Politika:
banner282
BAŞBAKAN YILDIRIM UŞAK'TA EVET İSTEDİ

16 Nisan'da gelecek için bir karar verileceğini belirten Yıldırım, "Ya 'Bu sistem iyidir, bu 82 model araba, 82 model anayasa, ikide bir yolda bırakan, darbe üreten bu anayasa bize yeter' diyeceğiz veya 'Türkiye gelecek hedeflerine, 2023 hedeflerine, büyük Atatürk'ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine bu anayasayla gitmez, değiştirelim.' diyeceksiniz." ifadesini kullandı.

Alandakilere, "Uşak 16 Nisan'a hazır mı?" sorusunu yönelten Yıldırım, "evet" karşılığını alınca, "Maşallah, Uşak işi bitirmiş. Size yakışanı yapıyorsunuz." dedi.

Cumhurbaşkanının, başbakan olarak kendisinin, bakanların, Meclisin, memleket, millet için gece gündüz demeden gayret ettiğini dile getiren Yıldırım, memleketin daha ileri gitmesini, milletin dertlerine derman olmayı amaçladıklarını söyledi.

Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

"Şu anda 'sorun yok' deniyor. Tamam şu anda sorun yok ama bu böyle olacak diye bunun da bir garantisi yok. Niye? Bakın 7 Haziran'da seçim oldu, hiçbir parti tek başına iktidar olacak çoğunluğu alamadı. Ama HDP diye bir parti çıktı ne dedi? 'Bizim arkamızda Kandil var, biz, bir kaşık suda sizi boğarız' dedi. Türkiye'ye, bu büyük millete meydan okudu. İşte şimdi buna dikkat edeceğiz. Bir daha öyle bir değişiklik getirelim ki her zaman tek başına hükümet çıksın, işi şansa bırakmayalım. Bugün AK Parti ama yarın başkası da olabilir. Kim olursa olsun, mutlaka tek başına güçlü iktidar olsun. Çünkü bu bölgede güçlü olunmazsa, işimiz zor. Güçlü olmak mecburiyetindeyiz. Onun için bu değişikliği getirdik."

"GENÇLERİN GELECEĞİ İÇİN YATIRIMLAR YAPTIK"

Vatandaşların AK Parti'ye 14 yıldır her seçimde artırarak yetki verdiğini hatırlatan Yıldırım, kendilerinin de boş durmadığını, memleketin kalkınması için yollar, hastaneler, okullar yaptıklarını, üniversiteler açtıklarını, tarıma, sanayiye, üretime her türlü desteği verdiklerini, gençlerin geleceği için yatırımlar gerçekleştirdiklerini anlattı.

"Bunları yaparken bir yandan da şeytan taşladık. Darbecileri defederek buralara geldik." diyen Yıldırım, cumhurbaşkanlığı seçiminde elektronik muhtıra verildiğini, 367 icadının çıkarıldığını anımsattı. Yıldırım, bunun üzerine bu işi millete sorduklarını, yurdun her köşesinden vatandaşın "Siz misiniz cumhurbaşkanını seçtirmeyen, ben seçeceğim." dediğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçilmiş bir cumhurbaşkanı olduğunu hatırlatan Yıldırım, "Şimdi yaptığımız iş, seçtiğimiz cumhurbaşkanlığına uygun anayasa değişikliğini yapmak, bundan başka bir şey değil." diye konuştu.

"Bakın yine boş durmadılar, yine ders almadılar." diyen Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bu darbe, vesayet zihniyeti ondan sonra Gezi olaylarını başlattı, ülkeyi karıştırmaya çalıştılar, vatandaşı birbirine düşürmeye başladılar. Onda da başarılı olamadılar, 17-25 Aralık'ta fetocular bu sefer iş başına geldi, onlar hükümeti yıkmaya, başbakanı alaşağı etmeye çalıştı. Onu da başaramadılar, en son 15 Temmuz... 15 Temmuz gecesi Uşak meydandaydı. Ay yıldızlı bayraklarınızı aldınız ve bu darbecilere hak ettiği cevabı verdiniz. Allah sizden razı olsun. Bu millet, büyük millet. Bu milletle hiç kimse bilek güreşi yapamaz. PKK'sı da fetosu da DEAŞ'ı da alayı gelse bu millet hepsinin hakkından gelir. O darbecileri püskürttük, inlerine girdik, şimdi hepsi hesabını veriyor, hesap verecekler. O şehitlerimizin, gazilerimizin hesabını verecekler."

Engelleri aşa aşa bugünlere geldiklerini ve bu iktidarın kalıcı hale gelmesini istediklerini belirten Yıldırım, bu işin şansa bırakılamayacağını ifade etti. Yıldırım, "Bu güçlü iktidar, kalıcı hale gelsin, burada durmasın. Türkiye'de istikrarı kalıcı hale getiremezsek, elde ettiğimiz bütün kazançlarımız birer birer yok olur." dedi.

"GELECEK NESİLLERE ŞANS VERMEK LAZIM"

AK Parti'nin 7 Haziran seçimlerinde hükümeti kuracak çoğunluğu alamadığını ve bu sürecin 5,5 ay sürdüğünü dile getiren Yıldırım, o süreçte yaşananları hatırlattı. Yıldırım, şunları kaydetti:

"Az önce söyledim, bölücü parti HDP meydan okumaya başladı, 3-5 tane milletvekili fazla alınca Türkiye'nin sahibi zannetti kendisini. Dolayısıyla, Türkiye'nin güçlü iktidara ihtiyacı var. O nedenle 16 Nisan'da yapılacak halk oylamasıyla Türkiye, artık 'iktidar oldu olmadı, hükümet kuruldu kurulmadı' işini geride bırakıyor.

2019'da başlayacak bu sistem. Şimdi, o yalanı da söylüyorlar. '16 Nisan'dan sonra her şey değişecek, yeni sistem devreye girecek.', öyle bir şey yok. 2019 seçimlerinde, cumhurbaşkanı seçimiyle Meclis seçimi birleştiriliyor, aynı gün yapılıyor. Artık 4 sene değil, 5 senede bir seçim yapılacak. Önünüze 2 sandık gelecek. Birisi, cumhurbaşkanı seçimi, diğeri Meclis seçimi, yani milletvekilleri seçimidir. Cumhurbaşkanlığına kimi seçerseniz, seçin Türkiye'yi 5 seneliğine kim idare edecek ona karar vermiş oluyorsunuz. Yani Meclis'e bırakmıyorsunuz, güvenoyunu siz veriyorsunuz, seçimi siz yapıyorsunuz. Artık, 'Hükümet kuruldu kurulmadı, kriz oldu olmadı', bunlar tarihe karışıyor. Diğer yandan milletvekillerini seçiyorsunuz, milletvekilleri de gidiyor Mecliste kanunları yapıyor, seçtiğiniz cumhurbaşkanı, onun bakanlarını, yardımcılarını denetliyor. Doğru dürüst iş yapıyor mu yapmıyor mu, bunu da denetliyor. Beş yıl geçti, her şey yolunda, beğendiniz, cumhurbaşkanı hükümeti düzgün iş yapıyor, hoşunuza gidecek iş yapıyor, bir 5 yıllığına daha seçiyorsunuz. Ondan sonra, 'Çok iyi devam et', yok. 10 sene sonra isterse ne kadar başarılı olursa olsun bitti, değişecek. Çünkü, gelecek nesillere şans vermek lazım."

Yıldırım, yeni idarecilerin, yeni isimlerin yetişmesi gerektiğinin altını çizerek, bu sistemle hükümetin daha güçlü hale geleceği, içeride ve dışarıdaki sorunlara daha fazla müdahale edilebileceği ve daha hızlı çözüm üretileceği, Türkiye'nin itibarının daha da yükseltilebileceği değerlendirmesinde bulundu.

"SUÇUN, SİVİLİ ASKERİ OLUR MU? "

Sistem hakkında bilgi veren Başbakan Yıldırım, yeni getirilen değişiklikle yargının "tek" hale geldiğini söyledi. Yıldırım, "Şimdi ne var? Askeri yargı ve sivil yargı var. Suçun sivili, askeri olur mu? Suç suçtur. Asker kılığına girmiş olanların 15 Temmuz'da yaptıklarını gördük." diye konuştu.

Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ne yaptılar? Devletin, milletin, sizin paralarınızla alınan o tankları, uçakları, helikopterleri, silahları çalıp, milletin üzerine ateş ettiler. Bunu gavur bile yapmaz, bunu düşman bile yapmaz. Bu alçak fetocular, bunların yatacak yeri yok.

Demokrasi tarihimize bakalım. Nereye bakalım, 1950'ye bakalım. Daha ilerisine gitmeyin, çünkü orada CHP'den başka parti yok. Tek parti, bakmaya lüzum yok. 1950'de kim geldi, Ege'nin efesi merhum Menderes geldi, çok partili hükümetler başladı. Menderes, iki dönem 10 sene hizmet etti. Biliyorsunuz, Menderes çok büyük işler yaptı, yollar yaptı, köprüler, okullar yaptı. Memleketi bir baştan bir başa mamur etti. Niye? Tek başına iktidardı. Başka tek başına iktidar nerede var? Özal dönemi var. Merhum Turgut Özal, o da çok güzel işler yaptı ve Türkiye'yi dünyaya açtı, Türkiye'yi değiştirdi, çok büyük otoyollar yapıldı, güzel hizmetlere imza attı. Bir de kim var, AK Parti var, Recep Tayyip Erdoğan dönemi var. 14 yıl sizlerin desteğiyle ne yaptık? AK Parti olarak destan yazdık, çok güzel işler yaptık. Neye rağmen yaptık? Darbe tehditlerine, 15 Temmuz'a rağmen, 367 krizine rağmen, 17-25 Aralık'a, Gezi olaylarına rağmen yaptık. Bir yandan engellerle uğraştık, bir yandan da vatandaşın hayalini gerçeğe dönüştürdük."

Yeni sistemde "engel" olmadığını, engelli koşunun bittiğini ve engelsiz koşunun başladığını ifade eden Yıldırım, "1950'den bugüne 67 yıl geçmiş. Üç dönem, 10-10-14, toplam 34. Yani 67 yılın yarısı boşa gitmiş, yarısında Türkiye kazanmış, 70'li yıllarda kaybetmiş, 90'lı yıllarda kaybetmiş, 60'lı yıllarda kaybetmiş, maalesef kazanılanlar yok olup gitmiş." dedi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİYLE EKONOMİ ŞAHA KALKACAK”

Artık Türkiye'nin kazandıklarını kaybetmemesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, "Sürekli kazanalım. Sürekli kazandıkça ne olacak? Türkiye güçlenecek. Türkiye güçlenince etrafındakiler horozlanmayacak, herkes haddini bilecek. Onun için Türkiye'nin güçlenmeye ihtiyacı var. Bugün AK Parti, yarın başka parti olur. 'Hayır, hayır, hayır' diye bozuk plak gibi yalan söyleyeceğine Kılıçdaroğlu, sen de 'evet' de, bu değişikliği yapalım. Sen de çalış, sen de belki milletin gözüne girersen, sen de iktidar olursun. Niye, karşı çıkıyorsun?"

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ekonominin şaha kalkacağını belirten Yıldırım, AK Parti döneminde "Bir Türkiye'yi üç Türkiye" yaptıklarını vurguladı.

Yıldırım, 2001 krizinde 23 bankanın battığını, bir gecede 7 milyar dolar kaybedildiğini ve faizlerin 7 bin 500'lere çıktığı bir dönemin yaşandığını hatırlatarak, "Türkiye'nin yerle bir olduğu, IMF'nin gelip kasamıza el koyduğu o günleri hatırlayın. İşte Türkiye bu günleri bir daha yaşamasın diye, bu Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçmemiz lazım. Buna Türkiye'nin ihtiyacı var. Terörle mücadelede gücümüz artacak. Güçlü hükümet demek, terörün korkulu rüyası demektir. Dün Siirt ve Bitlis'deydim. Ay yıldızlı bayraklar dalgalanıyor, Herkes 'Kahrolsun PKK' diye bağırıyor." dedi.

Doğu ve Güneydoğu'da kimsenin bayrak çıkarmaya cesaret edemediği, terör örgütünün bütün bölgeyi sindirdiği günlerin geride kaldığına değinen Yıldırım, şu anda vatandaşların Doğu'da da Batı'da da teröre karşı tek yürek olduğunu ve teröristlerin kaçacak delik aradığını anlattı.

Başbakan Yıldırım, yeni sistemle Türkiye'nin dış politikada daha güçlü olacağına işaret ederek, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle yatırımların hızlanacağını, üretimin artacağını ve yeni iş imkanlarının ortaya çıkacağını belirtti.

AK Parti'nin arkasındaki en büyük gücün kadınlar olduğuna dikkati çeken Yıldırım, "Bakın Türkiye ekonomik krize girdiğinde en fazla çileyi çeken kadınlarımız, terör saldırısı olursa yine en çok acıyı hanım kardeşlerimiz çekiyor. Türkiye'nin kadınları mutluysa Türkiye de mutludur, ülke de mutludur. Bu anlayışla kadınlarımızın haklarını ve şartlarını iyileştirmek için büyük gayret gösterdik. Ekonomiyi büyüttük, kadınlarımızın iş hayatına, siyaset hayatında, eğitim alanında, sağlık alanında daha fazla görev almasını sağladık." ifadesini kullandı.

"ŞEHİT ANNELERİNİ VE EŞLERİNİ KUTSAL EMANET OLARAK GÖRDÜK"

Yıldırım, sağlıkta dönüşümü gerçekleştirip, hastaneleri modernleştirdiklerini ve yeni hastaneler açtıklarını, sağlık sektöründe çalışanların yarısının da kadın olduğunu bildirdi. 

AK Parti olarak kadınların siyasette daha fazla yer alması için ciddi adımlar attıklarına işaret eden Yıldırım, şunları aktardı:

"Şehit annelerini ve eşlerini kutsal emanet olarak gördük ve onlara her türlü desteği sağladık. Engelli yavrularımızın analarına her türlü desteği verdik. Dul kadınlarımızı unutmadık, onlara da destek verdik. Çocukları okusun diye annelere nakit ödemeler yaptık. Bütün bunlar devam edecek. Bunlar bir lütuf değil, bunlar bizim görevimiz. Hanım kardeşlerimizin yüzünü daha da güldürmeye, onların toplumsal hayatımızda, hayatın her alanında daha fazla yer alması için çalışmalarımız hız kesmeden devam edecek."

Yıldırım, 14 yıl boyunca gençlere de çok yatırım yaptıklarına dikkat çekerek, Türkiye'nin her ilinde üniversite açtıklarına işaret etti.

Türkiye genelindeki üniversite sayısını 182'ye çıkardıklarını belirten Yıldırım, "7 milyondan fazla üniversite öğrencimiz var. 2016 yılında Uşak'a üniversite açtık ve spor salonları, yurtlar inşa ettik. Uşaklı öğrencilerimizi her bakımdan destekledik. Başvuran her gencimize burs verdik, kredi verdik." dedi.   

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini içeren anayasa değişikliğinin en fazla gençleri ilgilendirdiğini vurgulayan Yıldırım, "16 Nisan'da değişiklik gelirse 18-25 yaş arasındaki kadın, erkek bütün gençlerimiz oy verecekleri gibi aday da olacaklar, seçilebilecekler. İster belediye başkanı, ister muhtar, ister meclis üyesi, ister milletvekili. Seçen mutlaka seçilmelidir." ifadesini kullandı.

Başbakan Yıldırım, CHP ve HDP'nin değişikliğe var gücüyle karşı çıktığını belirterek, şu görüşlere yerdi:

"CHP bir yandan gençlerin siyasete girmesine karşı çıkıyor bir yandan da çocuklara film çevirtip 'hayır' deyin diye reklamlar yapıyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Hani gençleri düşünüyordun? Gençlerin önünü açacak değişikliği engellemek için çocukları kullanıyorsun. Yakışır mı? Dokuz milyon 18-25 yaş arasında gencimiz var. CHP bunları yok sayıyor. 16 Nisan'da sizi yok sayan bu 'hayır'cı zihniyete gereken cevabı gençlerden bekliyoruz. 'Efendim' diyor, '18 yaşında milletvekili olacak, iki yıl sonra ömür boyu emeklilik kazanacak'. Yalan. Var mı böyle bir şey? Emekli olmak için ister cumhurbaşkanı, ister başbakan, ister bakan, ister milletvekili, ister Bağkur'lu, ister bir yerde işçi, ister memur ol en az 25 sene çalışmak gerekiyor. Yetmez, 25 sene primini de ödeyeceksin. Yetmez, şimdi yaş da var, eğer 25 sene 45 yaşında dolarsa 20 sene de bekleyeceksin öyle maaş alacaksın. Bütün bunları biliyor."

"BUNLAR ÇAĞ DIŞI"

Değişikliğin ardından "seçilecek gençlerin askerlikten muaf olacakları" yönündeki söylemlerin de doğru olmadığını belirten Yıldırım, bir gencin 18 yaşında milletvekili seçilmesi durumunda beş sene milletvekilliğinin ardından 23 yaşına geleceğine dikkati çekti. Yıldırım, "30'a kadar zaten erteleme var. Üniversiteye gidenler ne yapıyor? Erteliyor. Bu da aynı. Burada da yalan söylüyor." dedi.

Anayasa değişikliği ile seçilme hakkı kazanacak 9 milyon gencin yarısını kızların oluşturduğuna işaret eden Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Onları hiç saymıyor. Onların askerlik derdi yok. Ama onları da hiç dikkate almıyor. Sizi saymıyor, bu adam, yok sayıyor, yok. Kafasında size yer yok. Kızlarımıza kafasında yer yok. Bunlar çağ dışı, çağ. Bunlar 50 öncesi. Bunların modeli daha eski. Anayasa 82 model, bunlar 1930 model. Bu zihniyetle bir yere gidilmez. Gençler 18 yaşında evleniyor, yuva kuruyor, ehliyet alıyor, erkek gençlerimiz 20 yaşında askere gidiyor, ülkelerini korumak için 15 Temmuz'da meydanlara iniyor, alçaklarla mücadele ediyor, bayrağı yere düşürmüyor ve sıra seçilmeye gelince Sayın Kılıçdaroğlu, 'Olmaz' diyor, 'Gençler bu işe bulaşmasın. Biz varken gençlere ne lüzum var canım, ölene kadar biz idare ederiz'. Bu kadar bencillik olur mu? Olmaz."

Başbakan Yıldırım, gençlerin gereken cevabı vereceğine yönelik inancını aktararak, gençlerin haklarına sahip çıkacağını söyledi.

CHP'nin anayasa değişikliğine "hayır" dediğini anımsatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Olur, CHP yöneticileri diyebilir ama niçin 'Hayır' dediğini anlayan yok. Ben anlamadım, bir ay oldu bir şey anlamadım. Çünkü neyi değiştiriyoruz, Mecliste bunlar kavga ettikleri, oraya buraya saldırdıkları için ne değişiyor bunu okuma fırsatı bulamadılar, okumamış adam. Değişikliğin ne getirdiğini ne getirmediğini inanın ki bilmiyor. Yalan, dolan. Aynen bozuk plağa döndü, bozuk plak gibi, dönüyor dönüyor aynı şeyler. Bir bozuk saat bile günde iki sefer doğru söyler, bunlar bozuk saati bile aratmaya başladılar. Bugün bu CHP, 1950'den beri 67 yılda tek başına iktidar olmadı. Ancak darbelerin arkasından bir fırsat bulursa iktidarın bir tarafından tutundu. Dolayısıyla bunların ülkeyi yönetme tecrübesi, bilgisi yok. Bunların sırtında yumurta küfesi de yok, atıp duruyorlar. Aynen benim rahmetli babaannemin lafı gibi, 'Üfle evladım üfle, kaval elin yel Allah'ın.' Üfle bakalım, bu da üflüyor, ha babam üflüyor. Bunlar hiç sorumluluk almadılar, bizim karşılaştığımız sorunların onda birini görseydi kaçacak yer ararlardı."

Geçmişte yaşanan hastane, ilaç kuyruklarını hatırlatan Yıldırım, "Şimdi kalkmış salon salon geziyor, salonlardan çıkmıyor. Gel meydana kardeşim, meydana gel. Her gün akla, hayale gelmeyen iddialar. Maksat kafa karıştırmak" diye konuştu.

Başbakan Yıldırım, bir anamuhalefet partisi liderinin ağır olması gerektiğini, çünkü anamuhalefet partisinin iktidara hazırlanan parti anlamına geldiğini belirterek, "Bu kadar yeğlik olma biraz ağır ol, ağır." ifadesini kullandı.

"Hayır" diyenlerin arasında bölücü terör örgütü PKK'nın, FETÖ'nün, Avrupa'daki bazı ülkelerin de bulunduğunu dile getiren Başbakan Yıldırım, "Bunlar tesadüf mü ya?" diye sordu.

Türkiye ile uğraşan herkesin "hayır" dediğini belirten Yıldırım, şunları söyledi:

"Onları anladık da CHP, sen niye 'hayır' diyorsun kardeşim? Milyonlarca CHP'li kardeşime sen niye böyle 'hayır' diyerek onları, bu ülke için ideallerini, bu ülke için hedeflerini gölgeliyorsun. Bir de şimdi milliyetçilik adına 'hayır' kervanına katılan maskeli milliyetçiler var sözüm ona. Siz nasıl milliyetçisiniz? Ülkücü, milliyetçi MHP'li kardeşlerim PKK ile aynı safta duranlara gereken cevabı verir inşallah, ben buna inanıyorum. Milliyetçi, Feto'nun oyuncağı olur mu? Olmaz. Milliyetçi, Türkiye düşmanlarıyla iş tutar mı zannediyorsunuz? Tabii ki milliyetçi ve ülkücü, milletini, ülkesini sever, vatanı, bayrağı için ne yapacağını çok iyi bilir. Buradan AK Parti'li yol arkadaşlarıma, MHP'ye gönül veren, milliyetçi ve ülkücü kardeşlerime, BBP'li kardeşlerime, Saadet Partisi'ne gönül veren kardeşlerime, CHP'ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, Türkiye'nin geleceği için, daha güzel günler için ve Türkiye'nin terörle mücadelesinde çok daha büyük başarılara imza atması için 16 Nisan'da..."

Alandakilere, "Uşak, 16 Nisan'da efeler ne diyecek?" diye soran Yıldırım, "evet" yanıtını almasının ardından, halk oylamasına kadar kapı kapı dolaşılmasını, değişikliğin getirdiklerinin ve yeni sisteme kimin neden karşı çıktığının anlatılmasını istedi.

Uşak'ın plaka kodunun 64 olduğunu hatırlatan Başbakan Yıldırım, kentten halk oylamasında yüzde 64 oranında oy beklediğini ifade etti. Alandakilere "Plakamızı tutturacağız değil mi? Yüzde 64 tamam mı, söz mü" diye soran Yıldırım, "evet" yanıtını aldı.

Yıldırım, kente yapılan yatırımlara ilişkin bilgi verdi ve Ankara-İzmir hızlı treninin Uşak'tan geçeceğini, bununla ilgili inşaatların devam edeceğini, 2019'da hizmete gireceğini belirtti.

Yeni sistemler yatırım ve hizmetlerin artacağını, engellerin ortadan kalkacağını dile getiren Yıldırım, milletin kazanacağını söyledi.

"16 Nisan'da dünyaya gür bir sesle 'evet' demeye, bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya, birlikte Türkiye olmaya hazır mıyız?" diye soran Yıldırım'a, meydanı dolduranlar "evet" yanıtını verdi.
























Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner372

ERDOĞAN'DAN BELEDİYELERE VE TEŞKİLATLARA...
Cumhurbaşkanı Ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'dan teşkilatlara operasyon sinyali verdi ve "...

Haberi Oku