NİYETİMİZ TAM OLSUN…

NİYETİMİZ TAM OLSUN…

NİYETİMİZ TAM OLSUN…
banner282

Norveç’te demir-çelik fabrikasında uzun yıllar kızgın kor alev demir fırınlarında çalışmış rahmetli babamın bir arkadaşı anlatmıştı. O da rahmetli oldu bundan 15 yıl kadar önce… 40 yıl kadar önce anlattığı bu olay aklıma kazınmış ve bir daha çıkmamıştı. Rahmetli şöyle anlatmıştı:

“Bir ramazan ayında çalıştığımız demir-çelik fabrikasında oruç tutan biz Türkleri bir salonda topladılar. Yöneticiler, doktorlar, ustabaşılar vs. bize dediler ki: “siz burada kor alevler içinde 8-10 saat çalışıyorsunuz. Bu arada 23 saate yakın aç-susuz oruç tutuyorsunuz. Bunu nasıl yapabiliyorsunuz, anlatabilir misiniz?” dediler.

Bir iki arkadaş kalktı, dilinin döndüğü kadar anlatmaya çalıştı;

“Biz akşam ezanı okununca hurma ile, su ile orucumuzu açarız. Yemeğimizi yeriz, hemen akşam, yatsı namazlarımızı kılarız, çay-kahve içeriz, sabah namazımızı da kılar, oruca yeniden başlarız. 23 saat boyunca da artık ağzımıza hiçbir şey koymayız”.

4-5 demir-çelik işçisinden bu sözleri dinleyen fabrika yöneticileri tatmin olmadılar. Anlatılanlarla bu işin nasıl yapılabildiğine akılları yatmadı. Bunun üzerine “Olmadı, başka birileri de anlatsın” dediler. İçimizden bir başka arkadaş kalktı ve söz aldı, Norveç lisanı ile dilinin döndüğü kadar anlatmaya başladı. Daha önce arkadaşlarının söylediklerini tekrar ettikten sonra dedi ki: “En son bir bardak su içip, NİYET ediyoruz”. İşte aradıkları cevap gelmişti. Uzmanlar hep bir ağızdan sordular; “Ne yapıyorsunuz, ne yapıyorsunuz?” İşçi arkadaş cevap verdi; “NİYET EDİYORUZ”…

Bu sefer uzmanlar sordu; “NİYET NEDİR, nasıl bir şey, anlatabilir misin?”

Bizimki cevap verdi: “Besmeleyi çekip; Ya Rabbi, niyet ettim senin rızan için bugünkü Ramazan-ı Şerif orucumu tutmaya” diyoruz.

“Tamam” diyor , hekimler. Niyetle beyin gerekli emri aldı ve vücuttaki tüm hücrelere gerekli emri verdi; “23 saat gıda ve su vücuda girmeyecek” dedi oruç süresince . Beyin  ona göre vücuttaki hücreleri yönetti, ve sonucu aldı. Sağlıklı bir şekilde orucu tamamladı.

Bugün beslenme uzmanları söylüyor ya, “Aç kalarak zayıflayamazsınız. Beyniniz aç kalacağını bildiği için direnişe geçer. Vücutta yağ depolamaya başlar” diye… Oruçlu iken de tüm tedbirleri beyin alıyor. İnsan vücudunun yönetiminde bütün iş beyinde bitmekte. Sınavı kazanacağım diyorsunuz, başaracağınıza, yeneceğinize inanıyorsunuz. Sonuç da genelde öyle oluyor NİYETİMİZE GÖRE… Bir Rus atasözü diyor ki; “Yenileceğine inanan hep yenilir”.

Ülkemiz bugün dünyanın en güzel iklim kuşağında, cennet gibi… Kuzeye gittikçe 23 saate varan oruçlar tutuluyor yaz mevsiminde. Hemen güney coğrafyamız da sıcaktan ve nemden kavruluyor. Arap ülkelerinde, Afrika’da, Pakistan, Hindistan, Malezya, Endonezya’daki sıcaklığı siz hesap edin.

Demokrasi ve güvenlik açısından da ülkemiz, şükür çok huzurlu. Suriye, Irak, Mısır, Libya, Afganistan’da can güvenliği, huzur ve demokrasi arama. Müslümanlar gönül rahatlığıyla belki camilere de gidemiyorlar. Bir de bizim ülkemizi düşünün. Ekonomik açıdan bakıldığında pek çok ülke ile karşılaştırdığımızda, yine çok şükretmemiz gerekiyor. Haberleri okuyorsunuz; Afrika’da açlık susuzluk ve sefalet, pek çok ülkede ekonomik kriz, dünyayı kasıp kavuruyor…

Bu koşullarda NİYETİ OLAN  rahatlıkla orucunu tutabilir.

Diğer ibadetlerden ne kadar sevap elde edileceği belirtilmiş ama oruçtaki belirtilmemiş. İnşaatta, tarlada, yolculukta, çok zor şartlarda tutulan oruçla; gölgede, klimada tutulan orucun mükafatı elbette bir değildir.

 

 

Mükafatı yüksek nice oruçlara…

Selam ve dua ile…

03 AĞUSTOS 2011

                                                                                                                                                 Halis ARSLAN

 

Efendimizin (s.a.v) şu sözleri çok dikkat çekici; “ Şu 5 şeyi yapan iftar etmiş gibi olur”…(Tam sevap alamaz)

1- Yalan söylemek

2- Başkalarının arkasından konuşan (Gıybet eden)

3- Laf taşıyan (Kovuculuk)

4- Yalan yere yemin eden

5- Harama bakan

 

 

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER