaş, incelemeyi yapması gereken asıl kurumun TÜBİTAK olması gerektiğini savundu.
YORUM EKLE
banner633
SIRADAKİ HABER