Uşak TV

UŞAK ÜNİVERİTESİNDE FETÖ/PDY İLE YALANDAN MÜCADELE!

Güncel

Sayın Rektör Uşak’ı ve üniversitenizi odanızda oturarak tanıyamazsınız…

Usak.tv olarak yeni rektörümüz Sayın Rektör Prof.Dr. Ahmet Demir hocayı uzun zamandır takip ediyoruz. İyi bir insan olduğundan şüphemiz yok. Fakat üniversitede bir heyecan ve harekette yok. Sebebinin sayın rektörün Uşak’ı ve üniversiteyi tanımaması, üniversiteye dair plan ve projeslerinin olmaması olduğunu değerlendiriyoruz. Bu konuda yanılmayı çok isteriz.

Sayın rektör burası Uşak. Uşaklısınız ama her şeyden önce Uşak’ı ve Uşak’ın bir FETÖ/PDY kenti olduğunu bilmezseniz, gerçekten bir çok yanlış yaparsınız. Eski ve yeni Uşak belediyelerinde olanlara bir kulak verin. Son on beş yıldır üniversite ve belediye haberlerini basından taratıp bir gözden geçirin. Bu kente yıllarca hizmet etmiş Uşaklı bir basın emekçisi olarak söylüyorum. Nasıl kaygan ve tehlikeli bir zemin üzerinde yürüdüğünüz fark edin. 

Sizi araştırdık.

Geçmiş haberlerimizi taradığınızda hakkımızda da bir fikriniz olur. Haber yaptığımız hiçbir konuda geri vites yapmadığımızı tüm Uşak halkı bilir. Zira belgesiz haber yapmayız. Size öncelikle haberlerimize güvenmenizi ve kulak vermenizi öneririz. 

Örneğin sizi de araştırdık. Sizin FETÖ/PDY yapılanmasıyla ilişkiniz üst düzey görev yapan herkes kadardır. Bu yapıla organik bir bağınız yok. Siyasal islamcı da değilsiniz. Daha önce çalıştığınız üniversite ve kurumlardan sorduk soruşturduk. İdeolojik olarak muhafazakarlara ve ülkücülere yakın biri olduğunuz kanısını edindik. Fakat FETÖ/PDY öyle bir illet ki, girmediği kılık ve ideoloji yoktur. Zatıalinizin rektör olduğu şu dönemde FETÖ/PDY tarafından tamamen çevrildiğiniz ve ciddi FETÖ/PDY irtibatlı ve iltisaklı kişilere kadro vermeye hazırlandığınız haberlerini alıyoruz. Etrafınızın çevrelendiği anlaşılıyor.

Öncelikle üniversitenizi ve hocalarınızı tanımanızı öneririz. Doğru kaynakları bularak onlardan haber alınız. Genel sekreteriniz Uşak’ı çok iyi bilir, sizi yanlış yönlendireceğine ihtimal vermek istemiyoruz. Sizin için asıl tehlike YÖK ve üst düzey devlet kurumlarındaki kripto FETÖ/PDY üyeleridir. Bu üst düzey bürokratlarınreferansları nedense hep FETÖ/PDY şüphelileri ve üyeleri lehine oluyor.

Bunlar size hata yaptırır hocam. Uyarılarımıza rağmen FETÖ/PDY üyeleri lehine hata yaparsanız FETÖ kadrolaşmacısı rektör olarak tarihe geçersiniz. Çünkü biz sağ olduğumuz müddetçe bu konudaki her icraatınızı haber yaparız..

E.Ş. adlı şahıs danışmanınız mı?

Öncelikle bir soru soralım. Dr. Öğretim üyessi E.Ş. adlı şahıs kim? Köylünüz mü, akrabanız mı, hemşeriniz mi? Size ne diyebilirsiniz. Gerçekten de bizi ilgilendirmez. Bu aşamadan itibaren bir soru soru daha sorarız. Bu kişi sizin danışmanınız mı? Bu konu kamuyu ilgilendirir. Ortalıkta sizin danışmanınız olduğunu söyleyerek dolaştığı, teşbihte hata olmasın ama her şeye müdahil olduğu, dahası YÖK başkanı tarafından size önerildiği iddiaları ortalıkta konuşuluyor.

Bu durumda bir öğretim üyesinin danışmanım olmasında ne sakınca var, diye sorabilirsiniz? Hiçbir sakınca yok. Ancak bu genç akademisyenin ismi M.Ü.Ş gibi bir FETÖ/PDY şüphelisine kefil olduğu ona ve öğretmen olan eşine (Türkçe bölümünde) kadro ayarlamaya çalıştığı istihbaratı haber merkezimize sık sık gelmeye başladı. Araştırdığımızda gördük ki bu duyumlarda ciddiyet payı çok fazla. İşte bundan sonrası kamu güvenliğini ilgilendiriyor ve basının takip alanına giriyor.

M.Ü.Ş?

Geçmişteki haberlerimizi takip edenler adı geçen FETÖ/PDY şüphelisi öğretim üyesi hakkında bir çok haber yaptığımızı anımsarlar. Biz bir dizi haber yaptıktan sonra, M.Ü.Ş’ın soruşturma dosyasını bekleten eski rektör Ekrem Savaş’ın panikle ve derhal ihraç talebiyle dosyayı YÖK’e gönderdi diye haber almıştık. Fakat YÖK başkanının ihraç yerine dosyayı üniversiteye geri gönderdiğini duyduk… Fakat o gün için elimizdeki bilgi ve belgeler bölük pörçüktü. Daha fazla üstüne gidemedik.

Daha sonra ne çevirdiler bilmiyoruz fakat bu şahıs bir ilki başardı. Üniversitedeki soruşturma dosyası sonuçlanıp savcılığa gönderilmeden, savcılıktan KYOK kararı aldı. Bu özelliğiyle bir ilkti. Üniversitedeki soruşturma komisyonu elindeki delillerle soruşturma dosyasını Ş lehine sonuçlandırmaktan korktu ve kaçındı. Fakat riski savcılık aldı. Üniversitedeki soruşturma komisyonu savcılığın KYOK kararına dayanarak, Ş’ı temize çıkardı. Adam FETÖ/PDY’den apak oldu. Şimdi dosyayı görüğümüz için söylüyorum. Üniversitedeki komisyonda açıkça sorumludur. Fakat kendilerince sorumluluğu savcılığa attıklarını düşündüler! Soruşturma dosyasındaki hocalara buradan soralım. Madem bu dosya temizlenebiliyor, bu dosyanın onda biri kadar bilgi belgeyle bir çok kişiyi olanları nasıl ihraç ettiniz? Vicdanınız rahat mı?

Ş’a kötü haber

İsmini haberde açıkça ifade ettiğim M.Ü.Ş’a bir müjdem var. Sayın Ş savcılıktaki dosyanızı inceledim. Birisi dosyanızı bana postalamış. Kimdir necidir bilmiyorum. Muhtemelen bu dosya nasıl KYOK kararı alır diye kahrolan FETÖ/PDY ile gerçekten mücadele eden bir memleket evladıdır. Sayın Ş lekelenmeme hakkım ihlal ediliyor diye ayağa kalkmayın sakın! Çünkü isminiz açık kaynaklarda ve basılan kitaplarda geçiyor. Daha önce her nasıl olduysa lekelenmeme hakkım ihlal ediliyor diye birkaç haberime erişim engeli getirtmeyi başarmıştınız! Bunu başaran tek FETÖ/PDY şüphelisi sizdiniz! Maşallah ulaşamadığınız devlet kurumu yok. Ancak hakkımızda yargı kurumlarına başvurmadan önce o açık kaynaklarda geçen isminizi sildirmeyi, bu bilgileri içeren kitapları ve basında adınız geçen makaleleri yayından kaldırmayı deneyin! Sizde biliyorsunuz ki kaldıramazsınız. Hatta yazanları dava bile edemezsiniz. Çünkü en iyi siz biliyorsunuz ki, yazanlara ıspat hakkı tanımak işinize gelmez. Dosyalar tekrar açılır! Değil mi?

Dosyanızda açıkça görünüyor. Soy isminizin aksine siz bayağı şaşmışınız.

Sizin yüzde biriniz olan adamlar FETÖ/PDY’den ihraç edilirken siz paçayı kurtarmışsınız?

Dosyanızda gördüm. Üniversitede sizin gibi FETÖ/PDY’den yırtan, fakat bizim çok yakından tanığımız, irtibat ve iltisaklarını bildiğimiz FETÖ/PDY şüphelileri, sizin için FETÖ/PDY üyesi değil diye ifade vermişler. Aynı kişiler eski rektör Sait ÇELİK’e iftira ederek FETÖ/PDY üyesi diye ifade vermişler. Rektör de beraat etti. Bu FETÖ/PDY iltisaklı insanların masumlara attığı iftiralar ne olacak? 

Bizim tanıdığımız FETÖ/PDY şüphelileri Ş’ımız aslında şaşmadı demişler. Demişler de dosyan başka şeyler söylüyor Sayın Ş! Dosyadaki ifadelere göre ev abisi, FETÖ/PDY fişlemecisi/kayıtçısı, devlete memur sağlayan KPSS kursu uzmanı olduğunu söylüyor kanaatindeyiz. Ş’a, şaşmadı diyenlerin oldukça şaşmış olduğunu bu dosyada açıkça gördük.

 Sayın Ş dosyadaki ifadene göre; o dönemde Araştırma görevlisi Ömer Faruk Türkmen adlı arkadaş senin ailevi durumunu biliyormuş . Baban hastalığından ve kefilliğinden dolayı borçluymuş. Durumunu bilen Ömer Faruk Türkmen hocan (!) KPSS’ye adam hazırlamada uzmanı olduğu için sen mali durumunu gözeterek uzmanlığını sana da öğretmiş Sen ev abiliğini her ne kadar kabul etmesen de ev abisi olarak bazı arkadaşlara KPSS dersi vermişin. Fakat kimseden para almamışın. Bu arada hangi öğrencilere KPSS dersi verdiğini, kimleri memur yaptığını söylemiyorsun. Kimse de sana kimlere KPSS dersi verdin, tek tek isimlerini ver diye sorgulamamış! Sorgulasaydı muhtemelen itirafçı olup çıkardın. Seni itirafçı da yapmayarak senin lehinde ifade everen FETÖ/PDY üyesi arkadaşları koruma altına almışlar. FETÖ/PDY şüphelillşeri FETÖ/PDY şüphelisine tanık yapılmış! O ne ala memleket! Yanılıyor muyuz Sayın Ş?

Mali durumun kötü olduğu için KPSS dersi veriyorsun ama iki satır sonra KPSS dersi verdiğin hiç kimseden para almadığını söylüyorsun.

 Çocuk kandırır gibi gelmiyor mu size bu hikayeler? Hayatın olağan akışına uygun olmayan Andersenden masalları kim yutar bilmiyorum ama gazeteci olarak ben yutmam.

Nasıl oluyor bu sayın Ş. ? Ev abisi değilim diyorsun Fakat tanıklar öyle demiyor. Gördüğümüz kadarıyla Herkes ŞAŞAR M.Ü.Ş gibi bir durum var!

Siz bu dosyada nasıl KYOK kararı aldınız sayın Ş?

Bir ara Uşak üniversitesinden kaçmak istediniz. Manisa Celal Bayar üniversitesinde kendinize kadro ayarladınız. Tam atanma aşamasında dosyanızdan haberdar rektörlük ve fakülte yönetimi, sizi atamaya cesaret edemedi diye biliyoruz.

Çaresiz geleceğinizi Uşak üniversitesinde arayacaksınız, öyle mi? İlahi adalet diye bir şey var bunu unutmayın. Yaptıklarınız sizi takip eder.

Sayın Ş, bu haberden sonra habere erişimi engellemek için muhtemelen yargıya gideceksiniz. Dosyanınız görmeyen hakimleri, bu iddialarımıza iftira diyerek aldatmayasınız diye savcılık dosyanızda bulunan iletişim kayıtlarınızdan sadece birkaç sayfa belge koyuyorum. Kaldı ki hakkınızdaki yeni haberim Uşak Cumhuriyet Savcılığı’na bir ihbar niteliğinde olacak. Dosyada olması gerekenler nerede diye soracağız? Dosya da ne yok siz de merak edin diyeceğim ama muhtemelen dosyanızdakini kaybettirme gücüne sahip olan bir kişi olarak dosyasından neyin kaybolduğunu da biliyordur! 

Sınavlarda soru çalarak çocuklarımızın geleceğini çalanların ortaya çıkmasını, ifadenizde söylediğiniz gibi FETÖ/PDY ile mücadele eden gerçek bir vatanseverseniz, siz bile istersiniz diye düşünüyorum sayın Ş. Üstelik siz KPSS işini size öğreten Ömer Faruk ÖZTÜRK, hakkınızdaki savcılık ifadesinde “M.Ü.Ş'ın milletine, vatanına ve toplumda yerleşik manevi değerlere bağlı bir kişi olarak tanıyorum” demiş. 

Size, eski rektör Sait Çelik’e iftira eden Ömer Faruk Öztürk Bey’e, sizin lehinize Sait ÇELİK’in aleyhine tanıklık eden Mehmet Hatipoğlu’na, Hakkı Odabaş’a FETÖ dosyalarında sait ÇELİK aleyhine yalancı şahitlik yapan Sayın Dalkıran’a, lafı eğip bükerek iftira eden Adem Duru’ya, şu yerleşik manevi değerleri bir soruverin. Yerleşik manevi değerler yalancı tanıklığın ve iftiracılığın tam olarak neresine denk geliyor? Biz buna FETÖ/PDY ahlakı veya ahlaksızlığı diyoruz.

Sayın Ş ben sizi ve sizi temize çıkarmak için sizinle işbirliği halinde olan herkesin gerçek dışı tanıklık ettiğini net olarak biliyorum. Dahası bu kişilerin FETÖ/PDY ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu kesin kanısını da taşıyorum. Zaten eski rektör Sait Çelik bir kumpasın anatomisi adlı eserinde hepinizi ifşa etmiş ve söylediklerinizin gerçek dışı olduğunu belgelerle ortaya koymuş. Daha ne olsun?

Ayrıca Ömer Faruk ÖZTÜRK siz nasıl bir KPSS’ye adam hazırlama uzmanısınız, bu konudaki başarınızı neye borçlu olduğunuzu merak ediyoruz. Bu uzmanlığınızı el verdiğiniz Ş’a hiç şaşırmadan nasıl devrettiğinizi de merak ediyoruz. Başarınızı kime ve neye borçlusunuz? Sizlere hangi şeyh el verdi de böyle başarılı oldunuz? Hangi ocakta yetiştiniz? Şaka gibisiniz!

Sayın Ş ve burada adı geçen her kişiye tavsiyem erişim engeli için mahkemeye koşmadan önce, gazeteci kazım Şen bize iftira etti kişilik haklarımızı zedeledi diye savcılığa başvurmanızdır. Her namuslu vatandaşın savcılığa başvurarak hakkını araması en tabi hakkıdır. Ben dosyamla, elimdeki bilgi ve belgelerle ve ilgili tanıklarımla savcılığa ve mahkemelere zevkle geleceğim. Hesap vermeye hazırım. Sorun şu ki, siz hazır mısınız?

İlk şikayet edenin savcılık ifadelerini ve belgelerle değerlendirmesini yayınlayacağım. Üniversitede çocuklarımızı teslim ettiğimiz koca koca adamlar utanmadan hangi suçları işlemişler belgeleriyle yayınlayacağım. Böyle insanların gençlere söyleyecek ne gibi sözleri olabilir? Haydi ismi geçenler Hodri meydan…

Gayriresmi danışman E.Ş. hakkında

Sayın rektörüm Uşakta durumu anladığınızı sanıyoruz. Uşak’ta dolap dalavere sahtecilik çoktur. Hatta bunlar üniversal düzeydedir! Üniversitede belediyede bazı kurumlarda en üst ve akademik düzeyde yapılır! Ne yazık ki Uşaktaki ve ülkedeki gazetecilik tecrübemiz böyledir!

Örneğin sayın rektörüm, rektörün danışmanıyım diye ortada gezen ve akrabanız olduğu hikayeleri ortalıkta anlatılan E. Ş.’nin doktora mezuniyeti öncesi jüri üyelerinde birinin Tez İzleme Komitesi üyeliğinden çekildiğini, biliyor musunuz?

Bu önemli değil. Bu durumda jüri toplanamayacakken devreye zamanın Enstitü müdürü M. K. K’nin girdiğini ve usulsüz ve paralel bir evrak düzenlediğini biliyor musunuz?

Sonuçta E.Ş’nin bu usulsüz evrakla mezun edildiğini biliyor musunuz?

 Çekilen TİK üyesinin evrakta sahtecilik vb. suçlarla savcılık şikayetine ve Üniversite içindeki şikayetlere, sahte evrakın sabit olmasına rağmen E. Ş.’nin yasal olarak mezun sayıldığını biliyor musunuz?

Dahası mezun edildikten sonra bu sayın gayri resmi danışmanın norm kadro yönergesine aykırı olarak Dr. Öğretim üyesi kadrosuna atandığını biliyor musunuz?

Bu durum ispat edilmesine ve belgeleriyle YÖK e sunulmasına rağmen işlem yapılmadığını biliyor musunuz? 

Biz bilmediğinizi düşünüyoruz. Bu iddialar işin içinde bulunan öğretim üyelerinden elde ettiğimiz bilgi ve belgelere dayanıyor. Makamınızda oturarak bunları bilme şansınız yok. Böyle giderse rektörlüğünüz skandalları örtmeye çalışmakla geçer.

 Sayın rektörüm, bize her türlü haber gelir. YÖK başkanının danışmanınız E. Ş. hakkında Üniversite rektörü olarak sizi aradığı haberlerini de aldık. Bizim için tamamen duyumdur. Belgemiz yok. Fakat böyle bir şey gerçekse en iyi siz bilirsiniz.

Sayın rektörüm. M.Ü.Ş hakkındaki skandal haberimi bekleyin! Türkçe bölümünde dışarıdan doktora yaptırılan eşi hanımefendiye de bölümde kadro hazırlığı yapılıp yapılmadığını da bir araştırıverin. Memleketinizi Uşağımızı seviyorsanız, üniversitemizi yasalara ve mevzuata uyulan skandallarla anılmayan bir kurum haline getirin lütfen. Biz yazmaktan usandık. Birileri yapmaktan skandallara imza atmaktan utanmadı. Ne yazık ki durum budur… 

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.