(Özel Haber) "Terör Olayları Sonrası İnsanlar Acı Ve Öfkesini Kontrol Edemiyor"

(Özel Haber) "Terör Olayları Sonrası İnsanlar Acı Ve Öfkesini Kontrol Edemiyor"

(Özel Haber)
banner425
Ankara Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, terör olaylarının Türkiye’nin doğusu ve batısında bulunan insanlarda farklı algılar oluşturduğunu belirterek, insanların yaşanan bu tür olaylarda öfke ve acılarını kontrol edemediklerini öne sürdü.
Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, bu yıl 14’üncüsü Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı ile Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği tarafından düzenlenen Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalı Başkanları Toplantısı öncesi İHA’ya açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Yeşilyaprak, insanların yaşanan bu tür olaylarda öfke ve acılarını kontrol edemediklerini öne sürdü. Öfke ve acının kontrol altına alınabildiği zamanlarda insanların daha sağduyulu hareket edebileceklerini aktaran Yeşilyaprak, şöyle konuştu: "Bu günlerde yaşadığımız olaylar ülkenin doğusunda ve batısında farklı yankılar buluyor. Doğuda bir savaş oluyor, batıdakiler bu savaşın oluşturduğu acı ve kızgınlık tepkilerini belki de hak etmeyen gruplara yönelterek deşarj olmaya çalışıyor. Bu ne yazık ki bizim öfke ve acı duygularımızı sağlıklı yaşayamadığımızı gösteriyor. Yani gerçekten öfke ve acı duygularını daha sağlıklı yaşayabilsek, daha uygun yollarla bunları ifade edebilsek, o zaman daha sağduyulu hareket edip ne yapmamız gerektiği konusunda eyleme dönük bir tavır alabiliriz."
"ACI VE ÖFKEYİ FARKLI GRUPLARA YÖNELTEREK SALDIRGANCA DEŞARJ OLMA, BASİT VE İLKELCE"
Yeşilyaprak, yaşanan üzücü olaylar sonrası insanların içinde büyüyen acı ve öfkenin farklı gruplara yöneltilerek saldırganca deşarj olma yönteminin basit ve ilkelce olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: "Şu an acı ve öfkeyi farklı gruplara yönelterek, saldırganlık davranışları gösterme, yakıp yıkma, şiddete dayalı taşkınlıklarla deşarj olma çok basitçe ve ilkelce diyebileceğimiz bir tepki. Çünkü acı yaşayan bir canlının ilk tepkisi budur. Bu doğal bir reflekstir. Ama insanın kendini uygarlaştırma sürecinde bu acı ve öfke duygularını daha sağlıklı yolla boşaltabilmesinin yolları bulunmuştur. Büyük ruh hekimi Freud’un dediği gibi, ’Uygarlaşma süreci, insanın öfkesini taş atma yerine, laf atma/söz söyleme/ müzakere etmeyi kullanması ile başlamıştır.’ Bizim eğitimimiz ya da bu konudaki gelişmişlik düzeyimiz bunu gerektiriyor. O nedenle biz, bu yolları öğrenebiliriz, öğrenmede birbirimizi destekleyebiliriz. Acı ve öfkemizi kontrol edebilir ve daha uygun yolla gösterebiliriz. Ülkemizin sorunları da öncelikle siyasilerin konuları akıl-mantık ve sağduyu içinde müzakere etmesi ile çözümlenebilir."
"ACI OLAYLARI BİR SÜRE SONRA OLAĞAN KARŞILIYORUZ VE DUYARSIZLAŞIYORUZ"
Acı ve öfkeyi, bir zaman sonra insanların artık olağan durum gibi karşıladığını hatırlatan Pof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, şunları söyledi: "Bu günlerde yaşadığımız sağlıksız tutum ise bir süre sonra bu yaşananlara duyarsızlaşma tepkisi göstermedir. Bu bir bakıma insanın ruhunun felç olmasını ifade ediyor. Yani önce acı ve öfke duysak da bir süre sonra biz bu yaşananları olağan karşılamaya veya duyarsızlaşmaya başlıyoruz. İşte bu her ikisinin de çok sağlıksız ve tehlikeli yol olduğunu söylemek istiyorum. Acı ve öfke duygusu çok doğaldır ama bunu nasıl ifade ettiğimiz önemlidir. Onun için bunu ifade ederken biz daha demokratik ve daha yapıcı yollarla ifade etmeye çalışmamız, birbirimize destek olmamız ve yanlış ya da yıkıcı ifade yöntemlerinden kaçınmamız gerekiyor."
"HER KESİMİN KENDİ ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUĞU YAPMASI GEREKİYOR"
Özellikle siyasilerin bu konuda halkın duygularını yanlış yönlendirmemesi gerektiğini vurgulayan Yeşilyaprak, sözlerine şöyle devam etti:
"Ne yazık ki birçok durumda siyasilerin bu olayı daha yanlış yönlere yönlendirdiğini ve daha sağlıksız şiddet tepkilerini pekiştirdiğini ve çoğalttığını görebiliyoruz. Onun için daha sağlıklı, daha sağduyulu ve akılcı tepkileri düşünerek, daha insanca tepkilerle birbirimize destek olarak, bu acı günleri aşma konusunda her kesim kendi üzerine düşen sorumluluğu yapmalıdır. Biz psikolojik danışma alanındaki akademisyenler, uzmanlar ve meslektaşlar olarak bu konuda üzerimize düşen sorumluluğu yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurgulamak istiyorum."
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner437

banner423