İYİLİĞİN İMTİHANI VE İYİLİĞİ ÖLDÜRMEK

Adamın birisi çok iyiliksevermiş.
Maddi sıkıntısı olanlara borç verirmiş.
Kapısına geleni geri çevirmezmiş.
Hatta imkanı olmazsa başkalarından borç alıp mutlaka yardımcı olurmuş.
Böyle bir çok kimseye borçlu olduğu bir zamanda hastalanıp yatağa düşmüş.
Alacaklıları bu iyilk sever adamın hasta olduğunu duyunca ölür  endişesiyle bir araya gelip ölmeden alacaklarını tahsil etmek niyetiyle evine gitmişler.
Çatık kaşlı alacaklıların isteği karşısında sıkılan adam ne diyeceğini düşünürken “helvacı…. Helvacı” diye bağıran bir çocuğun sesi duyulmuş.
Helvacı çocuk içeri davet edilip alacaklılara helva ikram edilmiş.
İyiliksever adam helvaların bedelini bekleyen çocuğa “ helvanın paralarını daha sonra vereyim” demiş.
Helvacı çocuk helvaları satmış ancak,çaresizce sermayesini de orada bırakmış. İyiliksever adama da üzüntüsünden hiç bir şey hissettirmeden “peki “ demiş.
Dışarı çıkınca bir ağacın dibinde oturup ağlamaya başlamış.
Ağacın dibinde ağlayan çocuk oradan geçen valinin dikkatini çekmiş.
Durumu anlayan vali, helva paralarından sonra bir miktar parayı da çocukla iyiliksever adama göndermiş.
İyiliksever adam alacaklılara paralarını dağıtırken “iyiliğin imtihanında siz sabretmeyip hasta hailimde başıma üşüşerek kaybettiniz ben de sizi görünce borçlanarak iyilik yaptığıma pişman olduğum için kaybettim. Ancak bu helvacı çocuk kazandı” demiş.
…………..
İlçenin dışında bir dönüm bahçemiz var.
Köy yolları üzerindeki bahçemize gittiğim bir gün üç köpek yavrusu gördüm.
Ne kadar kovlamaya çalıştıysam da olmadı.
Bir yere gidemeyecek kadar küçük ve çaresizlerdi.
Köpek yavrularını sahiplenmek mecburiyetinde kaldık.
Bazı komşular köpek yavrularını görüp bizim onlara yardımcı olmamamız nasihatinde bulundular.
Biz onlara, onlar bize alışmışken bir gün damlama borularının dişlenerek delinmiş olduğunu gördüm. Bir an çok sinirlendim. Çok şükür Allahü Teala bizi sinirimize mağlup etmedi. Sabır ihsan etti de iyilik imtihanını kaybetmedik.
Bir bucuk ay sonra ilçeyi keşfeden köpek yavruları bahçeyi kendiliğinden terk etti.
İnsan iyilik ve kötülük arasında imtihanda olduğu gibi bazen de yapılan iyilik de imtihan olur.
Devletimiz vatanına fitne düşmüş Suriyelilere iyilik kanatlarını açmış yardım ederken kendisinden maddi manevi hiç bir fedakarlık istenmeyen ancak bu iyilikten rahatsız olan kişilerin şikayetlerini nasıl okumalı?
Elbette ortada bir sıkıntı var.
Hem de başta dertlerin en büyüğü her şeyini kaybetmiş Suriyeliler için
Ve bunu dert edinenler için çok büyük sıkıntılar var.
Ancak bu sıkıntıyı paylaştırsanız bu yaygaracı kişilere kaç hisse düşer?
Bunlar ne yapmak istiyor?
Neyi öneriyorlar?
Kendileri sıkıntıdan küçücük bir pay almadıkları halde çığırtkanlıklarının amacı ne?
Kendileri sıkıntıda olanlara en basitinden empati yapıp, dua ederek dahi iyilikten pay istemiyor olabilirler. Hatta mecbur da değiller.
Ancak, devletlerinin iyilik damarını boğmak için bu gayret niye?
Kendi iyilikleriyle birlikte başkalarının iyiliğini de öldürmeye çalışmak hangi sıkıntıların çaresidir?
Paylaşacak iyiliğiniz yoksa bu kimseyi ilgilendirmez ancak, başkalarının iyiliğini boğmaya, öldürmeye çalışırsanız o zaman bir haddinizi bildiren olmalı.
Çünkü bu da iyilikten sayılır.
Bu sıkıntılı günler elbette geçecek.
İnşallah ya  sabredenlerden,
 Ya iyilik edenlerden
Ya da onlara dua edenlerden olup
Kazananlardan oluruz.

 

YORUM EKLE