GİMSAN’IN AK’I KARA’SI YA DA ORADA NELER OLDU?

GİMSAN’IN AK’I KARA’SI YA DA ORADA NELER OLDU?

GİMSAN’IN AK’I  KARA’SI YA DA ORADA NELER OLDU?
banner471

  ‘Tarih gerçeklerin üzerini açma uğraşıdır.’  Kosto

 Hikâye bu ya; Hoca Nasreddin eve ‘Et’ götürür. Hanım ‘Et’in ucundan kenarından derken akşama bir şey bırakmaz. Hoca eve gelir. Sofraya otururlar. Hocanın hanımı bir türlü ‘Et’ i getiremez. En sonunda hoca ‘Et’ i sorar. Hanımı ‘kedi’  yemiş der. Hoca hemen tartıyı alır kediyi tartar. İki kilo gelir koca kedi. Hoca hanıma sorar:  Et iki kiloysa kedi nerede?  Kedi iki kiloysa et nerede?   İşte Gimsan’ı tartın  bunu göreceksiniz…

 

     Aslında biz bu işin sorumlusu kim veya kimlerdir diye sorduk kamuoyu önünde. Dedik ki sorumlu veya sorumlular bir adım öne çıksın. Hemen atladı konuya bu  müdür; onu ayrıca medeni cesaretinden dolayı tebrik ediyorum! Çok akıllı, açıklayıcı, ikna edici ve deşifre edici bir açıklama yapmış. Müstefid olduk. Hani derler ya kendini methederken yaptıklarını anlatanlar olurmuş. Ben biraz öyle anladım en azından. Unutulmamalıdır ki insanı değerli kılan her zaman  kişiliğidir saygıdeğer halkım. Kıymetli Gediz  Halkı da olayı bu çerçevede değerlendirmelidir…

 

      Evet sahi  Gimsan’ın ; bir aralar kasasında trilyonlar olan bu şirketin , paraları pulları nereye gitti dersiniz? Basit bir cevabı var: el değiştirdi.1999 ile 2003 yılları arası bilançolara bakın bunu göreceksiniz... Ayrıca bir de Google’a girip taradığınızda çok enteresan isimler ve ilişkiler de karşınıza çıkıyor. Milyon dolarlar iz bırakarak nerelere gitmiş nerelere yar olmuş daha iyi anlatıyor bu tarama sonuçları. Konuya ilgi duyanların Gimsan ,  et2000 (MBT’nin Antalya’da kurduğu sonradan Gimsan’ın ortak olduğu şirket) , Mete Bülgün ( MBT’nin o dönemdeki sahibi ,Universal çimento’nun CEO’su)  isimlerini sırayla taratırlarsa karşılarına ‘asrın davası’ ile ilgili olabilecek ilginç bağlantıların  da ortaya çıktığını göreceklerdir.Spekülasyonla gerçeğin farkını anlayacaklardır.

    Mesela;

 Tarih : 19.08.2000  AKSİYON    (ET 2000 borsaya hazırlanıyor ) 

 Tamamen ihracata dayalı ve halka açık bir şirket olan Gediz İplik ile çok iyi ilişkiler içinde olduklarını ifade eden Mete  Bülgün, "Bu zamanda güçlü olabilmek için şirket evliliği şart. Bizim de Gediz İplik ile çok stratejik bir ortaklığımız var. Borsayı hedeflemiş bir şirket olarak, Gediz İplik’in tecrübesinden istifade ediyoruz. Gediz İplik ile birbirimizi tamamlayan çok güzel bir beraberliğimiz mevcut. Gediz İplik ile tarımsal sanayi konusunda da çok büyük işler yapacağız" diye konuştu.’

  Mesela  beş ay sonra haber içeriği değişiyor;

 

Tarih: 02.01.2001   EKONOMİST

 

Mete Bülgün:’Et 2000’i kurduğumda yüzde 100 hissesi bana aitti. 9 Mayıs 2000 tarihinde Gediz Gimsan Holding AŞ ile ortak olduk. Gediz Gimsan AŞ’nin Et 2000’de yüzde 23 oranında payı vardır.Şu anda Et 2000’in sahibi olan MBT Turizm Pazarlama sanayi AŞ’nin sermayesi 4 trilyon liradır. Gediz Gimsan Holding AŞ Gediz İplik ve Mensucat AŞ’nin yüzde 100 sahibidir. Bu şirket borsaya kote bir şirkettir.Artık bilgi ve tecrübemi yurtdışında da kullanmak istiyorum. Bugünlerde ABD’de Şikago’da yıllık 50 bin ton et işleme kapasitesine sahip bir entegre et tesisi almak üzereyim. Bir iki aya kadar bunun neticeye varacağını tahmin ediyorum.’

 

      Mesela birbuçuk yıl sonra haber içeriği bir daha değişiyor;

 Tarih: 17.07.2002  YENİ ŞAFAK   (ET 2000 borç karşılığı Denizbank`ın eline geçti) 

‘MBT Pazarlama Ticaret A.Ş ET 2000 Et Entegre Tesisleri, Denizbank`tan aldığı yaklaşık 15 milyon dolarlık kredi borcunu ödeyemeyince, el değiştirdi. ET 2000 Tesisleri`ni, Zorlu Holding`e bağlı Denizbank iştiraklerinden Güney Gıda Ticaret A.Ş, 13 trilyon liraya satın aldı.’ ( Doğru ‘bunlar taksit taksit kaçıyorlar’ diyorsun müdür. Anlaşılıyor ki bu işleri peşin halletmişsin yani ‘tek imza yetkisi’ ile , herhalde aranızdaki fark bu.)



     

   

   Mesela bunu faliyet raporlarına dayanarak yani genel kurulda oylanan raporlara dayanarak detaylandıralım; kimler el kaldırmış müdürlerine nereden nereye gelinmiş bir görelim:

      Yine mesela;

          Gediz İplik A.Ş.’in  Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Evrensel Erdoğan’ın, ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı olduğu MBT Turizm A.Ş.’ye aktarmak için, şirketin % 99 oranda sahibi olduğu bağlı ortaklık Gediz Gimsan Holding A.Ş.’in köprü olarak kullanıldığı, şirketin direk ve dolaylı olarak Gediz Gimsan Holding A.Ş. aracılığıyla, uzun süredir ödeme aczi içerisinde bulunan MBT A.Ş.’nin bir çok borçlarının kefaleti altına sokulduğu gibi, MBT A.Ş. tarafından, TEB A.Ş. ve Denizbank A.Ş.’den kullanılmış olan yüklü miktarlarda kredi sözleşmelerine de hiçbir yönetim kurulu kararına dayanılmaksızın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak büyük risk altına girmesine sebep olunduğu ve şirketin fonlarının, MBT A.Ş.’nin bu banka ve SSK borçlarının ödenmesinde kullanılıp, şirketin piyasada itibarının sarsılmasına neden olduğu, ödeme aczi içerisinde olan MBT A.Ş. bünyesinde yapılmış olan bedelli sermaye artırımında diğer ortakların rüçhan hakkının Gediz İplik A.Ş. tarafından ödenip, MBT A.Ş.’ye kasıtlı ve bilerek fon aktarılmasının sağlandığı, ayrıca MBT A.Ş.’ye şirketin ortaklık ilişkisinin, hiçbir bilirkişi incelemesi ve değerleme raporuna dayandırılmadan kurulduğu ve MBT A.Ş.’ye, Gediz Gimsan Holding A.Ş. aracılığıyla hiçbir yönetim kurulu kararına dayanmadan usulsüz olarak havaleler yapılıp, ana sözleşmeye ve yasalara aykırı bir şekilde borç para verilerek, ardından cari hesaba mahsuben Gediz Gimsan Holding A.Ş. bünyesinde sermaye artırımına gidildiği,

ayrıca aktarma sebebiyle paranın ödenmeyeceğini bile bile Gediz İplik A.Ş. tarafından aynı Yönetim Kurulu’yla yönetilen Gediz Gimsan Holding A.Ş. şirketine yapılmamış bir hizmet için şirket sermayesine göre yüklü oranda ve miktarda “Danışmanlık Teknik Hizmet Bedeli” açıklamasıyla bir fatura kesildiği hususları tespit edilmekle, şirket aktifinin zarara sokulmasına, yatırımcıların haklarının ihlal edilmesine, şirketin, mali kurum ve kuruluşlar ile piyasadaki diğer kuruluşlar nezdinde ticari itibarının sarsılmasına neden olunduğu’ bilirkişi raporlarına dahi girmiştir.(Dosya ekinde mevcut bilirkişi raporuna dayalı suç duyurusu sayfa 9)

 

    Bunlar işin detay kısmı.İşin aslını söylemek gerekirse ‘yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış’ teşbihi ile   müdür  bir şeyleri saptırmaya çalışıyor. Rahat ol   müdür bunu başaramazsın. Panik olmana hiç mi hiç gerek yok. Aksine ‘panik’ gerçekleri örtmez yüz üstüne çıkarır…Gediz halkı senin ve birlikte çalıştığın arkadaşlarının neler yaptıklarını çok iyi biliyor. Bilmeye de devam edecek. Merak etme ‘Susuz’a gelsen de ; beynindeki ,yüreğindeki, cebindekileri  ortaya koysan da; koymasan da , ne kadarlık yüreğin olsa da olmasa da Gediz Halkı ‘kırmızı halılarla karşılanan o mağrur adamın’ yani ‘efendinin’ boy ölçüsünü alabilecek cesarete sahiptir . Sen hele bi gel…

 

     Bunlar bir yana kamuoyunun bildiği şu gerçekleri Siz Saygıdeğer Gediz Halkım’la tekrar  paylaşmak istiyorum:

      Şahsım ve Gediz Belediyesi olarak hiçbir zaman Gimsan’nın yönetiminde , karar merciinde bulunmadım. Şirketin milyonlarca dolarını Et 2000 ‘nde yok etmedim.Şirketin satın alınma sürecinde İstanbul’dan gelen ve bu şirkete (MBT Aş. Et 2000)  ortak olmayın diyen uyarıları ciddiye almazlık etmedim. O ve benzeri problemli işletmelere mesela Yalova Elyaf’a , TSD ‘ye kefil olmadım.Sonradan bu kefaletlerin bedellerini Gimsan’a ödetmedim. Gediz halkının emanet ettiği holding hisselerini Denizbank’a teminat olarak vermedim. Ardından bunların haciz yoluyla satılmasına göz yummadım. Kur garantisi ile yani devletin imkanlarıyla başarı yakalamış bir şirketi o dönemlerinde kerameti kendimden sayarak başarı hanemde telaffuz etmedim.Gediz’in sahibi edasıyla öfürdeyip pöfürdeyerek  şirketi yıllarca kapalı bir kutu gibi yönetip , bitmeye yüz tuttuğunda sorumlu aramadım. Gediz’in ulusunu velisini kongre öncesi yönetim kurulu odasında  toplayıp haciz yoluyla şirketi ele geçirenlere göz dağı verelim, şöyle edelim böyle edelim deyipte sabaha karşı o  insanlarla anlaşıp kongrede yeni sahiplerini alkışlatmadım.Daha sonraki kongrede şirket merkezinin İstanbul’a taşınması için yönetim kurulu olarak evet oyu niteliğinde el kaldırmadım.Bağımsız ve tarafsız Türk mahkemelerinde görülen dava için ‘bu süreçten bir şey çıkmayacak’ diyerek mahkeme müneccimliği yapıp olayı geçiştirmeye çalışmadım. Şahsi sorumluluk davalarının olumsuz beklentileri ile üzerimdeki malları kaçırmadım  başka başka insanların üzerlerine devretmedim.Aldığım tek imza yetkisi ile çalıştığım hiçbir kurumu babamın çiftliği gibi yönetmedim. Hele görev yaptığım hiçbir kuruluştan o dönemin yönetim kurulu başkanının’da imzasıyla cezai sorumluluk davası açılarak görevimden alınmadım.Gimsan’dan hiç kimseyi Murat dağında ağırlamadım.Hele Bebek’ten Moda’dan İstanbul boğazına bakıp manzara seyretmedim…Senede bilmem kaç kez İtalya’lara vesair Avrupa memleketlerine gidip  gezip tozmadım.Gediz Ticaret ve Sanayi Odasıyla, iktidarıyla muhalefetiyle Gediz Belediye Meclisi’ndeki üyelerin tamamıyla, Gimsan işçisinin hakkını korumak için toplantılar yaptım.Onların acılarını, üzüntülerini , sevinçlerini paylaştım.Evlerine, aşlarına konuk oldum.’’Gururlanma padişahım senden büyük Allah var’ anlayışını şiar edindim.

 

       Gimsan’ın kimler tarafından ve nasıl kurulduğunu,sonradan kimlerin yönettiğini, rüçhan haklarının nasıl paylaşıldığını, şirketin nasıl bu hale getirildiğini ve sorumlularını Gediz Halkı bilmektedir… Merak etmeyin Gediz Halkı Gimsan’ı değerlendirecek, Adli mercilerce ve kamuoyu ile paylaşacak tonlarca bilgi ve belgeye sahiptir…

 

      Bütün bunlardan sonra   müdür efendi ve kendini ondan menkul hissedenlere tavsiyem şudur : önce siz ve bu işleri buraya getirenler Gediz Halkı’ndan ve ‘tüyü bitmedik yetim’lerden ‘özür dilemeli’dirler ; bu bir. Haklarının helalliğini istemelidirler  bu da iki. Yine ayrıca siz’de  New York Stern School of Business’te görevli psikologlar Justin Kruger ve David Dunning’in tarihe geçmelerine neden olan bulguları, yani  Dunning-Kruger Etkisi adıyla literatüre geçen teorilerini okuyup bir de aynaya geçip ben ‘bu’ muyum yoksa başka ‘bir şey mi’? demelisiniz. Karar sizin.

 

     Belki de dünya dillerinde böyle bir özellik yoktur.Ama biz de var. Biz millet olarak her zaman konuşmayız. Bazen bir kaş, bazen bir göz, bazen bir el, bir ayak hareketi karşımızdakine neler anlatır neler…Bazen de yetenekli olanlarımız ‘dert söyletir  derman güldürür’ misali şarkı söylerler.Mesela rast makamından bir nağmedir kulaklarımıza ilişen ; "Kapat ağzını da, bırak gözlerin konuşsun bari" tarzı, şarkılarımız dahi  olmuştur... Muhabbetlerde bazen bir tebessüm, bazen bir dik duruş, bazen de sükut etmek çok şey ifade eder muhatabımıza... Edeptir asıl olan yani  bilmiyorsan sus biliyor sansınlar mukabili. Hak müdafii  haksızlığın karşısında susmayan Hazreti Mevlana’ da öyle diyor ya:

      ‘Kör cehalet çirkefleştirir insanları !

banner521
       Suskunluğum asaletimdendir...
       Her lafa verecek bir cevabım var...
       Lakin bir lafa bakarım laf mı diye,
       Bir de söyleyene bakarım adam mı diye’... 

       Kasabalar’da kumpanyanın son günü ‘cambaza bak cambaza derlermiş’ vesselam… İşte ‘bu gün ne oldu Gimsan’da? sorusunun geçmişinde maalesef bunlar oldu. Yani bunlar oldu da ‘bunlar oldu’…  ’Üzerini açın gerçeği göreceksiniz...Kosto‘           

  Durmak yok mücadeleye devam…                  

 Küçük şehrin büyük insanları Gediz Halkı’na en derin saygı ve sevgilerimle

                                                                                   Gediz Belediye Başkanı

                                                                                  Dr. Mehmed Ali SARAOĞLU

 

 

   

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER