HEMOROİD HASTALIĞI, AYIRICI TANI ve SİZ

HEMOROİD HASTALIĞI, AYIRICI TANI ve SİZ

HEMOROİD HASTALIĞI, AYIRICI TANI ve SİZ
banner475
banner471

Dengesiz beslenmenin neticesinde oluşan ishal ve kabızlık, şişmanlık, hamilelik ve doğum gibi zorlayıcı işler ve tuvalette ıkınma gibi karın içi basıncın artmasıyla, ayrıca çok sakin ve hareketsiz bir hayat veya çok zorlayıcı bir yaşam tarzının (bisiklet, halter gibi sporlar) beraberinde getirdiği sorunların başında gelen ve halk arasında mayasıl,basur,memecik olarak da bilinen hemoroid hastalığı görülme sıklığı yaşla birlikte artıyor.

 Hemoroid hastalığının binlerce yıldan beri insanları en çok uğraştıran rahatsızlıklardan biri olmuştur. Bu konuda özellikle doktora gitmekten çekinen hastaları ve özellikle bu hastalığa daha fazla maruz kalan bayanları uyaran Medical Park Uşak Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Murat Koca, erken dönemde basur hastalığını tedavi ettirmeyen kişilerin olasın kanserlerinin maskelenip çok daha ciddi problemlerle karşı karşıya olabileceklerini belirterek, hastalık hakkında genel olarak şu bilgileri verdi:

Hemoroid, normalde hepimizde doğal olarak bulunan ve makatın yastıkçıları olup gaz ve sıvı kaçışını önleyerek makat çalışmasında görev alan yapılardır. Ancak hemoroidi oluşturan toplardamarlar bozulup varisleştiklerinde şişkinlik oluşturarak hemoroid hastalığı ortaya çıkar. Nasıl bir balonu şişirip indirdiğimizde asla ilk haline dönmezse hemoroidlerde yapıları bozulduktan sonra asla düzelmezler. Normal damar ve dokulardan oluşan yapıların basınç artışı ile şişip, tahriş olarak kanama ve diğer yakınmalara neden olmaktadır. Op. Dr.Murat Koca, hastalığın ortaya çıkmasında, kronik kabızlık ve ishal, kötü beslenme alışkanlığı, tuvalet ihtiyacını ertelemek, tuvalette uzun süre oturmak, yaşlılık, hamilelik, hareketsiz hayat ve irsi faktörlerin rol oynadığını söyledi.

Makat bölgesinde ağrı, kanama, yanma, kaşıntı, akıntı, ileri evrede dışkı kaçırma hissi en sık karşılaşılan belirtilerdir. Şikâyetler genellikle kabızlık ve ishal sonrası dışkılama bitiminde ortaya çıkar. Kişi tuvaletini yaptıktan sonra o bölgedeki ağrı, yanma, damlama tarzında ya da bulaşma şeklinde kan görülmesi hastalığın ilk ve en sık görülen belirtilerindendir. Daha ilerleyen durumlarda ele gelen memecikler oluşur ve son aşamaya gelmiş olur. Ancak bu belirtilerin şiddetli kabızlık ya da uzun süreli ishalden sonra bir veya iki kez görülmesi tam olarak hastalık kabul edilmez. Arka arkaya pek çok defa görülmesi ya da bir kez görülüp belirli periyotlarla tekrar etmesi hastalık sayılmaktadır.

Hemoroid hastalığı özelikle iç ve dış olmak üzere 2 ye ayrılır.Dıştakiler daha çok ağrı oluştururken içtekilerde kanama daha fazla olmaktadır.

Temel olarak hemoroid hastalığı 4 evreye ayrılır.

Evre I  :           İçtedir ve kanama belirtisi verir.

Evre II:           Kanama ve ele gelen memecik vardır ve memecik kendiliğinden kaybolur.

Evre II:           Kanama ve memecik vardır ve parmakla itmeyle içeri girer.

Evre IV:          Kanama vardır ve memecik asla içeri girmez ve şiddetli ağrı vardır.

Hemoroidin en iyi tedavisi korunmadır

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Murat Koca, hemoroid tanısının anal muayene ve rektoskopi (anal kanala ışıklı bir cihaz ile bakma) ile konulduğunu söyleyerek, en iyi tedavisinin ''korunma'' olduğuna dikkat çekti.

  • Düzenli beslenme (kepekli ekmek, bol meyve, sebze ve su)
  • Tahriş yapıcı maddelerden (baharat, alkol, turşu) uzak durma
  • Düzenli tuvalet alışkanlığı (uzun kalmamak)
  • Fazla ıkınmama
  • Ağır yük kaldırmama
  • Uzun süre aynı pozisyonda kalmama
  • Obezitenin (şişmanlığın) giderilmesi
  • Hayatımıza aktivite getirilmesi

Diğer taraftan, sigara içmek, alkol, aşırı kahve tüketimi ve obeziteninin (şişmanlık) de hemoroidal hastalık gelişiminde etkisi bulunuyor.

Kanamaları basite almayıp mutlaka kolonoskopi yapılmalı
 

En uygun yönteme hasta ve hekimin birlikte karar vermesi gerekiyor. İlk aşamada, hastalığın kesin tanısının konulması ve evresinin belirlenmesi gerekiyor. Bu belirtilerin altında yatan anal çatlak,apse,kanser, kolit gibi daha önemli bir patolojinin atlanmaması ve uygun tedavi yönteminin seçilebilmesi için her zaman ''Kolonoskopi'' gibi endoskopik tetkikler yapılmalıdır.


Hemoroidal hastalığın tanısı kesinleştirildikten sonra uygulanacak tedavi, hastalığın evresine göre değişiyor.

Erken evre vakalarda (evre 1-2); bazı diyet önerileri, dışkılama alışkanlıklarının düzeltilmesi, bazı bitkisel katkılar ve/veya bazı ilaçlar ile tadavi ediliyor.

İleri evrelerde (evre 2-3-4); Genellikle lokal yada spinal anestezi altında cerrahi yöntemlerle tedavi edilirler. Kapalı yöntemden klasik açık yönteme kadar pek çok yöntem uygulanmaktadır. Longo, koagüle etme (yakma),lazer, ligasure ve tamamen çıkarma cerrahi en etkili olan yöntemlerdendir. Tam cerrahi yöntem en etkili olmakla birlikte cerrahi sonrası ağrısı biraz daha fazla olmakta ancak rahatlıkla ilaçlarla kontrol altına alınabilmektedir.

Op. Dr.Murat Koca;’’Hastaların genellikle basur/hemoroid/mayasıl hastalığından utandıkları için sağlık kuruluşlarına muayene olmaya gitmediklerini, kendi kendilerini kulaktan dolma şeylerle kendilerini tedavi etmeye çalıştıklarını veya doktora geç müracaat etmeleri sonucu hastalığın tedavisinin daha da zorlaştığına değindi. Erken dönemde tedavi ile hastalığının başarı oranının yüzde 90 olduğunu belirten Koca, özelikle anestezi gerektirmemesi, hastanın ağrı duymaması ve erken dönemde işine dönebilmesi gibi büyük avantajları olduğunu söyledi. Ayrıca altta yatan ve hemoroid hastalığına benzer belirtiler veren kanser, polip, anal çatlak ve anal fistül gibi hastalıkların ayrımının basit bir muayene ve rektoskopiyle kolaylıkla yapılabileceğini yineledi.

 

banner482
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner477