REKTÖR SAİT ÇELİK’İN MAHKUMİYETİNE GEREKÇE YAPILAN 3 İSİM BERAAT ETTİ

REKTÖR SAİT ÇELİK’İN MAHKUMİYETİNE GEREKÇE YAPILAN PROF.DR ERCÜMENT OSMAN SARUHAN,  DOÇ.DR. CENGİZ TÜYSÜZ  , GAZETECİ MESUT KESKİN FETÖDEN  BERAAT ETTİ. ŞİMDİ NE OLOCAK?

REKTÖR SAİT ÇELİK’İN MAHKUMİYETİNE GEREKÇE YAPILAN 3 İSİM BERAAT ETTİ
banner475
banner471

Belediye medyasının  fetöcü ilan ederek aleyhlerinde haber yaptığı ve haklarında kamuoyu oluşturduğu Prof.Dr Ercüment Osman SARUHAN, Doç.Dr. Cengiz TÜYSÜZ Hatay 2. Ağır ceza Mahkemesi’nde Gazeteci Mesut KESKİN Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde beraat etti.

 Beraat eden üniversite mensupları ve Mesut KESKİN’in  ismi belediye medyasında FETÖ cü olarak lanse edildiği gibi  eski MHP il başkanı Muhterem KURUÇAY’ın basın toplantısında da bu kişiler söz konusu edilmiş ve rektörün Fetöcülüğüne delil olarak gösterilmişti.

 İki öğretim üyesi Hatay’da yürütülen bir operasyon sonucu bir hafta kadar  gözaltına alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmışlardı.  Rektör ÇELİK   medyada çıkan haberlere  ve  iddialara rağmen iki öğretim üyesini açığa almamış Bu durum belediye medyasının, eski MHP il başkanı : KURUÇAY’ın  ve üniversitede şube müdürü Sezayi DAŞDEMİR’in tepkisine sebep olmuştu.  Rektör tutuklandıktan sonra rektör vekili atanan Prof.Dr. Sayın DALKIRAN   göreve gelir gelmez  gerek medyada gerek gerçek ve sahte sosyal medya hesaplarında  fetöcü ilan edilen  bu öğretim üyelerini açığa almış, Sezayi DAŞDEMİR’in üniversitedeki disiplin cezalarını kaldırmıştı.  

İki yılı aşkın bir süredir açıkta bulunan öğretim üyeleri savcılığında beraat talebiyle beraat etti.

Eski Rektör Çelik Bu Kişileri Neden Açığa Almadı?

Rektör ÇELİK’e yakın güvenilir kaynaklar, rektörün,   iki öğretim  görevlisinin gözaltına alınma sebeplerini öğrendikten sonra  böyle bir karar verdiğini, “gözaltına alınma sebebinin suç teşkil etmediğini düşündüğü”  için açığa almadığını söylediler. Ayrıca ÇELİK’in   haklarında soruşturma ve/veya yargılanma süreci başlatıldığı için Ercüment Bey’in  üniversitedeki soruşturma komisyonundan istifası yeterlidir, aksi cadı avı olur  diyerek güdümlü medyada çıkan haberlere rağmen açığa alma işlemi yapmadığı ifade edildi. Olaylar sırasında medya baskısını gerekçe gösteren bu kişileri açığa almasını tavsiye edenlere,  rektörün “masuniyet karinesi esastır, suçsuz olduğunu düşündüğüm kişileri açığa alırsam, çoluk çocuklarına ne derim, haklarını öte dünyada nasıl öderim,” diyerek açığa almadığı söyleniyor.   

Beraatler Rektörün Davasını Nasıl Etkileyecek?

Beraat eden üç isimle ilgili önce medyada  sonra eski MHP eski il başkanı  M. KURUÇAY’ın basın toplantısında iddialarda bulunulduğu, bu iddiaların daha sonra savcılık  iddianamesinde yer aldığı, en sonunda da üç isimle ilgili iddiaların rektörün mahkumiyetine dair karar gerekçesinde sayfalarca yer aldığı biliniyor.

 Ercüment Osman SARUHAN’ı açığa almamasını mahkumiyet gerekçesi yapılması karşısında,  Yargıtaya sunulmak üzere  avukatına gönderdiği savunmada Eski rektör ÇELİK aynen şunları söylüyor:

Ercüment Osman SARUHAN’la  ilgili olarak durum çok nettir.  15 Temmuz sonrası FETÖ’cüleri tespit etmede kullanılan kriterlerden hiç birisi SARUHAN’da  bulunmamaktadır. Daha da önemlisi şudur.  15 Temmuz sonrası YÖK’ün talimatı üzerine SARUHAN’da 12 dekanımızla  birlikte istifa etmiştir. YÖK  bu dekanları titiz bir araştırmadan ve soruşturmadan geçirmiş tekrar atamasını yaptırmıştır.  Bu kişiye benim güvenmem ve soruşturma komisyonuna atamam kadar  doğal bir durum yoktur. Ercüment Bey Hatay’dan üniversitemize gelmişti. Benim bilgim dışında Hatay’da kendisi hakkında açılan soruşturma sonrası, komisyondaki görevinden el çektirilmiş olmasını mahkemenin  LEHİMDE bir delil olarak değerlendirmemesi düşündürücüdür. Soruşturma başlatmak için yasal süre dahi geçmemişken görevi ihmal iddiası tamamen gerçek dışıdır.  Bugün Ercüment SARUHAN’ın   Hatay’da beraber yargılandığı herkes üniversitedeki görevinin başındadır ve yargılamaları da devam etmektedir. Ciddi deliller üzerinden yürütülen bir soruşturmada bu öğretim üyelerinin görevde tutulmaları söz konusu olmaz. Sadece Ercüment Bey, Uşak’ta koparılan ve gerçekleri  yansıtmayan gürültü üzerine ben gözaltına alındıktan sonra  açığa alınmış ve halen mahkeme sonucunu açıkta beklemektedir! Konuyu bildiğim için söylüyorum, ilgili kişi muhtemelen beraat edecektir. Böyle bir konunun benim mahkumiyetime gerekçe yapılıp kararda zikredilmesi hem üzücü hem de gerekçesizliğin kanıtıdır.” 

Şimdi Ne Olacak?

Rektörün mahkumiyetine  gerekçe olan iddiaların muhatapları beraat ettiğine ve rektör ÇELİK bu konuda haklı çıktığına göre şimdi ne olacak?   

Rektörün yargılandığı davada gösterdiği tanıkların dinlenmesi ve  ilgili kurumlardan  delil getirtme  talepleri de reddedilmişti. Bu konuda bilgisine başvurduğumuz ceza hukukçuları, gerek savunma tanıklarının dinlenmemesi gerek savunma delillerinin toplanmamasının DOĞRUDAN BOZMA SEBEBİ OLDUĞUNU, ayrıca gerekçede yer alan iddialara bağlı kişilerin beraatınin de ayrı bir BOZMA SEBEBİ olduğunu söylediler. 

Bekleyip Yargıtay kararını göreceğiz.

İnsanların Hayatıyla Oynayanların Vicdanları Rahat Mı?

İnsanların hayatıyla oynayanların vicdanları rahat mı bilmiyoruz. Bildiğimiz belediye medyasında bugün beraat eden  bu kişiler aleyhine bol bol algıya yönelik haber yapıldığı ve o tarihlerde bir cadı avı başlatıldığıdır. Bunun yanında üniversitede şube müdürü Sezayi DAŞDEMİR’e ait olduğu iddia edilen BEŞTEPE adlı fake sitede, yine Sezayi DAŞDEMİR, Hüseyin Ufuk UĞUR ve Murat KOPARAN’a ait ortak hesap  olduğu iddia edilen HASAN RIZA İLBEYLİ adlı fake sitede ve Sezayi DAŞDEMİR’in bizzat kendi sitesinde yayınlar yaptığını biliyoruz. Haklarındaki iddiaların  dayanaksız olduğu   ve iftira olduğu beraat kararıyla  ortaya çıkan bu insanların hakkını kim ödeyecek? 

Şimdi,  iki yılı geçkin bir süre açıkta bulunan iki öğretim üyesinin yüzbinleri bulacak maddi ve manevi kayıplarını kim  ödeyecek?  Devlet mi? Örneğin ÖĞRETİM üyelerinin ne sebeple gözaltına alındığını aynı eski rektör Sait ÇELİK gibi  bilen ve buna rağmen  öğretim üyelerini açığa alan, insanların ekmeği ve lekelenmeme hakkını ihlal eden  böylelikle  sahip olduğu yetkiyi kötüye kullandığı iddia edilen Prof.Dr. Sayın DALKIRAN’ın cebinden beş kuruş çıkacak mı?

Geleceğe bir belge ve ders kalması için bugün unutulan algıya yönelik o yayınların  bazılarını hatırlatmak için yayınlıyoruz. Usak.tv arşivinden çıkardığımız  sosyal medya belgelerini  yayınlıyoruz.  

Beraat eden Doç.Dr. Cengiz TÜYSÜZ’ün üniversitede  şube müdürü Sezayi DAŞDEMİR’in soruşturmasını yaptığını, iftiralarından dolayı DAŞDEMİR’e disiplin cezası verildiğini, bu cezanın ve cezaların  Sayın DALKIRAN  tarafından kaldırıldığını hatırlatalım. Yazarımız Ali Galip BALTAOĞLU’nun şikayeti üzerine soruşturma geçiren  ve ceza alan DAŞDEMİR,  kendi şahsi hesabından “agb Cengiz Tüysüz kim?” diye sorarak imada bulunuyor. Bir şube Müdürünün FETÖ sorununu  kendi kişisel düşmanlıkları için nasıl kullandığının  öğretim üyelerine nasıl rahatlıkla iftira atabildiğinin ve o günkü yönetimin başı olan Prof.Dr.  Sayın DALKIRAN tarafından nasıl himaye edildiğinin de   ibretli belgeleri olarak yayınlıyoruz.





banner473
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner477