REKTÖR MOBİNG'İNDEN ÖLDÜĞÜ İDDİA EDİLEN MERVE'NİN SON SÖZLERİ "ANNE BAK BEN NELER YAŞIYORUM"

REKTÖR MOBİNG'İNDEN ÖLDÜĞÜ İDDİA EDİLEN MERVE'NİN SON SÖZLERİ "ANNE BAK BEN NELER YAŞIYORUM"
banner526
banner471

 Üniversiteden MOBBİNG  haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. O haberleri araştırıyoruz. Şimdi ize  Rahmetli Merve kızımızın hikayesinden bir kesit sunalım.

Merhume Merve AKDEDE'nin  Annesi ve damadı cenazeden birkaç gün sonra kızlarının başına geleni, kızlarının üniversitedeki arkadaşlarından duydukları olayları    araştırmak üzere   Rektörlükten randevu alıyorlar.  Kızın  daha 7’si çıkmadan Aile rektörü buluyor çünkü; Merve hastanede yatarken, Merve’yi kurtarmak için insan üstü gayret sarfeden 7-8 doktorun hepsi de aileye  şu soruyu soruyor.

                "BU KIZ NE YAŞADI Kİ BU KADAR BÜYÜK BİR DUYGUSAL ÇÖKÜNTÜ İÇERİSİNDE?"

Aile bu soruya cevap veremiyor, çünkü onlar çocuklarını gülen yüzüyle Uşak’a göndermişlerdi. Belli ki, Merve ailesi üzülmesin diye ailesine her şeyi anlatmamıştı!

Nihayet aile rektörün karşısına çıkıyor.  Soruları çok basit ve yalın " KIZIMIZI KENDİSİYLE AKADEMİK ANLAMDA ALAKALI OLMAYAN  BİR YERE NEDEN GÖREVLENDİRDİNİZ?"

 Bu soruya normal şartlarda verilmesi gereken cevap bellidir.  Ne denebilir. Biz söyleyelim normal insanlar. Kızınıza hiçbir kastımız yoktu, orada acil elemana ihtiyaç vardı bu sebeple görevlendirdik, denir mesela! Biraz utanılır  sıkılınır mesela!  Rektör SAVAŞ, bilim adamlığına asla yakışmayan, kastı ifade eden,  özrü kabahatinden büyük sözünü doğrulayan bir cümle kuruyor.   Diyor ki; "KIZIN ZATEN ORADA BEDAVADAN ÇALIŞIYORDU!"

Acılı Anne  tekrar soruyor: “Peki kızımızı tanıyor muydun? 

banner521
Rektör cevap veriyor,   "ÜNİVERSİTEDE HERKESİ TANIMAM MÜMKÜN DEĞİL!"

 Oysaki Merve kızımız  görevlendirme yapıldıktan sonra 3 gün boyunca konuşmak için rektörden randevu istiyor. Bu randevu kendisine verilmiyor. Rektörlüğün kapısından sokulmuyor. 

Şimdi soru şu. Beş gün önce yavrusunu toprağa vermiş bir anaya böyle bir cevap nasıl veriliyor!   Size daha da vahim bir şey söyleyelim. Merve hastanede yatarken ve ölümle pençeleşirken, öldüğü gün,  görevlendirildiği yüksek okuldan arıyorlar ve kendisine sınav görevlendirmesi vermeye, telefonla görev tebliğ etmeye çalışıyorlar!   Güzel kızımız Merve, bunun üzerine annesine,

"ANNE BAK BEN NELER YAŞIYORUM GÖRÜYOR MUSUN" diyor.

 Ağlıyor, ağlıyor, ağlıyor ve istediği  istediği Mandalina suyunu bile içmeye  fırsat bulamadan vefat ediyor. Bu insanlık dışı baskıya kalbi dayanmıyor.

                www.usak.tv olarak,   rektöre birkaç sözümüz var. Her haberimize  kişilik haklarım zedelendi diye mahkemelere yakınacağına, önce personeline şefkatli ol, onların derdini dinle, akademik kurallara uy, en önemlisi makamında otur. İkide bir şehir dışına çıkıp, sonra da üniversite personelini tanıyamam deme. Tanıyacaksınız, o personelin idaresinden siz sorumlusunuz. Devlet onun için para veriyor size. Makamınızda oturursanız, personelinizin randevu taleplerine de olumlu cevap verir onları dinler, zayıf ihtimal ama belki de dertlerini anlama ve derman olma becerisini gösterirsiniz. 

Dolayısıyla üniversiteden ikide bir izin alıp makamınızda oturmayan sizin hakkınızda " ORADA BEDAVADAN ÇALIŞIYORDU!" diyen  ve rektör olarak aldığınız parayı hak etmediğinizi düşünen, huzura randevu istekleri kabul edilmediği için, sizinle görüşemeyen çok miktarda üniversite çalışanı var. Bilesiniz.

 Ayrıca Merve’nin bölüm başkanını tehdit ettiğiniz, mahkemelerde süründüreceğim diye konuştuğunuz duyumları geliyor. Doğru olmamasını dilerim.

YORUM EKLE
banner525
SIRADAKİ HABER