DÜZENSİZ YENEN YEMEK MİDE ÜLSERİNİ TETİKLİYOR

DÜZENSİZ YENEN YEMEK MİDE ÜLSERİNİ TETİKLİYOR

DÜZENSİZ YENEN YEMEK MİDE ÜLSERİNİ TETİKLİYOR
banner471

Şehir hayatının getirdiği aşırı stres, düzensiz yemek yeme alışkanlığı, çay, kahve ve asitli içeceklerin fazla tüketilmesi mide hastalıklarının görülme sıklığını artırıyor. Gastrit, hazımsızlık şişkinlik, ülser ve reflü gibi şikâyetlerin çözümü sağlıklı beslenmekten geçiyor.Ani karın ağrısı, bulantı ve kusma şikâyetleri ile Medical Park Uşak Hastanesine başvuran 45 yaşındaki Ali Akbulut’un mide perforasyonu (delinmesi) mevcut olduğu saptanmış ve acil olarak müdahaleye alınmıştır. Gerekli müdahaleyi gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Murat Koca genel olarak şu bilgileri verdi:‘’ Peptik ülser perforasyonu (Mide delinmesi ) acil serviste sık karşılaştığımız bir akut karın ağrısı nedenidir. Midede mevcut olan ülserin stresle artması ya da ağrı kesicilerin bilinçsizce kullanılması sonucu var olan ülserin derinleşerek mideyi delmesi sonucu hasta acil servise aniden başlayan ve bıçak saplanır tarzda karın ağrısı ve adeta taşlaşmış bir karın ile başvurabilmektedir.  Acil servise başvuran hastanın hekim tarafından seri bir biçimde genel değerlendirmesi yapıldıktan sonra, hastanın tedavisi vakit kaybetmeden başlanmalı ve gerekli durumda ameliyatı gerçekleştirilmelidir. Delinmenin yerine ve ülserin kronik olup olmamasına göre değişik cerrahi tedaviler uygulanmaktadır. Biz bu hastamızda laparoskopik (kapalı) mide sütür yöntemini uyguladık. Hastamız ameliyat sonrası dönemi rahat geçirdi ve şifayla taburcu edildi.’’

Neden kapalı ameliyat tercih edilmeli?

  • Kapalı cerrahi tanıda ve ayırıcı tanıda yardımcı olarak karın içinde başka bir hastalık veya problem varsa onu da rahatlıkla tespit edebiliriz.
  • Ameliyat sonrası dönemde hasta daha az ağrı çeker, hastanede daha kısa süre yatar ve normal yaşantısına hızla döner
  • Klasik açık ameliyatlar sonrası ilk günlerde hastaların en çok sıkıntı duyduğu şey ameliyat yerindeki ağrı ve kısıtlamalar nedeni ile yataktan çıkamamaktır. Kapalı ameliyatta ise hasta takip eden ilk 48 saat içinde beslenmeye başlanır, ağrısı az olduğu için kendisini çok daha iyi hisseder ve doktorca kısıtlama getirilmeyeceği için günlük hareketlerine başlar. Hasta 3-4 gün içinde hastaneden taburcu edilir.
  • Günlük yaşamla ilgili kısıtlamalar yoktur
  • Laporoskopik (kapalı) ameliyatların önemli avantajlarından biri de hastaya herhangi bir kısıtlanma konmamasıdır. Klasik açık cerrahide ameliyat sonrası ilk günlerde daha da çok olmak üzere hastaya hareketlerini kontrol altına almasını sağlayacak bir takım kısıtlamalar getirilir. Ağır kaldırmama, çok merdiven çıkmama, yataktan dikkatli kalkma gibi. Bu tür kısıtlamalardaki amaç fıtığın yeniden tekrarlaması gibi istenmeyen durumlardan kaçınabilmektir. Kapalı ameliyattan sonra ise daha ilk günden başlanarak hasta istediği ve tolere edebildiği her şeyi yapabilir.
  • Estetik görünüm mükemmeldir
  • Klasik açık ameliyatlardan sonra hastanın karnında 15-25 cm arasında değişen bir ameliyat izi kalır.  Kapalı ameliyat sonrası ise hastanın karnının görünümü fazla değişmez. Karnın görünümü estetik olarak mükemmeldir.
  • Yeniden fıtık oluşma riski ve yapışıklık riski daha azdır.
  • Klasik açık cerrahide hastaların bir kısmında bir süre sonra ameliyat yerinde fıtık oluşur ve hasta bu nedenle ikinci bir ameliyat olmak zorunda kalır. Kapalı ameliyatlardan sonra fıtık oluşma riski çok azdır.
    banner521
    Açık ameliyatlar sonrası bir diğer sorun karın içinde oluşan yapışıklıklardır. Bu yapışıklıklar bazı hastalarda barsak tıkanıklığına yol açar ve hastanın bu nedenle ameliyat edilmesi gerekir. Kapalı ameliyat sonrası yapışıklık riski çok daha azdır.
  • Ayrıca kapalı cerrahi; mide, karaciğer ve safra yolları, kalın bağırsak hastalıkları, ayırıcı tanı amaçlı, obezite ve hiatal herni / reflü hastalığı tedavisinde rahatlıkla uygulanmaktadır.
  • Gastrit ve Ülsere Karşı Yapılması Gerekenler
  • Peptik ülserin ve gastritin tedavisinde ilaç kullanımının yanında iyileşmeye ve nükslerin daha az oluşumuna da katkıda bulunabilen birçok genel önlem vardır. Bunları şöyle özetleyebiliriz:
  • Uzun süre aç kalmaktan sakının.
  • Az miktarda ama sık ve düzenli yiyin.
  • Yemekten sonra en az 2-3 saat yatağa girmeyin.
  • Yiyecekleri yavaş yiyip, iyi çiğneyin.
  • Çok sıcak ya da çok soğuk yemeyin.
  • Stresten mümkün olduğunca uzak durmaya çalışın.
  • Dar ve beli sıkan giysiler giymeyin.
  • Fazla kilolarınızdan kurtulun.
  • Sigarayı azaltın, mümkünse bırakın.

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER