Belediye  yönlendirmeli çakma  Fetö mücahitlerinden artık gına geldi. Namertçe savaşın özgün örneklerini sergiliyorlar.   
Dün  İnternet haber yazarı Süleyman Özışık ana yazısının altında  UŞAK'TA NELER OLUYOR? Başlıklı bir yorum yayınladı. Neler söyledi neler? Uşak’ta siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve öğrenciler isyan ediyormuş.  İsyanın nedeni,  Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Çelik'e dokunulmaması imiş. Özışık’ın isyan eden parti olarak   verdiği örnek MHP.  MHP belge üstüne belge yayınlıyormuş. STK lar rektörün FETÖ ile irtibatlarını dosyalar halinde milletvekillerine sunuyor imiş. Ama nafileymiş.   Rektörün 2011 yılından bu yana üniversitede yanında tuttuğu herkes ama herkes Fetö'den hapse atılmış ancak ne hikmetse kendisine dokunulmuyormuş.  Dokunmaya çalışanlar ise bir çırpıda harcanıyormuş.  Rektörü  koruma altına alan önemli siyasetçilerden bahsediliyormuş. 2001-2002 yıllarında Fetö ile bağlantılı olanlardan hesap sorulurken rektör Sait Çelik'i kim, neden koruyormuş? Sayın Cumhurbaşkanı, "Fetöcüleri koruyanları bana bildirin"  dediği için bu işin peşini bırakmayacak imiş. Bu işin arkasından kim çıkarsa çıksın, deşifre edeceğinde kimsenin şüphesi olmasınmış!
 Evet Uşakta  değişen bir şey yok.  Made İn Menzil Kumpasa ve algı operasyonuna devam.
 Sayın S. Özışık gibi tecrübeli bir gazetecinin bu işlere alet olabildiğine inanamıyorum. Gerçi, sayın Nurulllah Cahan’ı sevdiğini, sempatisi olduğunu,  zaman zaman Nurullah Cahan’ı parlatmak için yazılar yazdığını biliyorum.  Bu aşkının gözünü kör ettiğini de biliyorum. Mesela 7 Haziran seçimlerinden önce  16 Mart 2015’te ,   Ak Partinin  her ildeki adaylarını  araştırdığını,  genelde doğru adaylar gösterildiğini söylemişti.  Uşak hakkındaki ifadeleri müthişti!  “Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan'dan daha önce söz etmiştim. Uşak'ın çehresini değiştirecek "Kent Park" projesi ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdirini kazanan Uşak Belediyesi'nin başarılı başkanı Cahan yöredeki tüm halkın adeta gözbebeği. Ancak Cahan kadar sevilen bir isim daha var Uşak'ta. Başkan'ın yardımcılarından Erol Korkmaz. Uşak'ta bu yıl tulum çıkarmaya kararlı olan AK Parti, belediye başkan yardımcısı Erol Korkmaz'ı aday adaylığına soyundurmuş. Korkmaz'ın konvoyunun geçtiği cadde ve sokaklar adeta bir şölen alanına dönüşüyor. Uşaklılar, şahsi araçlarıyla konvoya katılarak adeta Korkmaz'ı nerede görmek istediğinin mesajını veriyor”
Bu ısmarlama yazının ardından seçim sonuçları Ak Parti için  yenilgi sayılacak bir manzara ortaya çıkarmıştı.   Bu  çerçevede   Cahan’ın çok sevildiği tespiti de tartışmalıydı.  Cahan’ın  tüm halkın mı yoksa Menzilcilerin mi  gözbebeği olduğu  hususu da su götürürdü elbette!  Uşak halkının   Erol Korkmaz’ı mecliste görmek yerine Durmuş Yılmaz’ı görmeyi seçmesi ise Özışık’ın öngörülerine tüy dikmişti! Olsundu,  galipti bu yolda mağlup! 
Kıssadan hisse: Siyasette bu tür duygusal yaklaşımların,  ısmarlama yazıların ve   çakma algıların gerçek hayatta karşılığı   yoktur. Bu ve benzeri yaklaşımlar gerçekleri örtmeye yarar ki, gerçeklerin er veya geç ortaya çıkma gibi bir karakteri vardır.
Sayın ÖZIŞIK, gibi bir  gazeteci algı yaratmak için yazmamalı iddialarını kanıtlamalıdır? Anlıyoruz  ki  sayın Özışık     rektör ÇELİK’in görevden alınmasını ve tutuklanmasını istiyor.  Bu fikre   ikna olmuş görünüyor!  Bu durumda, rektör Çelik’le beş yıl mesai arkadaşlığı yapmış  ve 35 yıllık  FETÖ aleyhtarı ve muhalifi  biri  olarak şunu ayeti hatırlatıyor;   “ Ey inananlar! Eğer bir fâsık/yalan haber taşıyan size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırınız. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de, sonra yaptıklarınıza pişman olursunuz” 
Ben Özışık’a soruyorum delillerini ortaya koy. Oraya buraya gönderme savcıya gönder!    
Uşak’ı hiç tanımadığı daha önceki teşhis ve yorumlarından bilinen Sayın Özışık’tan  şayet lütfederse, aşağıdaki sorularıma,  cevap istiyorum.
 1) Rektör Sait Çelik’e dokunulmadığı için isyan eden siyasi  partiler hangileridir? 
2) Yine Rektör Çelik’e dokunulmamasından rahatsız olan  Sivil Toplum Kuruluşlarının ismini tek tek sıralar mısınız?
3)   Bu konuda rahatsız olan öğrencilerden  örnek verip bu teşhisinizin kaynaklarını açıklar mısınız?  Malumunuz otuz bin öğrenci var Uşak Üniversitesinde! 
4)  MHP belge üstüne belge yayınlıyor diyorsunuz.  O açıklanan belgeleri kamuoyu da görebilir mi? Gazeteci olarak en iyi sizin   bileceğiniz  üzere, dedikodu yapmak,  iddiada bulunmak başka, söylemleri  belge ile delillendirmek  başkadır! Zira benim bildiğim, MHP il başkanı bazı iddialarda bulundu! Delil sunmadı.  
5) STK lar rektörün FETÖ ile irtibatlarını dosyalar halinde milletvekillerine sunuyor imiş. Hangi STK hangi milletvekiline hangi belgeleri sunmuşta milletvekilleri gereğini yapmamış. Bilmek istiyoruz. 
6)   Rektörün 2011 yılından bu yana üniversitede yanında tuttuğu herkes ama herkes Fetö'den hapse atıldı diyorsunuz. Bu çok büyük ve somut bir iddia! Delillendirmelisiniz!   Öncelikle bu FETÖ’den hapse atılanlar kimler? Açıklayınız? Sonra size herkes ama herkes hapse atıldı dedirten delilleri sunun. 500’e yakın   öğretim elamanın bulunduğu bir üniversitede 7-8 öğretim elamanının tutuklanması rektörün yanında bulunan herkesin  karşılığı olması  nasıl bir matematiktir?   Kaç öğretim elamanı ve  kaç memur hapse atılmıştır? Bu öğretim üyelerinin kaçını rektör Çelik, kaçını daha önceki rektörler üniversiteye almıştır?  Üniversitedeki Fetöcü sayısının üniversite çalışanlarına oranları nedir?  Bilelim.  Herkes bilsin öğrensin.  Zira bu sayıları ve oranları bilmeden Rektörün FETÖcü olup olmadığın karar veremezsiniz. Anlayamazsınız? Bunları bilimsel olarak ortaya koyduğunuzda, belki de üniversiteyi Fetöye teslim etmemiş  diye rektöre  madalya takmak zorunda kalabilirsiniz!  
7) Rektöre  dokunmaya çalışanlar ise bir çırpıda harcanıyormuş diyorsunuz. Kimdir bu harcananlar tek tek  isimlerini açıklar mısınız?
8)  Kendisini (rektörü)  koruma altına alan önemli siyasetçilerden bahsediliyor diyorsunuz. Bu siyasetçilerin isimlerini  açıklar mısınız? 
9)  2001-2002 yıllarında FETÖ ile bağlantılı olanlardan hesap sorulurken rektör Sait Çelik'i kim, neden koruyor diye soruyorsunuz?
Bu iddia da çok ilgi çekici Soruyorum 2001-2002 yıllarında cemaatle ilişkileri nedeniyle kimden hesap soruldu, soruluyor? Bu nedir bir akıl tutulması mı?
 Böyle demagojik bir laf  olur mu?  Ben alnı secdeye gelenlerden zarar gelmez diye düşündüm diyen de, bakan arkadaşlarım bu konularda beni yanılttı diyen de, Allah ve Millet bizi affetsin diyen de Sayın Cumhurbaşkanımız değil mi? Siz dahil hepimizin Cumhurbaşkanımızın gösterdiği fikri ahlaki ve vicdani  meziyeti göstermesi gerekemez mi?   Cumhurbaşkanımız dahil herkesten hesap sorulmalı,  diye mi düşünüyorsunuz Sayın Özışık! 
10) Rektör Sait Çelik’in fetöcüleri koruduğuna dair  iddialarınızı dedikodu seviyesinden  bilgi ve belge mertebesine çıkartmanız gerekmez mi?  
Bilindiği gibi bu  hain  hareket dışarıdaki eğitim kurumlarında  İngilizce eğitim yaptı ve emperyalist Batı kültürünün gönüllü  misyonerliğine soyundu. Fakat  içeride  birkaç Afrikalı, Asyalı yavruya   çocuk şarkıları veya istiklal marşımızı  ezberletip  Türkçe olimpiyatları adlı illüzyonla  salya   sümük herkesi ağlattı!   Türk Milleti’ni topyekun kandırdı ve peşine taktı.  Bu anlamda cemaate  bulaşmayan ve destek vermeyen çok az kimse var.  Özışık dahil herkes oradaydı. Kimse haberim yok diyemez!
    Özışık’ın şu anki  mantığıyla milletin yarısını içeri almak gerekir. Kendisine soruyorum.  17-25 Aralık’tan sonra bile illüzyonun etkisiyle  Fethullah Gülen’in ve cemaatin lehine yayınlar yapan, programlarında fetönün aleyhinde konuşulmasına izin vermeyen   Salih Tuna,  Turgay Güler veya benzeri bir takım gazetecilerinden FETÖ ile mücadele kapsamında cezaevine tıkılmasını ister misiniz?   Böyle bir şey sizi tatmin eder mi? 
Sayın Cumhurbaşkanımızın  "Fetöcüleri koruyanları bana bildirin"  dediği için bu işin peşini bırakmayacağınızı söyleyerek mugalata yapmaktasınız.  Hatırlatayın, Sayın Cumhurbaşkanımız at izini it izine karıştırdılar da dedi. Rektörü  konu alan yazınlarınızla bu sözlerin muhatabı  olduğunuzu düşünüyorum. Doğrusu, bu kadar temelsiz ve çürük yazılar yazmak insanların hakkına  bu denli pervasızca girmek  Süleyman Özışık gibi bir gazeteciye yakışmadı. 
 Sonuç olarak yazının içeriğinde sayısız yanlış ve mantık hatası var. Özışık gibi tecrübeli bir gazeteci bile belki yanlış bilgi verebilir ancak mantık hatası yapmaz. Söylemlerinden FETÖ ile mücadeleyi 2011 yılından başlattığı  anlaşılıyor.  Bu tarih birileri için 17-25 Aralık 2013, başka birileri için 2011 yılından mı başlıyor?  Bu tavır  neyin göstergesi?  “Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olunuz. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olunuz…” ayeti Özışık’a birşeyleri hatırlatır mı acaba!    İşi  o kadar abartıyor ki 2001-2002 yıllarında FETÖ ile bağlantılı olanlardan hesap sorulurken rektörden sorulmuyor diyerek muhakemeyi amuda kaldırmada  tavan yapıyor.   Ama biz anlıyoruz rektöre suyumu bulandırıyorsun diyor! Kendince yemeyi kafasına koymuş!    
Yazısını  okuduğumda Özışık’ın Rektör Çelik’e özel bir kini ve husumeti var gibi geldi bana!  Öyle ki, rektör cezaevine girdiğinde rahatlayacak, hafifleyecek  gibi. Ey Savcılarımız zemin hazır alın artık rektörü! Alın da   Menzilci ve MHP’li arkadaşlar rahatlasınlar!  Üniversitede Azerbaycanlı çocukların harç paralarına çökmeye kalkan, yaptığından utanmadığı gibi rektör fetöcü diye ortalığı ayağa kaldıran, fetöcü Adil Erken’le iş ve eylem birliği yaparak fetö mücahitliğine soyunan sahte kahramanların  yüreğini soğutun.    Arkadaşlar  çalışıyor   bu kadar algı operasyonu yapıyorlar, hala rektörü içeri almak için   somut bir belge  ve bilgi bulamadınız mı?  Bulun artık canlarına yetti!   Hadi bulamadınız! Hiç olmazsa ifade için alın sonra bırakın. Ağızlarından salyalar akıtarak bekliyorlar. Hiç olmazsa bir kez ifadeye alın, biz sonrasını halleder her türlü algıyı yaratırız dediklerini duyar gibiyim. 
Ey gazeteciler ey hukukçular, yapmayın hukuk üzerinde oynamayın bu kadar.  Bu ülkeye  fetöden  çok kötü bir miras  kaldı.  Algıları  yöneterek insanlara yargısız infaz yapmak. Dedikoduyla insanları mahkum etmek. Sayın Özışık  Cahan’a övgü rektöre sövgü,  vazgeçin bu işlerden. Uşak’ın sorunları çok,  onlarla uğraşın. Bakın geçen hafta Çarşamba, Perşembe günleri Uşaktaydım. İki günde duyduklarıma inanamazsınız. Uşakta laf çok!   Eski belediye başkanı Ali Erdoğan’ın eşi hanımefendi  cezaevinde  savcılığa bir dilekçe vermiş. Ben içeride yatıyorum ama bizim başımızda sayın Cahan’ın eşi vardı. O bizim ev ablamızdı. Ben tutuklandım o niye dışarıda diye sormuş ve gereğinin yapılmasını istemiş. Bir başka  rivayete göre  sayın Cahan’ın eşi hanım efendinin FETÖ den ifadesi alınmış. Doğru mu bilmiyorum! Velevki doğru olsun. Ne yapacağız? Yargılanıp mahkum edilmeden mahkum mu edeceğiz! Ne hanımefendiyi ne kocasını mahkum olmadan mahkum etmeye kalkmak  bu yönde algı yaratmaya çalışmak ne büyük bir gaflet ne büyük bir şerefsizliktir. İnsanlar kendilerine yapılmasını istemedikleri şeyi neden başkalarına yaparlar? Uşakta laf çok.  % 99 u yalan olan bu laflara neden bu kadar itibar ediliyor. İsmimin geçtiği tamemen iftiradan ibaret laflar nasıl FETÖ iddianamesinde yer alabiliyor!?  Şimdi hoş mu bu? Şayet bu hoşunuza gitmediyse başkasına niye yapıyorsunuz? Allahtan korkmuyor musunuz? Boş laflara dayanarak insanlara iftira ederek insanların isimlerini orada burada geçirmek, hukuk metinlerine sokulmasını sağlamaktan  ne menfaat sağlıyorsunuz? Kendi isimleriniz buralarda geçince zevk mi alıyorsunuz? 
   Bu nasıl bir mantık ki koskoca gazeteciler yargısız infaza soyunuyorlar. Bir insanın ifadesinin alınması veya tutuklanması suçlu olduğunu mu gösterir? Rektörün yanındaki alınsa ne olur Cahan’ın eşi alınsa ne olur. Kişileri yargılamadan mahkum mu edeceğiz. Bekleyip görmeyelim mi? Yoksa Fetö nün başına gelenler bize ders olmadı mı? Muhaliflerimizi kumpas kurarak, hukuku alet ederek, kumpas zeminini yayarak ve yaşatarak yok etmeye mi çalışacağız. Ülkemiz dışarıda ve içeride kuşatılmış hep beraber el ele gönül gönüle devletimize ve milletimize destek olmak gerekirken nedir bu kayıkçı kavgası! Bu yol çıkmaz sokak beyler. Eğer bu ülkenin başına bir şey gelirse hepimiz yok olacağız.  Bırakın bu iğrenç ve kirli  algı operasyonlarını artık. Memleket derdine düşelim. Yarın çok geç olmasın. Benden söylemesi. Saygı ve sevgilerimle 
Not: Geçen makalemizin ikinci bölümünü daha sonra yayınlayacağız. Gündemi kaybetmek için bir iki yazı araya girebilir. Bu konuda okuyucularımdan özür dilerim.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
eski müdür 1 ay önce

lise mezunu (?) bir gazetecinin, yılların profesörü bir rektöre suçlama yöneltmesi cehaletin ahlak ve kanunları yerle bir ettiğini gösteriyor. bre vicdansız süleyman, efsanevi rektör sait çelik senin gazetene üç kuruşluk reklam vermedi diye mi bu Allahsızlık doğru söyle, ıkınıp sıkınma haa...

Misafir Avatar
Ali Galip Baltaoğlu 1 ay önce

makalede fetö aleyhtarı ve muhalifi biri olarak şunu ayeti hatırlatıyor şeklinde cümle fetö aleyhtarı ve muhalifi biri olarak şu ayeti hatırlatıyorum, şeklinde olacaktır. okuyucularımdan özür diliyor düzeltiyorum.

Misafir Avatar
adalet yerini bulur. 1 ay önce

ali galip hoca yine gözlerinin üstüne yumruğunu çakmış. yılların gazetecisi süleymanı bitirmiş. süleyman bey için iki yol var. ya belgelerini koyacak ya da rektör hocadan özür dileyecek. merakla izliyoruz. iyi ki varsın ali galip hocam. yürek yemiş adam başka oluyor ))))))))))))))

Misafir Avatar
adaley yerini bulur. 1 ay önce

demin yorum yaptım yürek yemiş gazeteci kazım şeni unutmuşum. siz de iyi ki varsınız kazım şen. sayenizde uşakta it kopuka rahat yok. kendinize dikkat edin. Allaha emanet olun

Misafir Avatar
Nur Al 1 ay önce

Tebrikler Ali Galip hoca Tebrikler Aslan yürekli Kazım Şen

Misafir Avatar
hakikat yalana galip! 1 ay önce

gerçi adamın adı da galip ama galiba bilmediği şeyler var. onu da biz tamamlayalım da araştırsın. süleyman özışık uşakportta kimin akrabası. dayı yeğen ilişkisi var mı. ali araslı nın kardeşi uşak üniversitesine gelmek istedi rektör almadı mı? özışıkın arkadaşı başka bir yazarın refaransı ile doğudaki bir üniversiteye öğretim görevlisi olabilen araslının kardeşi, uşak üniversitesine alınmadı diye özışık rektörü fetöcü ilan etti. ayak takımı bunlar ayak takımı.iktidar sineği. galip hocanın dediği gibi gerçeklerin karakteri birgün ortaya çıkmaktır.

Misafir Avatar
Hilmi şahballı 1 ay önce

Yüreğine sağlık kardeşim okudum
Herkesin bi hesabı var yaradanın
Hesabına sadık kalmak lâzım
Tebrikler ali galip hocammmmm

Misafir Avatar
Abdullah Kul 1 ay önce

Helal olsun sana Ali Galip hoca Süleyman özışığı tamamen açığa düşürmüşsün Beni yanılttılar diye döğünüyormuş Uşağa kadar geldim Fazla para da istemedim ama rektör beni konferansa çağırmadı çok alındım ama başkan öyle mi hem karnımı hem cebimi hem de bagajımı dolduruyor diyormuş

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.