Güncel:
banner282
REKTÖR ÇELİK'TEN, MHP İL BAŞKANINA SERT YANIT
 MHP Uşak  İl Başkanı Muhterem Kuruçay’ın haksız iftira, hakaret ve tehdit dolu açıklamalarının çğrenci konseyi seçim-leri öncesine gelmesinin daha da bir anlamlı olduğunu belirten Rektör Sait Çelik Muhterem Kuruçay’in açıklamaları ile ilgilide hukuki süreci başlattıklarını belirtti.

  Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Çelik yaptığı açıklamada: 

Uşak Üniversitesi Rektörü olarak  tam da öğrenci konseyi seçiminin yapıldığı bir dönemde bir parti il başkanının baştan sona  tehdit, hakaret ve karalama içeren açıklamalarıyla karşı karşıya kaldım. Seviye ve mesnetten uzak provokasyon amacına matuf böylesine bir açıklamaya cevap vermek zorunda kalmak, hem üniversitem açısından, hem de MHP gibi köklü bir partiye gönül verenler açısından büyük bir talihsizlik olmuştur. Söz konusu il başkanının  üniversite hakkında hiçbir bilgisi olmadığı halde  zaman zaman açıklamalar yaparak Uşak kamuoyunu yanlış bilgilendirmesi  ve şehrin en büyük kurumlarından biri olan Üniversitemiz ile ilgili olumsuz propaganda faaliyetlerinde bulunması, tarafımdan  açıklama yapılmasını  zaruri kılmıştır.
Şöyle ki; 
25.03.2016 Tarihinde “Bir Ülkücünün Bile Kılına Zarar Gelirse Rektör Koltuğunda Rahat Oturamaz’’ şeklindeki beyanda 
21 Ekim 2016 tarihinde ‘’Meydan Boş Değil’’ başlığıyla verilen haberde 
26 Ekim 2016 Tarihinde ‘’MHP  Rektörün FETÖ Bağlantılarını açıkladı’’ başlıklı haberde 
9 Kasım 2016 Tarihinde ‘’MHP den Rektöre Ültimatom’’ başlıklı haberde
MHP Uşak İl Başkanı,  bir siyasi parti il başkanına asla yakışmayacak, devlet terbiyesi ve nezaketi içermeyen bir üslupla, şahsımı tehdit etmiş,  hakaret etmiş  ve iftiralarda bulunmuştur. Ülkemizin ve devletimizin  içinde bulunduğu bu zor dönemde, ülkenin değişim ve dönüşümüne olduğu kadar, birlik ve beraberliğine, halkın iradesine  ihtimam gösteren, katkıda bulunan  örnek siyaset ve devlet adamı  Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin başında bulunduğu bir parti söz konusu olmasa, bu şahsın gayri ciddi  üslubuna ve ithamlarına cevap vermek ihtiyacı hissetmezdim. 
  Tarafımıza yöneltilen suçlamaların tamamı asılsız olup, amaç şahsım nezdinde üniversitemizi karalamak, siyasi  çekişmelere alet etmek ve FETÖ soruşturmalarını karartmaktır. İthamlara sırasıyla değinmek isterim. 
Üniversite Camii Yaşatma Derneğinden bahisle iddialarda firari FETÖ sanığı Ömer YEŞİL'in sık sık üniversiteyi ziyaret ettiği, şahsımla  sık sık görüştüğü ve birlikte yurtdışına çıktığımız iddia edilmiştir. Ömer YEŞİL ile beş yıllık rektörlük görevim sırasında hiçbir yakınlığım  olmadığı gibi, beraber yurt dışına çıktığım iddiası da gerçek dışıdır.  Ömer YEŞİL ile üniversite rektörü olarak ilişkimin safahatı şöyledir: 
Bilindiği üzere Üniversite Camii Derneği 2009 yılında, yani şahsım Uşak Üniversitesi Rektörlüğü görevine başlamadan iki yıl önce kurulmuş ve dernek başkanı   Ömer YEŞİL seçilmiştir. 2011 yılında rektörlük görevine başladıktan sonra Ömer YEŞİL,  il müftüsü ve cami derneğinin yönetim kurulu ile birlikte hayırlı olsun ziyaretine gelmişlerdir.  Kendilerine camii inşaatının kampüsten uzak olduğu için yerinin iyi bir seçim olmadığını üniversite içerisinde hiçbir mescidin bulunmadığını, mescit ihtiyacını eski  rektöre neden iletmediklerini sordum.  Şartlar farklıydı, söyleyemedik dediler. Bunun üzerine  rektörlük seçimi sonrası  Ankara'da niçin aleyhimde kulis yaptıklarını sordum?  Zira Ömer YEŞİL’in başında olduğu bu heyet, önceki rektörle beraber   Çankaya Köşkü'ne gitmiş,  Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Bahattin CEBECİ ile yemek yiyerek, Sait ÇELİK’i değil Adnan ŞİŞMAN’ı tercih ettiklerini, rektör olarak Adnan Şişman’ı görmek  istediklerini   beyan etmişlerdi. Hata yaptıklarını söyleyerek konuyu kapattılar.  O günlerde  cemaat devlet içinde oldukça  etkindi.  Cemaat benim rektör olmamı istemiyordu.  Ömer YEŞİL'in kritik atama döneminde Çankaya Köşkü'nde açıkça eski rektör lehine  kulis yapması  nedeniyle  ilişkilerimiz hiç bir zaman iyi olmamış, resmiyetin dışına da  taşmamıştır. Yine 17-25 Aralık sürecinde cami derneğinin parasının Bank Asya'da olduğunu öğrendikten sonra bizzat Diyanet İşleri Başkanıyla  iki kez  görüşerek paranın Bank Asya’dan Ziraat Bankasına transferini ısrarlı takibimle  ben sağladım.  5 Yıllık rektörlük  süreci  içerisinde iki  üç defayı geçmeyen görüşmelerimizin konusu Cami derneğimizin çalışmalarıyla ilgilidir. Bunların haricinde Ömer YEŞİL’le hiçbir şahsi görüşmem ve hiçbir yurt dışı seyahatim olmamıştır. Görev yaptığım dönemde bir başka camii derneği kurulmuş ve kampüsün merkezine, öğrencilerin ulaşabileceği bir alana camimiz yapılıp ibadete açılmıştır.  
 Ayrıca yine Ömer YEŞİL’in tavassutuyla   Üniversitemize Van'dan bir memur alındığı iddia edilmiştir. Üniversitemize Van'dan hiç bir idari personel alımı ya da geçişi gerçekleşmemiştir. Bu üniversitemize böyle bir talep olmadığı anlamına gelmemektedir. Böyle bir talep gelmiş, kişi araştırılmış ve üniversitemize geçişi kadro olmasına rağmen tarafımdan uygun görülmemiştir.
Prof. Dr. Ercüment SARIHAN iddia edildiği gibi FETÖ/PDY komisyonunda soruşturmacı olarak görev yapmamaktadır. Ayrıca açığa alındığı iddia edilen Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Cengiz SOYKAN açığa alınmamış görevinin başındadır.
Görev yaptığım süre içerisinde resmi ve sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerine dengeli bir şekilde kurumumu temsil düzeyinde katıldım  ve katılıyorum.  Buna Kazım KARABEKİR  Paşa’nın kızı Timsal KARABEKİR’in katıldığı  Ülkü Ocaklarının düzenlediği Hocalı Katliamı programı da    dahildir. 17-25 Aralık darbe girişiminin netleşmesinden sonra hiçbir FETÖ yanlısı organizasyona katılmadım. Bu süreçten önce katıldığım bazı  geziler,  şahsımın  geziyi tertip eden  o günün STK’larının üyesi veya destekçisi olduğunu göstermez. Geziyi tertipleyen STK’ların programları dışında, gittiğim ülkenin üniversitelerini ziyaret ederek incelemelerde bulundum. Reklamlarını yapmak, kendilerini tanıtmak, muhataplarını  etkilemek  ve benzeri amaçlarla   bir takım faaliyetlerde bulunan, turistik geziler düzenleyen STK’ların veya ticari kuruluşların, davete icabet eden misafirlerinin  sahibi ve hakimi  olduğunu düşünmek, gezi faaliyetlerinde talimat alındığını iddia etmek, akılla, izanla ve vicdanla bağdaşmamaktadır. Nitekim edindiğimiz bu tecrübeler üzerine, FETÖ dışındaki STK’lardan  da  aldığımız  benzeri gezi teklifleri   nezaketle geri çevirmekte  bu tür organizasyonlara katılımdan imtina etmekteyim.
  Üniversitemiz  etkinliklerinde  davet edilen kişiler üniversitemiz yönetim kurulundan geçmektedir. Hazım SESLİ isimli şahıs üniversitemizin resmi bir daveti ile gelmemiştir.  Üniversitemiz bünyesinde olan 65 öğrenci  topluluğu  akademik danışmanlarıyla birlikte etkinlikler yapmaktadır. Bahsi geçen  şahsın üniversite Yönetim Kurulu Kararı ve rektörlük daveti olmaksızın bir öğrenci topluluğunun davetiyle   geldiği ve öğrencilerle bir söyleşi programına katıldığı   çok sonradan öğrenilmiştir.  Dolayısıyla bahsi geçen organizasyona katılmadım, plakette vermedim.  Ayrıca FETÖ de oldukça önemli konumda olduğu iddia edilen Hazım SESLİ, Uşak'ın iyi tanıdığı önde gelen   işadamlarından biriydi.  Aslında burada dikkat çekilmesi gereken husus Hazım SESLİ’nin  doğal olarak  Uşak'ın her platformununda yer almış olmasına karşın,   şahsımla yolunun hiç  kesişmemiş olmasıdır! 
İddialar da çeşitli  FETÖ’ cü üniversitelerle işbirliği yaptığımız vurgulanmaktadır. Uşak Üniversitesi öğrenci ve akademik personel değişimi ile ilgili yerli ve yabancı yüzlerce üniversiteyle hem öğrencilerimizin gelişimi hem de akademik personelimizin gelişimi için işbirlikleri yapmıştır.  Söz konusu üniversite ile 2013 yılında protokol imzalanmış, ancak ne öğrenci değişimi ne de herhangi bir bilimsel ortaklık yürütülmemiştir. 12.08.2016 tarihinde bu üniversiteyle yapmış olduğumuz protokol iptal edilmiştir.
Her kurumda olduğu gibi üniversitemizde de bu örgütle ilişkisi olan kişiler tespit edilmiştir. Devletimizin yetkili organlarının çalışmaları sonucu bu şahıslar belirlenmiş ve üniversitemiz ile ilişkisi kesilmiştir. İsmi sıklıkla geçen Mehmet Emin YÜKSEKKAYA göreve başladığım 2011 tarihinde Meslek Yüksek Okulu Müdürü idi. Göreve geldikten sonra kendisi aktif görevden alınarak danışmanlık görevi verilmiştir. Zira üniversitede özlük hakları gerektiren  danışmanlık görevi ve kadrosu bulunmamaktadır. İsmi olan, cismi ve yetkisi olmayan bir konumdur.  Söz konusu kişiyle  17-25 Aralık sonrası hiçbir iş ve organizasyonda  çalışılmamış bu yapıya yakınlığını düşündüğümüz personelin  yaptığı bütün çalışmalar takip edilerek usulsüzlük yapılmaması konusunda özen gösterilmiştir.  
Görevde olduğum 5 yıl boyunca toplam 449 akademik atama ve yükseltme yapılmıştır. Bu kadar alımla ilgili açılmış sadece bir dava vardır, oda lehimize sonuçlanmıştır. Bu alımlarda hiçbir hizip, grup, parti, cemaat kayrılmamıştır. Çalışanlarımız tüm toplum kesimlerini kucaklayacak şekilde  dizayn edilmiştir.   Mevcut personel profilimiz bu hususun açık delilidir. Uşak Halkı ve Uşak Üniversitesi personeli hiç kimsenin düşüncesinden,  inancından, siyasi görüşünden dolayı ötekileştirilmediğinin şahitliğini yapacaktır.  Suç işlemeyi adet edinmiş bir iki personelimiz dışında hiçbir personelimize bakış açımız farklı  olmamış, bütün personel bizim yanımızda ve gözümüzde değerli olmuştur. 
Uşak Üniversitesinde toplam 643 akademik personelimiz bulunmaktadır. Bunlardan FETÖ/PDY iddiası ile 10’u   tutuklanmıştır. Tutuklanan kişilerden    5’i   benim rektörlük  dönemimde üniversitemize gelmiştir. Geldiğimde 150 civarında olan  akademik personeli 643’e ulaştırdığım hesap edildiğinde bu durum  insanlara bir fikir verecektir. Üniversiteye 500’ e yakın personel almışım ve beşi tutuklanmış ne anlama geliyor,  değerlendirmesini   değerli kamuoyuna bırakıyorum. Gerçek şu ki; bu rakamlar diğer üniversiteler ve kurumlarla karşılaştırıldığında Uşak Üniversitesinde FETÖ/PDY kadrolaşmasına müsaade etmediğimizi açıkça göstermektedir.
Rektör yardımcılarının FETÖ cü olması iddiası da son derece yakışıksız ve haksız bir ithamdır.  Bugüne kadar yedi rektör yardımcısı ile çalıştım. Üniversitemiz özellikle ilk yıllarda profesör sıkıntısı çekiyordu. Rektör yardımcısı atayacak profesör  öğretim üyesi bulamıyorduk. İlk rektörlük seçimine aday olarak ortaya çıkan, fakat sonradan  adaylıktan lehimize çekilen, Uşak kamuoyunun da yakından tanıdığı FETÖ cü olması asla mümkün olmayan   Prof. Dr. Ekrem SAVAŞ hocamızın referansı ve  kuvvetli tavsiyesiyle  Prof. Dr. Salih ÇELEBİOĞLU’ nu  Ankara’dan transfer ettik. 2013 Ağustos ayında  görev süresi dolduğunda kendi isteğiyle geri döndü. Doğrusu örgüt üyesi bir cemaatçi  olduğunu düşünmedik.  Bu arkadaşın ihraç edilecek derece bu işlere girmiş olması bizleri üzmüş ve şaşırtmıştır. Prof. Dr. Alaattin AKTAŞ’ ta, Ak Partide siyaset yaptığı bir dönemde, FETÖ cü olmadığı bilinen bir üst düzey yetkilinin tavsiyesi üzerine rektör yardımcılığına atanmıştır. Yine de bu iş içime sinmemiş, akabindeki süreçte tarafımdan özel olarak ilgili devlet kurumlarına  soruşturulmuş, olumsuz veriler elde edinilmesi üzerine çok kısa bir süre rektör yardımcılığı yaptıktan sonra İstanbul’daki kadrosuna dönmesi yine  tarafımdan sağlanmıştır. 
FETÖ   suç örgütünün asıl amacının, düşünceleri bulandırarak gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek,  kamuoyunda devletin suçsuz kişileri mağdur ettiği yönünde algı oluşturmak olduğu,  uzmanlarının  malumudur. ''Annesi kapatılan bir okulda çalıştığı ve  Bank Asya'da hesabı var  diye  gariban memurun  açığa alındığı iddiası'' da  gerçek dışıdır. Algı yaratmaya ve toplum vicdanını istismar ederek  fitne çıkarmaya matuftur. Titizlikle yürütülen soruşturmalar, kulaktan dolma bilgilere dayanılarak değil gerçek delillere belgelere dayanılarak yapılmaktadır. Devlet delile dayanmadan uyduruk bir takım iddialarla kişileri suçlamaz. Bunu en iyi kendini devletçi diye tanımlayan kişilerin bilmesi gerekir.  Şahsımı ve üniversiteyi adeta  bir iftira ve hakaret kasırgasıyla karşı karşıya bırakan ve  MHP il başkanlığı konumunun arkasına saklanan bu şahsın, daha  bir yıl öncesine kadar FETÖ tutuklusu olan bir kişinin işyerinde eşiyle birlikte çalıştığını, bu kişinin ekmeğini yediğini belirtmesi, şüphelerimizi daha da yoğunlaştırmaktadır.   Bulunduğu makama yakışmayan bu şahıs,  FETÖ ile mücadelede en son konuşması gereken, hatta hiç konuşmaması gereken  bir kişidir! Zira  konumu, bilmeden  yanlış  yapmaya, partiye gönül veren samimi insanları utandıracak eylemler yapmaya  uygun değildir.  İşgal ettiği makam, bin düşünüp, bir konuşmayı gerektiren bir temsil makamıdır. Yaptığı hayati yanlışların, edep dairesini aşan davranışların  temsil ettiği siyasi harekete fatura edileceğini bilmiyordum diyemez.    Dolayısıyla  söz ve fiilleriyle sebep olduğu provakatif ortam,  bilmeden sebep olduğu  basit bir hata değildir.  Bu şahsın   küstah bir yaklaşımla ve pervasızlıkla, hakaretler ve tehditler savurarak,  kaosa yönelik sonuçları amaçladığı  anlaşılmaktadır.   Bu, milletini seven, devletinin  bekasını isteyen ortalama zekaya sahip kişilerin bile  düşmeyeceği bir hata olsa gerektir!  Milletimiz  FETÖ’ cülerle  çıkar ilişkisi yakın zamanlara kadar sürmüş olan bu ve benzeri kişilerin, bugün ortaya çıkıp muhataplarını çıkarabildiklerini en yüksek sesle,  avazları çıktığınca  FETÖ cü  ve  VATAN HAİNİ  diye yaftalaması karşında son derece dikkatli olmalıdır.  Kendileri de çıkarttıkları gürültüyle gerçeklerin örtülemeyeceğini yaşanan ve yaşanacak süreçte göreceklerdir. 
Yine basın toplantısında sözü edilen, Girişimcilik Akademisi  Projesi, üniversite dışından alınmış olup, yürütücüsü FETÖ/PDY Soruşturmasında ihraç edilmiştir. Doç. Dr. Mustafa HOTAMIŞ bu projede yürütücünün kararıyla sadece 4 saat ders vermiştir. Projenin yönetimi yasal olarak ve tamamen  yürütücüye ait olduğu için, bu konuyla Üniversite yönetiminin ve şahsımın hiç bir ilişkisi yoktur.
Göreve geldiğim Mayıs 2011 yılından bugüne kadar şeffaf ve belirli prensipler çerçevesinde yönetim görevimi sürdürmüş bulunmaktayım. İlk günlerde güvenlik görevlisi ve temizlik personeli alımları gerçekleştirilmiştir. Müracaat şartlarını taşıyanlar arasından kameralar huzurunda kura çekerek alımlarımız gerçekleşmiştir. Bugüne kadar da aynı uygulamayı sürdürdüğümüz tüm Uşak Kamuoyunun malumudur. Yine üniversite yönetimine geldiğimizde  ilk uygulamalarımızdan biri de yüksek lisans ve doktora sınavlarındaki mülakatı kaldırmak olmuştur.  Lisans not ortalaması ve ALES sınav not ortalamalarına göre alımlarımızı şaibesiz bir şekilde yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.  Yine üniversitemizde şeffaf yönetim anlayışı gereği Spor Bilimleri ve Güzel Sanatlar Fakültesi'ndeki yetenek sınavları video kaydı yapılarak canlı yayınla gösterim sağlanmış ve sınavlara yapılan itirazlar video kayıtları gösterilerek belgelenmiştir. Öğretim elemanı alımlarımızda bütün birimlerimize mütemadiyen telkin ettiğimiz husus,  alımların liyakat esasına dayalı olarak yapılmasıdır.  Üniversite olarak bunun için gerekli tedbirleri almakta ve bu konuda ilgililerin denetlenmesi sağlanmaktadır.    
Göreve geldiğim günden itibaren Devlette devamlılık ilkesinden hareketle şoförümden  yakın çalışma arkadaşlarıma kadar  hiç kimsenin görev yerini değiştirmedim   Daha önceden  bana intikal eden  daire başkanlarının ve şube müdürlerinin ne yerini değiştirdim, ne de  özlük haklarıyla oynadım.  Bu  uygulamam da bazı çevrelerde  büyük  tepkiye müncer oldu. Eski rektörün kadrosundan kurtulmam gerektiği telkin edildi.  Gelen her türlü tepkiyi göğüsledim ama çalışanlarıma huzursuzluk vermedim. Onların rahat  olması ve verimlerinin artması için barış ve huzur ortamını sağlamaya çalıştım. Zira çalışanların her biri devletin ve milletin memuruydu. Bir dönem kendi seçmediği bir amirle çalıştı diye kimse cezalandırılamazdı! 

Şahsen  çocuklarımın 4’ünüde devlet okullarında okuttum. Başarılı olmaları nedeniyle ücretsiz olarak  FETÖ okulları da dahil bir çok özel okuldan  davet edildikleri halde hiç birine göndermedim. Ben devletin okullarında okudum, çocuklarım için de  Devletin okullarını tercih ettim.  FETÖ nün hiçbir derneğinde  kurucu ve üye olmadım. Kimse Yok mu Derneği gibi derneklere 17-25 aralık öncesi ve sonrası ayni ve nakdi hiçbir katkım olmadı.  Normalde bunu söylemek zorunda kalmaktan haya ediyorum. Ancak hakkımda yapılan suçlamalara binaen utanarak da olsa ifade etmek durumundayım.  15 -20 yıldır zekat, kurban ve benzeri yardımları İHH yoluyla yaptım. Bunların resmi kayıtları da mevcuttur. 
17-25 aralık darbe sürecinde ve ardından çoğu bürokrat, kurum ve kuruluş belki olayın vahametini tam anlayamadığı, belki de şantaj ve montajdan korktuğu için bu örgüte karşı  sessiz kalmış olabilir.  Ancak şahsımın bir çok kez  17-25 Aralık vakasının  darbe girişimi olduğu ifade eden beyanatları olmuştur. FETÖ üyelerinin toz kondurmadıkları Siyonist rejimin uygulamaları ile ilgili 17-25  Aralık öncesi ve sonrası   sosyal medya hesaplarından ve yazılı basından birçok  eleştirim oldu.   Aynı şekilde   15 Temmuz darbe girişimini haber alır almaz tepkilerimizi sosyal medyadan defalarca paylaştık. Darbe gecesinde darbenin duyulduğu  dakikadan itibaren  sosyal medyadan yanını ve yönünü  belli eden az sayıdaki  bürokratlardan biriyim.  Bu yüzden darbe başarılı olsaydı en önce görevden alınacaklardan ve cezalandırılanlardan  olacaktım. Gerçek durum budur!
Ülkenin içeriden ve dışarıdan kuşatıldığı bu ortamda, memleket kaygısında olan  siyasi parti liderleri sık sık bir araya gelerek ülke meseleleri için iş birliği yapmanın yollarını ararken ve birlik beraberlik mesajları verirken, Uşak ilinde böyle tatsız haberlere sebep olunması  ancak  FETÖ’ye hizmet olmakta  ve FETÖ’yü sevindirmektedir. 
 Kamu kurumlarında az görülen bir husustur  ama  söylemeden edemeyeceğim. Beş yıllık görev süremde   temizlik görevlisinden rektör yardımcısına kadar hiçbir yakınım Uşak Üniversitesi’nde görev almamış hiçbir akrabam hiçbir kadroda  istihdam edilmemiştir. İşi bilenler, bu tür işlerin rektörlerin yetkisinde çok kolay olduğunu bilirler.  Yasal olmayan bir durum da yoktur. Ancak benim inancıma ve ahlakıma  sahip insanların anlayabileceği  ve  takdir edeceği üzere böyle şeyler bize yakışmaz. Akrabalarını bile  üniversitenin kapısından sokmayan Rektör Sait ÇELİK’ in bu imkanı ve fırsatı  herhangi bir gruba, cemaate de vermeyeceğini, hak ve adalet çizgisinden sapmayacağını bilmesi gereken bilmektedir!  Herkes bilmese de olur! Ama  beş yıldır gece gündüz Uşak’a ve Uşak Üniversitesine hizmet eden bir rektör olarak böylesine hakaret ve iftiraları hakketmediğimin de kamuoyunca  bilinmesini isterim.   
Üniversitemiz her gün bir proje ve başarı haberleriyle basında yer alırken bu tarz karalama kampanyaları bu şehrin ortak değeri olan üniversitemize zarar vermektedir. 2011 yılında  toplam öğrenci sayısı 9 bin 714 olan Uşak Üniversitesine    sadece 2016-2017 eğitim öğretim yılında yeni kayıt yaptıran öğrenci sayısı  9 bin 550 öğrenci olmuştur. ÖSYM tercih istatistiklerine göre Uşak Üniversitesi’nin 185 üniversite içinde öğrenci tercihlerinde ilk 24 üniversite içinde yer almaktadır. Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (TÜMA) sonuçlarına göre 2000 yılından sonra kurulan 50 devlet üniversitesi içinde birçok alanda 2. olurken öğrenci memnuniyeti genel sıralamasında 4. olmuştur. Akademik başarıyı ve üretkenliği gösteren Devlet Üniversiteleri Teşvik Sisteminde Eğitim Fakültemiz Türkiye 1. si, Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültemiz 11. , Fen Edebiyat Fakültemiz 12. , Mühendislik Fakültemiz 16. olmuştur. Uşak Üniversitesi  Yabancı Uyruklu Öğrenci sayısı itibari ile de Türkiye 7.  olmuştur.
Bu  gelişmelere ilave olarak Uşak Üniversitesi'nin  bölgesel kalkınma için ihtiyaç duyulan alanlarda özel olarak teşvik edilecek 5 üniversiteden biri  olarak pilot üniversite seçilmiş ve bizzat Sayın Cumhurbaşkanımızın iltifatlarına mazhar olmuştur.
Bütün bu güzel gelişmeler şehrimiz açısından son derece önemliyken, bölgenin parlayan yıldızı konumuna gelen üniversitemizi karalamak ve FETÖ’ yle ilişkilendirmek son derece anlamsız olduğu gibi Uşak’a ve Uşak halkına yapılan büyük bir haksızlıktır.
Üniversitemizde terör örgütleri ile ilişkisi olan her unsur bertaraf edilmektedir ve bertaraf edilmeye devam edecektir. Üniversitemizde FETÖ/  PDY terör örgütü ile mücadele 15 Temmuz 2016 tarihinde önce olduğu gibi bu tarihten sonrada güçlü ve kararlı bir şekilde yapılmaktadır. Üniversitemiz tüm unsurları gibi yönetim kademesi inceleme ve soruşturma komisyonu titizlikle FETÖ/PDY ile mücadele etmektedir. Bu tür haberlerle üniversitemizin birimleri rencide edilmeye, yönetim ve komisyonları işlevsiz hale getirilmeye 15 Temmuz darbe fırsatçılığı yapılarak üniversitemizin prestijine zarar verilmeye çalışılmaktadır. Üzüntüyle izlediğimiz bu manzara ülkenin ve Uşak ilinin hayrına ve menfaatine değildir. 
Kamuoyuna  saygıyla  duyurulur.
Prof. Dr. Sait ÇELİK 
Uşak Üniversitesi Rektörü

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Adil Kul 4 hafta önce

Belediyeden bir gurup sürekli söylüyordu Benim de kafam karışıktı Ancak ne yalan söyleyeyim tamamen ikna oldum Rektörö tebrik ediyorum Çok sabırlıymış

Misafir Avatar
eski öğrenciniz 3 hafta önce

sayın rektörüm genel manada tatmin edici lakin Bu algıyı değiştirmek zor. Cevaplanmamış bikaç soru var yurtdışına veya pensilvanyaya neden gittiğinize dair bir şey bulamadım belki de gözden kaçırdım.

Misafir Avatar
Şimdi ne olacak? 4 hafta önce

adı muhterem uslubu na muhterem kuruçay bu işin altında kalmış. şimdi iddialarının belgelerini savcıya götürmelidir. mhp ye yakışmadı.

Misafir Avatar
Aykut Hüsyinoğlu 4 hafta önce

basın toplantısında şeref dersi veriyordu. şimdi görelim şerefini muhterem kuruçayın kimin ipiyle kuyuya indiyse çıkarsın bakalım kuruçayı.

Misafir Avatar
Akif Kaya 4 hafta önce

Rektör hocadan Allah razı olsun Yolsuzluk ahlaksızlık gibi iftiralar atamadıkları için fetö diyorlar Allah başımızdan eksik etmesin Böyle yönetici bir daha gelmez Moralini bozmayalım destek olalım

Misafir Avatar
uşaklı 4 hafta önce

öğrenci sayısının bu derece artması uşağ'a canlılık katıyor.rektör başta olmak üzere emeği geçenlerden Allah arazı olsun.

Misafir Avatar
Eskici 4 hafta önce

A guzum sezayinin lafıyla basın açıklaması yaparsan, oturduğun koltukta küçülürsün oysa senin oturup bu konuları istişare edecek ağır abilerin de var.

Misafir Avatar
Uşaklı 4 hafta önce

Sait hoca açık yüreklilikle cevap vermiş Hocayı Uşak keşfetmekte geç kalmamalı Kıymetini bilmeli Klasında uşakta başka birini ğöremiyorum

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

MİMAR AHMET SAMANCI VEFAT ETTİ
Uşak’ın ilk mimarlarından Ahmet Samancı yaşamını yitirdi.

Haberi Oku