ADNAN HOCANIN YALANLAMASINA www.usak.tv’DEN CEVAP;
Rektör Adnan Şişman, sitemize saygıdeğer halkımıza başlıklı bir tekzip gönderdi. Tekzibinde sitede yer alan iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu söyleyerek, her zaman ki gibi sorumluluğu eski rektör Prof.Dr. Halim Sözbilir’in üzerine attı. Tekzip de,
www.usak.tv web sayfasında şahsım hakkında yayınlanan “Şok, Rektör Adnan Şişman’a Şantaj Suçlaması” başlıklı yazıda,
1)Öğretim elemanı N.Y ye namus saldırısı yaptığım
2)Aynı kişiye şantaj yaptığım
3)Ayrıca konuyla ilgili olarak bir profesöre şantaj yapmaya kalkıştığım iddia edilmektedir.
Ancak bu iddiaların tümünün gerçekle bir ilgisi yoktur, dedi.
Her şeyden önce; bu iddialar bizim iddilarımız değil. öğretim üyesi N.Y ve söz konusu Prof.Dr. Fikri Şenol’un iddialarıdır, Adnan bey. Bu iddiaların sahibi hakkında işlem yapmayan yapamayan rektör sözümona tekzip gönderiyor. Tekzip tam bir şark kurnazlığı içeriyor. Mektuba işlem yapmadım diyor sonra yaptığı işlemleri anlatıyor. "Tarafımca dilekçe sahibine 31.05.2005 tarihinde varsa konuyla ilgili delillerini bildirmesi için yazı yazılmış, iddia sahibi 28 şubat 2006 tarihli dilekçesi ile benzer iddialarda bulunmasına rağmen bilgi, belge ve tanıkları bildirmesi, aksi halde somut delillere dayanmayan şikayet dilekçeleri hakkında işlem yapılamayacağı bildirilmiştir" diyor.
Bu mektuplar bizim elimizde Adnan hocam, bu mektuplarda ne isim ne imza ne de adres var. Nereden buldun bu adresleri Adnan Hocam? İsim ve imza olmayan mektubun yazarını tanıyor ve dahi adresini biliyor olmanız bize garip geliyor da. Size normal mi geliyor? "İddia sahibi tarafından devam eden günlerde herhangi bir delil ibraz edilmediği için, şikayetle ilgili işlem yapılmamıştır" diyorsunuz. Utanç verici mektupları devlet evrakı içine sokacak şekilde işlem yapmanız, işlem değil mi? Bu durumu mektubun hedef aldığı kişiye, yani N.Y’ye niçin bildirmediniz? Şayet ona sorsaydınız, o tarihlerde N.Y’nin bir telefon sapığı olduğunu, bu telefon sapığı ruh hastası bayandan kurtulmak için savcılığa şikayette bulunarak telefonlarını dinlemeye aldırdığını, fakat bu bayanın bu olaydan sonra kayıplara karıştığını, savcılığın kendisini bulamadığını ve bu nedenle de hakkında dava açılamadığını öğrenirdiniz? Haa Adnan hocam bu arada devletin savcısının bulamadığı şahsı siz nasıl buldunuz? Adres tespitini nasıl yaptınız. Çünkü telefon sapıklığı ile mektubun tarihi birbiriyle örtüşüyor. Devletin savcısı bu kadını ararken, siz haberleşiyormuşsunuz be hocam!
Adnan Bey tekizbinde aradan 3,5 yıl geçtikten sonra konunun çarpıtılarak hakkımda asılsız iddialarda bulunulduğunu görmekteyim. Belirttiğim gibi bir şikayet dilekçesi ve o şikayet dilekçesi ile tarafımın A.K.Ü Rektörü Uşak il ve İlçelerinden Sorumlu Rektör Yardımcısı olmam nedeni ile görevlendirilip, iddia sahibi tarafından delil ibraz edilmediğinden o dönemde adı geçen kişi hakkında herhangi bir işlem yapılmayan bu konunun şu anda neden dolayı ve hangi amaçla haber yapıldığını anlayabilmiş değilim" diyor. Siz zaten neyi anlaybildiniz ki, sayın hocam! Bakın siz söylüyosunuz. Uşak il ve İlçelerinden Sorumlu Rektör Yardımcısı imişsiniz. Tam da bu sebeple sorumlu davranmanızı beklerler insanlar. "iddia sahibi tarafından delil ibraz edilmediğinden o dönemde adı geçen kişi hakkında herhangi bir işlem yapılmayan bu konunun şu anda neden dolayı ve hangi amaçla haber yapıldığını anlayabilmiş değilim" Gerçekten mi Adnan Hoca! Demek 3.5 yıl sonra bu olay neden gündeme gelmiş anlayamadınız? Anlatalım o zaman. Yüzkızartıcı, ıspatlanamayan isnatları içeren mektuplar niçin kasanızda hala duruyor Adnan Bey? 3.5 yıl aradan geçtikten sonra bu mektupları kasadan çıkatıp, Prof.Dr. Fikri Şenol ve Öğretim Görevlisi N.Y hakkında yaptığınız dedikoduların delili olarak niçin önünüze gelene sunuyorsunuz sayın Adnan Hocam? Öğretim Görevlisi N.Y hakkında ağza alınmayacak ifadeleri niçin insanlar içinde kullanıyorsunuz sayın hoca! Bu yaptığınız namus saldırısı değil mi?
Bizi ve okuyucularımızı salak yerine koymayın lütfen sayın rektör. Herkesi kadırablirsiniz ama bizi kandıramazsınız? www.usak.tv gerçeklerin peşindedir ve gerçekleri yazar.
Siz tehlikeli bir insansınız ayrıca bizim gözümüzde de şüpheli bir durumuz var. Karıştığınız skandalların haddi hesabı yok. Ahbap çavuş ilişkisi kurduğunuz devlet sorumluları da sizi bir yere kadar koruyabilirler. Bunu aklınızdan çıkarmayın Adnan Hocam;
Bu arada sözüm ona tekzibinizde sorumluluğu eski rektörünüze attığınız, sorumlu olduğunuz Dekan Veli Kemal Ceylan’ı zerre kadar savunmadığınız gözümüzden kaçmadı? Bu sizin karakteriniz. Sorumlu olduğunuz evrakta sahte imza çıkmış, benim haberim yok demişsiniz? Muhalefet şerhi koyduğunuz yönetim kurulu kararından muhalefet şerhi çıkartılmış şeklini mahkemeye lehinize delil olarak sunmuşsunuz, yine benim haberim yok demişsiniz. Ben yapmadım Fakülte Sekreter Halit Akçay’ın yanlışı demişsiniz. İnsanların muhalefet şerhi koyduğunuz belgeyi unutmuş olacağınızı kabul edeceklerini varsaymış ve herkesi salak yerine koymuşsunuz. Hakkınızda açılan bir tazminat davasında usulden gelir ve mal bildiriminde maaşınızı eksik eşinizi de çalışmaz göstermişsiniz. Bu evrakı hazırlayan polis mahkemeye gelmiş, hocaya telefonla sordum onun beyanına göre evrakı hazırladım demiş, fakat siz ben beyanda bulunmadım, polis böyle doldurmuş demiş sorumluluğu polisin üzerine atmışsınız. Personelinize takip yapıp tuzaklar kurmuşsunuz, rektör gibi değil adeta kanunsuzlar gibi davranmışsınız fakat yargılanma izniniz verilmemiş. Husumetlle sicil doldurmuşsunuz, bu durum mahkeme kararlarıyla sabit olmuş yine yargılanmamışsınız. Sicil dolduracak ehliyetiniz olmadığı halde rektör olarak atanmışsınız. Üniversiteyi BİZANS entrikalarıyla yönetmeye devam etmişsiniz. Biz bıkmadan usanmadan yazdık ve yazacağız.
İSTİFA EDİN SAYIN REKTÖR.:
Uşak’a sizin kadar zarar veren bir başka bürokrat çıkmadı. Yukarıda saydığımız fiillerden bugüne kadar yargılanmamanız, bugünden sonra da yargılanmayacağınız anlamına gelmez. Bugün Namus’a saldırdığınız ve şantaj yaptığınız iddialarıyla gündemdesiniz.
Ben size söyleyeyim, biz mesnetsiz iddia yazmayız. Hakkınızdaki iddiaların tafsilatını, bütün Türkiye’nin yüzü kızaracağı ve o makamdan indikten sonra insanların yüzüne bakma cesaretiniz olsun diye yazmıyoruz. Daha da önemlisi, bir daha ki yıl Uşak üniversitesine öğrenci gelmez diye kortuğumuzdan yazmıyoruz. Uşak’a zarar vermemek için yazmıyoruz. İyisi mi siz, İSTİFA EDİN. ÜNİVERSİTEYİ VE UŞAK’I RAHATLATIN. KORKARIZ ; İSTİFADA GEÇ KALIRSANIZ, KİMSELERİN YÜZÜNE BAKAMAYACAK HALE DÜŞECEKSİNİZ. ŞAHSINIZI VE AİLENİZİ DÜŞÜNÜN LÜTFEN İSTİFA EDİN. SİZİN İTİBARINIZI SİZDEN ÇOK DÜŞÜNEN www.usak.tv SİZİN İÇİN SİZİ İSTİFAYA DAVET EDİYOR! YOL YAKINKEN YANLIŞTAN DÖNÜN.
Bu haber 10964 kez Okunmuştur. Haberin eklenme tarihi:24.09.2009 02:47:37
Bu Haberi Paylaş