ANADOLU PARTİSİ SEÇİMLERDE BİZ DE VARIZ DİYOR

Anadolu Partisi Uşak Birinci Sıra Milletvekili adayı Hatice Sema Akıncı usak.tv ye konul oldu.

ANADOLU PARTİSİ SEÇİMLERDE BİZ DE VARIZ DİYOR

Anadolu Partisi Uşak Birinci Sıra Milletvekili adayı Hatice Sema Akıncı, Anadolu Partisin yapılama deneni yaptığını ve çok kısa bir sürede Türkiye genelinde örgütlenmesini tamamlayarak genel seçimlere girdiğini söyledi. Genel Başkanları Emine Ülker Tarhan’ın partisiyle yaşadığı sıkıntılardan dolayı partisinden istifa ederek Anadolu Partisini kurduğunu çok kısa bir sürede çalışmalarını tamamlayarak il teşkilatlarını açtığını ve 81 il ile 85 eçim bölgesinde partilerinin seçime katıldığını söyledi.


Uşak’ta da seçimlere büyük bir özveri ile hazırlandıklarını söyleyen Akıncı bu seçimlerden başarıyla çıkacaklarını söyledi.

Partisi ile bilgi, veren Sema Akıncı : “Anadolu Partisi’nin Temel İlkeleri ve Politikaları; Anayasanın ilk dört maddesine, Cumhuriyetin temel değerlerine, Atatürk ilke ve devrimlerine, evrensel hukuk ilkelerine bağlıdır.

Çağdaş ulus devletin, demokrasinin aşınan kurum ve kurallarının yeniden yapılandırılması, temel insan hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi,  toplumsal cinsiyet eşitliğinin temini, etik değerler, sömürüsüz çalışma hayatı, dengeli ve sürdürülebilir kalkınma, herkes için sağlık ve eğitim, yaşamda fırsat eşitliği, herkes için bilgiye erişim, çevreye saygı, yoksullukla ve yolsuzlukla amansız mücadele, kültürel değerlere saygı konularında çağdaş politikalar üretilmesi ve bu politikaların etkili biçimde yürütülmesi temel ilkelerdendir.

 

YENİ SİYASET ANLAYIŞI

Anadolu Partisi, ülkemizde bugüne kadar uygulanan parti içi demokrasiye, şeffaflığa, eşitliğe, temsilde adalet ilkelerine aykırı ve lidere bağımlı eski siyaset anlayışını reddeder.

Anadolu Partisi’nin “Yeni Siyaset” anlayışı, parti içi demokrasiyi, takım çalışmasını, çoğulculuğu, demokratik kitle örgütlerini, toplumun her yaştan ve her kesimden temsilcilerini demokratik karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul eder.

Anadolu Partisi’nin “Yeni Siyaset” anlayışı; lidere biat anlayışını reddeder.

Siyaseti bir rant alanı görme eğilimiyle mücadele eder.

“Yeni Siyaset”, bütün parti üyeleri, uzmanlar ve bilim adamları, üniversiteler ve toplumun her katmanından temsilcilerin her düzeyde eleştiri ve katkısını olanaklı kılar.

Anadolu Partisi’nin “Yeni Siyaset” anlayışı; baskıcı değil demokratik, ayrıştırıcı değil birleştirici, yasakçı değil özgürlükçü, cezalandırıcı değil özendirici, tutucu değil yenilikçi, gelişmeye ve eleştiriye açık, katılımcı, çoğulcu, şeffaf, dayanışmayı öngören çağdaş ve uygar bir siyaset anlayışıdır.

Anadolu Partisi’nin “Yeni Siyaset” anlayışı, her türlü çıkara dayalı yandaşlık anlayışını reddeder ve bünyesinde barındırmaz.

Anadolu Partisi’nin “Yeni Siyaset” anlayışı, temsilde adalet ve eşitlik ilkesinin sağlanması, toplumsal uzlaşma yollarını aralaması ve zorlaması için seçim barajının kaldırılmasını savunur.

 

TEMİZ SİYASET

Siyasi partilerin bir rant kapısı olmaktan çıkartılması, siyasetin zenginleşme aracı olmasının önüne geçilmesi, milletvekilliğinin maddi anlamda bir güçlenme aracı, bir ayrıcalık olduğu anlayışının ortadan kaldırılması Anadolu Partisi`nin temel hedeflerindendir.

Siyasetin finansmanı şeffaf hale getirilecek, seçim harcamaları konusu mercek altına alınacak, kaynağı belirsiz yüksek seçim harcamaları ile ortaya çıkan maddi güce dayalı siyaset olgusu ortadan kaldırılacaktır.

Tam şeffaflık ilkesiyle siyasilerin mal varlıklarının kamuoyunun denetimine açık olması amacıyla düzenli olarak açıklanması sağlanacak, milletvekillerinin ve akrabalarının kamuyla akçeli ilişkilere girmesinin önünü alacak yasal düzenlemeler yapılacaktır.

Milletvekilliği yargıdan kaçma aracı olmamalıdır. İfade özgürlüğü kapsamında dokunulmazlık korunmalı, ancak diğer tüm eylemleri bakımından dokunulmazlık kaldırılmalıdır. Bu bağlamda,, `adalet karşısında herkes eşittir` anlayışından hareketle bu alan kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılacaktır.

Milletvekili maaşlarının zenginleşme aracı olduğu algısı siyaset kurumu ve dolayısıyla demokrasiye zarar vermekte, toplumsal vicdanı rahatsız etmektedir. Milletvekilleri açısından da rahatsız edici olan bu algının kırılması gereklidir. Milletvekili maaşlarının toplum vicdanını rahatlatacak ölçüde olması konusunda çalışma yapılacaktır.

 

DEMOKRASİ

Anadolu Partisi, Cumhuriyeti güçlendirmenin çoğulcu demokrasinin gelişmesiyle mümkün olduğunu kabul eder.

Demokrasinin temel unsuru, özgür ve adil seçimler ve halkın iradesidir. Ancak demokrasi sadece bunlardan ibaret değildir. Demokrasilerde iktidar geçicidir, seçimle gelir, halkın iradesiyle seçimle gider. Ancak bu geçici iktidarı mutlak iktidara dönüştürmek isteyen bir anlayışla karşılaşıldığında, iktidarın demokratik denetim yolları vardır. İşte gerçek demokrasi bu denetim mekanizmalarının uygulanabildiği sistemdir. Temelinde, kuvvetler ayrılığı, iktidarı denetleyen, yanlışlarını işaret edip, halka bilgi sunan özgür basın, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve hepsinin odağında tümünü denetleyebilecek bağımsız ve tarafsız yargı bulunur. Bu nedenle, yargı bağımsızlığının sağlanması öncelikli hedefimizdir.

 

LAİKLİK VE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ

Atatürk’ün benimsediği üzere laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması anlamına gelmeyip; tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğünün güvence altına alınmasıdır. Nitekim Anayasamızda, kimsenin Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma, siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal şeyleri istismar edemeyeceği ve kötüye kullanamayacağı açıkça belirtilmiştir.

Hal böyle iken, ülkemizde farklı din veya mezheplerin ön plana çıkarılarak toplumsal kutuplaşmaya neden olunduğu gözlemlenmektedir. Anadolu Partisi, siyasi partilerin, oy kaygısıyla, gündem değiştirme saikiyle veya her ne sebeple olursa olsun farklı inançtan vatandaşlar arasına düşmanlık tohumu ekmesine,  inançlar üzerinden siyaset yapmasına karşı çıkar.

İnanç, bir özgürlük konusudur. Kimin neye nasıl inanacağına, ibadetini nerede yapacağına, hangi dinin ve mezhebin yasal ve meşru olduğuna, eğitim kurumlarında hangi dinin esaslarının öğretileceğine devlet karışamaz. Devletin yapacağı, yurttaşların, inançla ilgili taleplerini karşılamak ve onlara destek olmaktır. Devlet, ülkede yaşayan tüm din ve mezheplerin, kendi inançlarına özgü ibadethanelerini tanımakla ve ibadethane statüsüne almakla yükümlüdür. Zorunlu din dersine tabi olmak istemeyen kesimleri dinlemek ve sorunlarını çözmek devletin görevidir.

 

BASIN  VE  SOSYAL MEDYA  ÖZGÜRLÜĞÜ

Özgür basın ve sosyal medya,  insan haklarına dayalı, demokratik bir toplumsal ve siyasal  düzenin  yapı  taşlarından  birini  oluşturmaktadır. Anadolu Partisi, basının ve sosyal medyanın özgür, sansürsüz  ve  engelsiz  çalışmasını   ifade  özgürlüğünün  bir  gerekliliği  olarak  görmektedir. İktidarın medyaya müdahalesi, kendi medyasını yaratıp, beslemesi kabul edilemez. Bu basın özgürlüğüne, dolayısıyla demokrasiye yapılmış bir saldırıdır. Özgür, çok sesli, güçlü, tarafsız kitle iletişim araçları, demokratik bir toplumun temel unsurlarındandır.

Anadolu Partisi olarak hedefimiz, halkın doğru haber alma hakkını, özgür basının iktidarı denetleme hakkını korumak ve gözetmek olacaktır. Anadolu Partisi, sansürün her türlüsüne karşıdır.

Medyanın tam anlamıyla özgür kalabilmesi, asli işlevini hakkıyla yerine getirebilmesi için medyada tekelleşmenin önüne geçilecek düzenlemeler yapılacaktır. Medya-ticaret-siyaset üçgenindeki ilişkilerin düzenlenmesi yönünde çalışmalar yapılacak, bu alanda tam şeffaflık esas olacaktır.

Medya çalışanlarının tümünün tek bir yasal çerçeveye alınması, eşitsizliklerin önlenmesi çerçevesinde gerekli tedbirler alınacaktır. RTÜK, medyanın gerçek paydaşlarının da söz sahibi olduğu mutlak tarafsız bir kurum haline getirilecektir. Yayınlarda çocuk ve gençlerin korunması için uluslararası yayıncılık alanında geçerli önlemler alınacak, yerel medya desteklenecektir. Özel hayatın gizliliği hususunda özellikle internet medyasındaki yasal boşluklar incelenerek gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

Anadolu  Partisi , TRT’nin  yürütmeden  bağımsız gerçek bir özerk kurum olmasını sağlayacaktır.

 

DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ

Demokratik bir ülkede demokratik kitle örgütleri ve sendikalar, özgürce faaliyet gösterebilmeli ve bir tehdit olarak algılanmamalıdır. Anadolu Partisi, demokratik kitle örgütlerinin çeşitliliğinin ve güçlü olmalarının, demokratik devletin güvence altına alınması açısından desteklenmesi gerekliliğini savunur.

Anadolu Partisi; vatandaşlarımızın toplumsal yaşama, ekonomik ve siyasal karar alma süreçlerine katılımları ve katılımcı demokrasinin geliştirilmesi açısından demokratik örgütlerin çeşitlenmesi ve güçlendirilmesi, ayrıca sendikalaşmanın da desteklenmesi ve teşvik edilmesi gereğine inanmaktadır.

Anadolu Partisi, demokratik kitle örgütleriyle yakın bir iletişim içinde çalışacak ve demokratik kitle örgütlerinin önündeki engellerin kaldırılmasını sağlayacaktır.

Anadolu Partisi’ne göre, bağımsız ve tarafsız sendikalar da emekçilerin ve işverenlerin hak ve özgürlüklerinin savunulması açısından çok önemli araçlar olup, toplumsal barışın ve adil toplumsal yaşamın yaratılmasında önemli role sahiptirler.

Ülkemizde özellikle işçi sendikalarının yeterince etkin biçimde çalışamadıkları, işçilerin sendikalaşması konusunda ciddi engeller bulunduğu görülmektedir. Emekçilerin hak ettikleri yaşam düzeyinde ve hak ettikleri ücret ve koşullarda çalıştırılması için örgütlenen işçi sendikalarının desteklenmesi, Anadolu Partisi’nin temel politikaları arasında yer almaktadır.

Meslek örgütleri salt üyelerinin hak ve menfaati açısından değil, demokrasinin eksiksiz ve arızasız işleyebilmesi açısından da son derece önemli işlevlere sahip bir örgütlenme formudur. Bir başka deyişle yaşayan bir demokrasi için toplum yararına çalışan, özerk ve kamusal kimliğe sahip meslek örgütlerinin varlığı zorunludur.

Anadolu Partisi, gerek Anayasal ve gerekse yasal düzenlemelerde demokratik kitle örgütlerinin, ilgili sendikaların görüş ve önerilerini dikkate alacaktır.

 

HUKUK DEVLETİ, ADALET, İNSAN HAKLARI VE ÖZGÜRLÜKLER

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ‘Cumhuriyetin Nitelikleri’ başlıklı 2. maddesinde öngörüldüğü üzere; Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

Anadolu Partisi, hukuk devleti ilkesinin, gerçek anlamda demokrasinin ve adil devlet yönetiminin olmazsa olmaz koşulu olduğunu kabul eder.

Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla da benimsendiği üzere; ‘Hukuk devleti’, her eylem ve işlemi hukuka uygun, insan haklarına saygı gösteren, her alanda adaletli bir düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına hâkim kılan,  anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan, yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri ve anayasa bulunduğu bilincinden uzaklaştığında geçersiz kalacağını bilen devlettir.

Çağdaş toplumlarda hukuk devleti, adil bir devlet yönetimi, bağımsız yargı, etkili yargısal denetim olmadan yaşama geçirilemez. Bu nedenle Anadolu Partisi, devletin hukuk devleti ve adalet ilkelerine bağlı olarak yeniden yapılandırılması gereğine inanı” dedi. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER