Karma Deri Organize sanayi bölgesinin Arıtmasının zaman zaman çalışmadığı, milyonlarca metreküp kimyasal atık dereyi, barajı ve havzayı zehirlediği idda ediliyor. Su krizi yaşayan kentte şimdi de tarım suyunun sanayiye kaçak taşındığı iddiası gündemde.
Uşak’ta yıllardır tartışma konusu olan Deri Karma Organize Sanayi Bölgesi yeniden çevre felaketi iddialarıyla gündeme geldi. Yıllık yaklaşık 4 milyon metreküp su tüketen Uşak Deri Karma OSB’de arıtma tesisinin uzun süredir tam kapasite çalıştırılmadığı öne sürülürken, deri sanayisinden çıkan kimyasal atıkların Ulubey Kanyonu içinden geçen dere aracılığıyla Adıgüzel Barajı’na, oradan da Büyük Menderes Havzası’na karıştığı iddia edildi.
İddialar yalnızca Uşak’ı değil, tüm Ege’yi ilgilendiriyor. Çünkü Büyük Menderes Havzası boyunca milyonlarca insan aynı su kaynaklarından etkileniyor.
UŞAK’IN SUYUNUN ÜÇTE BİRİNİ TEK BAŞINA TÜKETİYOR
Kentte yıllık toplam su tüketiminin yaklaşık 12 milyon metreküp olduğu belirtilirken, bunun 4 milyon metreküplük kısmını tek başına Deri Karma OSB’nin kullandığı ifade ediliyor.
Bölgedeki çevreciler ve vatandaşlar, bir yandan su krizi yaşayan Uşak’ta halkın susuz bırakıldığını, diğer yandan sanayinin milyonlarca metreküp su tüketmeye devam ettiğini belirterek tepki gösterdi.
“ARITMA ÇALIŞMIYOR, ZEHİR DEREYE AKIYOR” İDDİASI
İddiaya göre organize sanayi bölgesinde oluşan deri atıkları tatil günlerinde Sönmez Holding’e ait olduğu öne sürülen bir alana dökülüyor, üzeri ise toprakla kapatılıyor.
Arıtma tesisinin çalıştırılmaması nedeniyle ortaya çıkan kimyasal yüklü atık suların ise önce Ulubey Deresi’ne, ardından Adıgüzel Barajı’na ulaştığı belirtiliyor.
Dünyanın en büyük ikinci kanyonları arasında gösterilen Ulubey Kanyonu’ndan geçen suyun renginin zaman zaman değiştiği ve bölgede kötü kokular oluştuğu iddiaları da vatandaşların tepkisini büyüttü.
KÖYLÜLER SOLUNUM HASTALIKLARINDAN ŞİKAYETÇİ
Öte yandan bölgede faaliyet gösteren ZNP Biyokütle A.Ş. ile ilgili iddialar da tartışmaları büyüttü.
Deri Karma OSB’nin arıtma çamurlarını yakarak enerji üretmek amacıyla “yap-işlet-devret” modeliyle kurulan tesisin, arıtma tesisi çalışmadığı için yeterli çamur bulamadığı, bunun yerine çevredeki çiftliklerden topladığı gübreleri yakarak enerji üretmeye devam ettiği öne sürüldü.
Bölgede yaşayan vatandaşlar ise tesis bacalarından çıkan yoğun duman nedeniyle özellikle Muharremşah, Kalfa, Susuzören ve İspiroğlu köylerinde üst solunum yolu rahatsızlıklarının arttığını iddia etti.
Köylülerin artan sağlık sorunları nedeniyle Uşak Valiliği’ne çok sayıda dilekçe verdiği öğrenildi.
“TÜM EGE ETKİLENİYOR”
Çevreciler, Büyük Menderes Havzası’nın yıllardır sanayi kaynaklı kirlilik baskısı altında olduğunu belirterek, Uşak’tan başlayan kimyasal yükün Aydın ve Denizli başta olmak üzere geniş bir bölgeyi etkilediğini söyledi.
Bölge halkı şimdi yetkililerin iddialarla ilgili nasıl bir işlem yapacağını merak ediyor.