Kültür Ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu:

Kültür Ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu:

Kültür Ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu:
banner526
banner471
Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Adnan Menderes’in ölüm yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Adnan Menderes’in aziz hatırasına ve demokrasiye saygı düşüncesiyle 17 Eylül Demokrasiye Saygı ve Menderes’i Anma Günü adıyla bu günün resmi gün olarak bayram havasında kutlanması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Adnan Menderes’in idam edilişinin 54. yılı dolayısıyla yayınladığı mesajda üzüntüsünü ifade ederek, bir nevi iade-i itibar anlamında bu günün demokrasiye saygı ve bayram havasında kutlanmasını istedi. Topçu, “Yakın tarihimize utanç sayfası olarak geçen bir karanlık dönem ve hukuk garabetleriyle dolu sözde yargılamayla eski başbakanlarımızdan merhum Adnan Menderes’in haksız yere idam edilişinin 54. yılını hüzün ve ibretle anıyoruz. 27 Mayıs 1960 askeri darbesinin ardından, Yassıada yargılamaları diye utançla anılan bir adalet cinayetiyle idamına karar verilen Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, tam 54 yıl önce bugün 16 Eylül 1961 günü sabaha karşı, Başbakan Adnan Menderes ise 17 Eylül 1961’de saat 13.30’da İmralı Adası’nda idam edildi... Adnan Menderes’in, infazından 9 gün sonra o zamanın Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu gereğince evine gidilerek, kapısına idam hükmünün bir sureti asıldı. Menderes için kullanılan ipin, idam gömleği, cellât ve imam ile son gün yiyip içtiklerinin parası da eşi Berrin Menderes’ten alındı. Zorlu, Polatkan ve Menderes’in dışında idama mahkûm olanların cezaları ise infaz edilmeyip, müebbet hapis cezasına çevrildi. Milli iradeye namlunun doğrultulduğu, demokrasi hayatımızın derin bir yara aldığı, tam anlamıyla insaf ve vicdanın rafa kaldırıldığı, millet ve devlet geleceğinin adeta karartıldığı talihsiz bir dönem olan 27 Mayıs 1960 askeri darbesi dönemi bugün birçok haksızlıkları ve zulümleriyle anılmaktadır” ifadelerini kullandı.
banner521
“27 Mayıs müdahalesinin etkisi sonraki yıllarda da sürmüş ve ülkemiz 1971 muhtırasını, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı yaşama talihsizliğiyle yüz yüze kalmıştır” diyen Topçu, şunları kaydetti:
“27 Mayıs, ordunun ve aynı zamanda demokrasi dışı olağanüstü gücün gölgesinde şekillenmiş hukukun siyasallaşmasının miladıdır. 27 Mayıs’ın efsanevi mazlumu Adnan Menderes, Türkiye’nin çarıktan medeniyete geçişinin, ‘beyaz devrim’in, Anadolu ihtilalinin sembolüdür. Onu katledenler ise temiz vicdanlarda devlet ve millet düşmanlığının sembolleşmiş uğursuzlarıdır. Merhum Menderes’in idam edilmeden yazdığı son mektubunda da söylediği gibi ‘ Milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendilerinizi yine de 1950’de kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaktınız. Ama simdi milletle el ele vererek, Adnan Menderes’in ölümü sizi ebediyete kadar takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir.’ Menderes’in bu sözlerini adeta vasiyet olarak gören aziz milletimiz iradesine başvurulduğu her vakit demokrasiden, sivilleşmeden, özgürlüklerden yana tavır göstermiştir. Menderes, bu milletin hürriyet mücadelesinin abideleşmiş bir şahsiyeti olarak maşeri vicdanlarda sarsılmaz bir mevki kazanmıştır. Menderes millete hizmet yolunda canını vermiş bir kahramandır. O’nu haksızca idam edenler esasında kendi idam fermanlarını yazıyorlardı. Menderes, milletimizin ekseriyetinin vicdanında masum iken darbeciler her zaman mahkûm olmuşlardır. Menderes gibi vatan ve hürriyet sevdalısı abide şahsiyetlere sahip çıkmak O’nun ilke ve hayallerini takip etmekten geçer. Bu vesileyle Adnan Menderes’in aziz hatırasına ve demokrasiye saygı düşüncesiyle 17 Eylül Demokrasiye Saygı ve Menderes’i Anma Günü adıyla bu günün resmi gün olarak bayram havasında kutlanması gerektiğini düşünüyorum. Menderes’in idam edildiği tarih olan 17 Eylül artık utançla değil bütün demokrasi mağdurları adına gelecek nesillere de bir mesaj olması anlamında demokrasi bayramı olarak anılmalıdır. İnşallah bir an önce bu konu gündeme alınıp gerekli yasal düzenlemeler yapılarak hafızalarda kara gün olarak bilinen bu günü bayram gününe dönüştürülür. Türkiye, yakın tarihiyle yüzleşmeli, gerekirse hesaplaşmayı başarabilmelidir. Yakın tarihimizin gerçek kahramanlarına ise hakları olan itibarları iade edilmelidir. Artık milletimiz, 27 Mayıs’ları, 12 Eylül’leri lanetlemeli, hafızalardan kötü izler silinmeli 17 Eylül’leri ise bayram havasında anmalıdır. Milliyetçi, muhafazakâr ve demokrat ilkelerin belirlediği siyasi hayatında daha güvenli daha özgür ve daha refah içinde bir Türkiye sevdasıyla demokratikleşme ve sivilleşme mücadelesi veren yakın tarihimizin en önemli siyasi mazlumları olan Merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarına Yüce Allah’tan bir kez daha rahmet diliyor, Türkiye’nin bir daha böyle karanlık dönemler yaşamamasını temenni ediyorum.”
YORUM EKLE
banner525
SIRADAKİ HABER