TÜRKİYE PARTİSİ MERKEZ İLÇE BAŞKANI ERDAL ARSLAN VEKİLLERİ İSTİFAYA DAVET ETTİ

TÜRKİYE PARTİSİ MERKEZ İLÇE BAŞKANI ERDAL ARSLAN VEKİLLERİ İSTİFAYA DAVET ETTİ

TÜRKİYE PARTİSİ MERKEZ İLÇE BAŞKANI ERDAL ARSLAN VEKİLLERİ İSTİFAYA DAVET ETTİ

Türkiye Partisi Uşak Merkez İlçe Başkanı Erdal Arslan Ak Parti Uşak Milletvekillerine seslenerek “Halkın vicdanını dinleyin ve  derhal partinizden istifa edin” dedi.

Başkan Erdal Arslan, özellikle Demokratik Açılım konusunda Türkiye Partisi ve Türk milletinin rahatsızlığını ve tedirginliğini dile getirerek, mevcut iktidarın tehlikeli girişimlerde bulunarak ülkeyi ayrışma ve bölünme noktasına getirdiğini iddia etti.

Partilerinin merkezci bir parti olduğunu, kapılarının herkese açık olduğunu, vatanını ve milletini sevenlere ve bu gidişata dur demek isteyenlere kapılarının açık olduğunu belirten Erdal ARSLAN Uşaklıların partilerine büyük bir ilgi gösterdiklerini söyledi.

 

TÜRKİYE PARTİSİ MERKEZ İLÇE BAŞKANI ERDAL ARSLAN

HÜKÜMETİ VE AKPARTİ MİLLETVEKİLLERİNİ SERT BİR DİLLE ELEŞTİRDİ...

 

Türkiye Partisi Uşak Merkez İlçe Başkanı Erdal ARSLAN ile yaptığımız söyleşide Başkan Erdal Arslan yerelden başlayarak ulusal konularda düşüncelerini aktardı.

 

Erdal Arslan sırasıyla Uşak Belediyesinin son durumundan başlayarak genel manada iktidar partisinin ekonomiden, stratejik konulara, eğitimden sağlığa bir çok konuda görüş ve fikirlerini aktardı.

 

         Türkiye Partisi Uşak Merkez İlçe Başkanı Erdal Arslan Uşak Belediyesi ile ilgili görüşlerini aktarırken Başkan Ali Erdoğan’ın başkanlığı ile ilgili konuşmanın erken olduğunu, geçmişte Ak Parti Belediye Başkanlığı döneminde uygulamaya geçen Kentsel Dönüşüm Projesi’nin Uşak için bir değer olduğuna dikkat çekerken ancak uygulama sırasında bazı durumların tartışma konusu olduğunu söyledi.

Söyleşi sırasında belediye konusunda konuşmanın biraz erken olduğunu her şeyin önümüzdeki günlerde daha çok netlik kazanacağını asıl gündemin ise Demokratik Açılım meselesi olduğunu mevcut iktidar partisinin bu yöndeki çalışmalarının tehlikeli boyutlara ulaştığını söyledi.

         Türkiye Partisi Uşak Merkez İlçe Başkanı Erdal Arslan ülkenin yeniden bir kaosa sürüklendiğini belirtirken bu Demokratik Açılım konusunun aslında dış güdümlü bir siyaset olduğunu ve düğmeye ülkeyi ayrıştırmak için dışarıdan basıldığını iddia etti. Bir çok Ak Parti mensubu insanların dahi gelişmelerden tedirgin olduğunu ve bu yüzden hükümete bir tepki içinde olduğunu belirtirken, Başkan Arslan Türkiye Partisi’nin bu konuda ki tutumunun baştan beri belli olduğunu Türkiye Partisi Genel Başkanı Sayın Abdullatif Şener’in de bakanlığı döneminde bu tür yanlışları görerek partisinden istifa ettiğini kaydetti.

 

         Sadece bu yönde değil diğer yönleri ile de hükümetin bir yanlış hesap içinde olduğunu iddia eden Arslan Akparti Uşak Milletvekillerine "Parmakçılar" yakıştırmasını yaparak "Onlar kendi fikirlerini savunmaktan uzak davranıyorlar, her tür kararda kendi insiyatifini ortaya koyamayan Uşak Akparti Milletvekilleri her şeye parmak kaldırıyorlar. Ben onların bile bu durumlardan hoşnut olduğunu sanmıyorum” dedi.

 

Ancak Milletvekillerinin  Genel başkanlarının sözünden dışarı çıkamadıklarını belirten Arslan sözlerine şöyle devam etti. " Ak Parti Uşak Milletvekilleri bir daha seçilememekten korkuyorlarsa boşuna korkuyorlar. Mesele birinci sıradan yeniden aday çıkabilmek değil, çıktıktan sonra seçilebilmek. Bu millet bu yanlışlar sonrasında sandıkta onlara gereken cezayı verecektir" dedi. Başkan Erdal Arslan bu konuda halkın kanına girmek için özellikle televizyon dizilerinden hatta Kurtlar Vadisi’nde Polat Alemdar’ın dahi Açılım taraftarı yapıldığını ve bu yapılanın bir psikolojik harekat olduğunu iddia etti...

 

         Son olarak dünyanın bir çok yerinde ve ülkemizde yaşanan Domuz Gribi meselesine değinen Türkiye Partisi Merkez İlçe Başkanı Erdal Arslan: "Dünya’da ilk önce bir kuş gribi görüldü. Kanatlı hayvanları telef ettik, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerin ekonomileri altüst edildi bir çok insan hastalanarak yaşamını yitirirken diğer taraftan bu konuda çalışma yapan ülkeler ve ilaç firmaları krizi değerlendirerek para kazandılar. Devamında seyreden bir Deli Dana hastalığı ile bu defa büyükbaş hayvanlar telef edilmeye başlandı. Yine bir çok insan daha önce olduğu gibi bu hastalıktan dolayı yaşamını yitirdi. Hayvancılık ile uğraşan kesimlerde bu yaşananlardan büyük zarar görerek iflas ettiler yine bu konuda bazı çevreler rant elde etti. Günümüzde ise bir Domuz Gribi salgını yaşanıyor. Ülke gündemine bomba gibi düşen bir hastalık başlangıçta sadece bir kaç kişide görülürken geldiğimiz noktada yüzlerce kişinin bu hastalık ile mücadele ettiğini ve bir kısmının da yaşamını yitirdiğini görüyoruz. Bundan öncesinde de bir kene mevzusu vardı. İnsanın aklına ne oluyor da bu tür hastalıklar bu güne kadar bilinmiyor yaşanmıyor veya bugün neden yaşanıyor sorusu geliyor. Dünyanın ekolojik ve biyolojik sistemleri ile oynayan bir gücün varlığına inanıyorum. Aklıma takılan sadece bir ülke var bu konuda. Kendilerinden başka üstün bir ırk tanımayan tek tanrı ve peygambere inanan bu devletin yanı başında domuz gribi kene vs diğer hastalıklar görülürken bu ülkede her ne sebeptense hiç bu tür rahatsızlıklar görülmemiş. İsrail’den bahsediyorum. Filistin ve çevre ülkede domuz gribi kene deli dana hastalığı görülürken bu tür bir tek rahatsızlıkla bir defa dahi karşı karşıya kalınmadığını tespit ettim. Buda benim kafamda bir soru işaretidir." dedi...

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER