11 Eylül Saldırılarının Sağlık Üzerindeki Etkileri

11 Eylül Saldırılarının Sağlık Üzerindeki Etkileri

Güncel 12.09.2015, 11:15
11 Eylül Saldırılarının Sağlık Üzerindeki Etkileri
ANTALYA (İHA) – Türk Toraks Derneği (TTD) tarafından 11 Eylül’ün sağlıktaki etkilerine ilişkin yapılan açıklamada, “Göğüs hastalıkları uzmanlık kuruluşu olarak, 11 Eylül gibi kitlesel ölümlere yol açan ve ardından gelen solunumsal hastalıklarla öne çıkan faciaları yorumlamayı önemli bulmaktadır” denildi.
11 Eylül saldırılarının yıl dönümü nedeniyle Türk Toraks Derneği (TTD) 11 Eylülün sağlıktaki etkilerine dikkat çekmek amacıyla yazılı bir açıklama yaptı. TDD’den yapılan yazılı açıklamada, “Göğüs hastalıkları uzmanlık kuruluşu olarak, 11 Eylül gibi kitlesel ölümlere yol açan ve ardından gelen solunumsal hastalıklarla öne çıkan faciaları yorumlamayı önemli bulmaktadır” denildi.
Yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Crane ve arkadaşları tarafından hazırlanan ve 2014 yılında basılan öğretici bir derlemede, Dünya Ticaret Merkezi (DTM) saldırısının hemen ardından ve sonrasında uzun dönemde gelişen sağlık sorunları analitik bakış açısıyla izlenmiştir. Dünya Ticaret Kulelerindeki yangınlar 3 aydan fazla süren, aralıklı olarak yanan çok büyük moloz yığınına yol açtı. Uçağın çarpmasıyla oluşan ilk yangında ısı 1000 C derecenin üstüne çıktı. DTM’nin ve çevresindeki binaların yıkılmasıyla çevreye 1.2 milyon ton toz bulutu saçıldı. Bu toz bulutunda, beton, kayaç katmanları, alçı taşı, fiberglas, plastik, asbest, metaller, cam ve tüm bu materyelin toksik yanma ürünleri vardı ve bunlar kilometrelerce alana yayıldılar.
TERÖR SALDIRISI SONRASI ALINAN ÖNLEMLER YETERSİZDİ
Saldırının olduğu alanda çalışan ve yaşayanların karşılaştığı riskler incelendiğinde, arama-kurtarma ekibi ve polis dışındaki meslek grubundakilerin maske kullanımı ve yıkım alanında karşılaşacakları tehlikeler açısından eğitimli olmadıkları gözlendi. Bölgede çalışan yapı işçilerinin 11 Eylül saldırısı sırasında işçi sağlığı ve güvenliği açısından ne durumda bulundukları Ulusal Çevre Sağlığı Enstitüsü’nün yayınlarında şu şekilde açıklandı; “Solunum koruyucuları kullanımı azdı, toz bulutu içindeki çalışanların baş koruyucu, gözlük veya respiratör kullanmadığı gözlendi. Çalışanların alanı terk ederken baş-yüz yıkama ünitelerini kullanmadıkları, dekontamine olmadıkları gözlendi. Bölgede herhangi bir iş sağlığı ve güvenliği kuralına uyulmadığı anlaşıldı.”
YAKLAŞIK 5000 KİŞİ İNCELENDİ, SONUÇLAR ÇARPICI
Debchoudhury ve arkadaşları, 4974 kişiyi içeren çalışmalarında saldırı anında bölgede bulunan ve gönüllü olarak arama-kurtarmaya yardım eden, ancak arama-kurtarma eğitimi olmayan bireyleri incelediler. Herhangi bir kuruluşa üye olan ve olmayan gönüllüler karşılaştırıldığında, üye olmayanların daha fazla toz bulutuna maruz kaldıkları, kulelerden atlayan kişilerin oluşturduğu travma yaratan görüntülere daha fazla tanık oldukları anlaşıldı. Bu bireylerin saldırı sonrasındaki erken dönemlerde daha fazla ruh sağlığı bozuklukları, astım veya İrritanla İndüklenen Astım(ani başlangıçlı astım), kronik veya geç başlangıçlı Post Travmatik Stres Bozukluğu, yeni veya kötüleşen alt solunum yolu belirtileri geçirdikleri anlaşıldı. Bu çalışma felaket alanlarında deneyimsiz gönüllülerin çalıştırılmasının hassas bir topluluğun oluşmasına yol açtığını düşündürdü. Eğitimsiz topluluğun felaket alanından uzaklaştırılması, alanın güvenliğinin sağlanması ve alandaki görevlilerin listesinin tutulmasının önemli olduğu vurgulandı.
FARKLI MESLEKLERDE VE ÇOCUKLARDA EN SIK ASTIM GÖRÜLDÜ
DTM saldırısında çalışan farklı meslek gruplarında gözlenen farklı hastalıklar, irritanla indüklenen astım, kronik nonspesifik bronşit, kronik bronşiyolit/küçük havayolu hastalığı, varolan KOAH’ın alevlenmesi, eozinofilik pnömoni, granülomatöz pnömonitis, ve sarkoid-benzeri hastalıktır. Astım için risk faktörleri ise şunlar:
“Arama-kurtarma görevlisi olmak, Moloz yığını üstünde çalışmış olmak, Yoğun tozla kaplı ev ve işyerlerine dönmüş olmak, DTM saldırı alanına ilk 48 saatte ulaşmış olmak, Eski veya şimdiki sigara tüketimi, Solunumsal korumanın olmaması veya geç kullanılmasıdır. DTM tozuna maruz kalmış çocuklarda da yeni başlayan astım görüldü(özellikle 5 yaş altı).”
EN ÇOK ASTIM VE POSTTRAVMATİK STRES SEMPTOMLAR
DTM saldırısından sonra en sık gözlenen 2 hastalık astım ve posttravmatik stres semptomlarıdır. Bu iki hastalığı da taşıyan olgularda hem akut ve yoğun toz maruziyeti hem de uzamış maruziyet bir aradaydı. Çoğu olgularda akıl sağlığı, solunumsal ve gastroentestinal bozukluk üçlüsü bir arada gözlendi.
SALDIRIYA TANIK OLAN ANNELERDE DEPRESYON
Bir çalışmada, DTM saldırısına tanık olan annelerin depresyon ve PTSD tanılarıyla birlikte bulunması okul öncesi çocuklarda artmış duygusal reaktivite ve saldırgan davranış bozukluklarıyla birlikteydi(özellikle erkek çocuklarda ve saldırıdan 3 yıl sonra).
UZUN DÖNEMLİ FELAKETİN ETKİSİNİ YÖNETECEK FEDERAL PROGRAMIN GELİŞTİRİLMESİ
2010 yılında Kongre bir sağlık ve tazminat programı yasasını geçirdi. Programın adı saldırıdan 5 yıl sonra ölen bir polis memuru olan James Zadroga’nın adını almıştı. James Zadroga 1971 doğumlu, sağlıklı ve sigara kullanmayan bir polisti. Saldırı alanında arama, kurtarma amacıyla 450 saat geçirdi. Olaydan haftalar sonra ısrarlı öksürük gelişti ve aylar içinde tablo ağırlaştı. Nefes azalması ve 100 metreden fazla yürüyememe tablosu yerleşti. Öldüğünde 36 yaşındaydı ve otopsi sonucunda akciğerinde tanımlanamayan yabancı materyel bulunmuştu (talk, selüloz, Ca fosfat, metakrilat plastik). Ancak bu maddeler DTM tozu ile uyumlu bulunmadı (kendine ilaç enjeksiyonu uygulamasının sorumlu olabileceği söylendi).
Ancak bu tartışmalı da olsa talihsiz ölüm, DTM sonrası hastalıkların tazmini sorununu da gündeme getirdi. Bu yasa belirli bir grup hastalığın tedavi masraflarını karşılamayı öngörüyordu; interstisyel akciğer hastalıkları, astım, Gastroözafageal reflü, 50 farklı kanser ve prostat kanserini içeriyordu.
TOZA MARUZ KALANLARDA KANSER RİSKİ ARTTI
DTM tozu çeşitli kanserojenleri içermekteydi; asbest, silika, benzen, poliklorinat bifeniller, polisiklik hidrokarbonlar, VOC ve çeşitli metaller. 2011 yılındaki kanser çalışmasında DTM tozuna maruz kalmış erkeklerde diğer erkek popülasyona kıyasla tüm kanserlerin ortaya çıkma sıklığında yüzde 10 artış vardı. Gene DTM tozuna maruz kalmış itfaiyecilerde kalmamış olanlara göre kanser ortaya çıkma sıklığı yüzde 32 artmıştır. Çalışmada non Hodgkin lenfoma, tiroid ve prostat kanserlerinde artış vardı. Sonuçta; ABD gibi gelişmiş ülkelerde dahi bu tür beklenmedik terörist saldırılarda görülen sağlık yıkımına yönelik akılcı, sürdürülebilir, koruyucu bir arama-kurtarma programının uygulanamadığı görüldü. Halk sağlığı ve çevre sağlığının düzeltilmesi ancak uzun dönem sonra akıllara geldi. Bölgede oturanların sanitasyonu sağlanmadan evlerine geri dönmelerine izin verilmesi ek hastalıklara yol açtı. Yıllar sonra da olsa ABD’de kitlesel travmalarda hastalıkların izlenmesi ve tazmin edilmesi programı gerçekleştirilebildi.”

Yorumlar (0)
8
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 22 Temmuz 2026
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1.  Galatasaray 33 77
2.  Fenerbahçe 33 73
3.  Trabzonspor 33 69
4.  Beşiktaş 33 59
5.  Göztepe 33 55
6.  Başakşehir FK 33 54
7.  Samsunspor 33 48
8.  Çaykur Rizespor 33 40
9.  Konyaspor 33 40
10.  Alanyaspor 33 37
11.  Kocaelispor 33 37
12.  Gaziantep FK 33 37
13.  Eyüpspor 33 32
14.  Kasımpaşa 33 32
15.  Gençlerbirliği 33 31
16.  Antalyaspor 33 29
17.  Fatih Karagümrük 33 27
18.  Kayserispor 33 27
Takımlar O P
1.  Erzurumspor FK 38 81
2.  Amed SK 38 74
3.  Esenler Erokspor 38 74
4.  Çorum FK 38 71
5.  Bodrum FK 38 64
6.  Pendikspor 38 63
7.  Keçiörengücü 38 60
8.  Bandırmaspor 38 60
9.  Manisa FK 38 55
10.  Sivasspor 38 53
11.  İstanbulspor 38 52
12.  Sarıyer 38 52
13.  Iğdır FK 38 50
14.  Van Spor FK 38 49
15.  Boluspor 38 48
16.  Ümraniyespor 38 46
17.  Serik Belediyespor 38 39
18.  Sakaryaspor 38 34
19.  Hatayspor 38 14
20.  Adana Demirspor 38 6
Takımlar O P
1.  Arsenal 36 79
2.  Manchester City 36 77
3.  Manchester United 36 65
4.  Liverpool 36 59
5.  Aston Villa 36 59
6.  Bournemouth 36 55
7.  Brighton & Hove Albion 36 53
8.  Brentford 36 51
9.  Chelsea 36 49
10.  Everton 36 49
11.  Fulham 36 48
12.  Sunderland 36 48
13.  Newcastle United 36 46
14.  Leeds United 36 44
15.  Crystal Palace 36 44
16.  Nottingham Forest 36 43
17.  Tottenham 36 38
18.  West Ham United 36 36
19.  Burnley 36 21
20.  Wolverhampton 36 18
Takımlar O P
1.  Barcelona 36 91
2.  Real Madrid 35 77
3.  Villarreal 36 69
4.  Atletico Madrid 36 66
5.  Real Betis 36 57
6.  Celta Vigo 36 50
7.  Getafe 36 48
8.  Real Sociedad 35 44
9.  Athletic Bilbao 36 44
10.  Sevilla 36 43
11.  Rayo Vallecano 35 43
12.  Osasuna 36 42
13.  Valencia 35 42
14.  Espanyol 36 42
15.  Deportivo Alaves 36 40
16.  Elche 36 39
17.  Mallorca 36 39
18.  Levante 36 39
19.  Girona 35 39
20.  Real Oviedo 35 29